Bir müddet sonra halifeleri de her biri bir tarafa dağılarak mezheplerini yaydılar.Sortez ensuite chaque coupure l'une après l'autre.
Bir müddet sonra teyzesine çalışmak istediğini söyler.Elle espère qu'un jour, sa tante viendra la chercher.
Yağmur yağdığı müddetçe yola çıkamayız.Nous irons demain, à moins qu’il ne pleuve.
Araplar tarafından bir müddet ele geçirildi.Nous nous sommes fait enculer par des Arabes.
Bir müddet kaynatıldıktan sonra ocaktan indirilir.Après ce temps, il devrait être jeté.
Koma ve cadı bir müddet havada uçarlar.Les façades et les toitures sont exposées aux intempéries.
Bir müddet sonra Ebenezer Kinnersley de bağımsız olarak aynı sonucu elde etti.À peu près au même moment, Gernot Gwehenberger invente indépendamment la même structure.
Köy uzun bir müddet boş kalmıştır.Les habitants du village sont affranchis de très longue date.
İkindi namazının müddeti ise akşam vaktine kadar devam etmektedir.Les deux oiseaux généralement associés à la nuit et au jour, ce qui est faux.
Bir katılımcı, şartları sağladığı müddetçe tekrar katılım için başvurabilir.Le participant peut passer la question une seule fois dans le but d'y revenir s'il reste du temps.
Jenny, Forrest’ın yanına geri döner ve bir müddet onunla kalır.Jenny vient retrouver Forrest à Greenbow et emménage avec lui.
Bir müddet çevre sağlığıyla ilgili bir kursa katıldı.Elle fit partie un temps des Fémizones de Supéria.
Bir müddet sonra Mustafa Topaloğlu firmadan ayrıldı.Peu de temps après, Murakami quitte l'éditeur.
Büyük olasılıkla bir müddet Milano'da çalıştığı sanılmaktadır.Probablement en a-t-il rencontré certains lors de ses voyages, par exemple lorsqu'il séjourna à Milan.
Bir müddet sonra da öldü.Une heure après, il était mort.
"Nil olarak var olduğum müddetçe ben bir yalandım".Mais je constate que je suis un nègre.
İnsanlara göründüğünde kendini tanıtmadığı müddetçe kimse onun gerçek kimliğini bilemez.Si sa voix est célèbre, personne ne connaît son visage.
Aynı dönemde arazi 30 yıl müddetle ve yıllığı sembolik olarak 1 liralık bedelle Galatasaray'a kiralandı.Ce n’est qu’une simple chambre louée 230 francs par an à un certain M. Cubasol.
Ben uzun bir müddet babamın müdür ile ne konuştuğu hakkında bilgi sahibi olamadım.C’est peut-être pour cela que j’ai découvert aussi tard les travaux de mon père.
Az müddet sonra yine kaptan-ı humâyûn oldu.Peu avant de nous rendre, le capitaine nous l’annonça.
Bunun müddeti de, 6 ay, 10 günde tamamlandı.Es muy breve, pues es posible terminarlo en diez minutos.
Bununla birlikte "kongreler sistemi" bir müddet daha başarıyla uygulandı.Sin embargo, el plan de los conspiradores salió bien por el momento.
Bir müddet sonra halifeleri de her biri bir tarafa dağılarak mezheplerini yaydılar.A algunos les acometieron por detrás; inmediatamente cayeron por tierra dispersas sus entrañas.
Az bir müddet sonra, Poe belli bir yöreye ait olmayan bir isim gerekdiğini anladı.Hasta pasados unos años, Muguruza no sabía que había un pueblo con ese nombre.
Sonunda Mimi ölmeden önce kısa bir müddet için tekrar bir araya gelirler.Se unen de nuevo por un breve momento antes de que ella muera.
Bir müddet sonra Atatürk geldi.Una hora después moría Atiya.
Bir müddet sonra kadın şarkı söylerken yere düşse de şarkı devam eder.Por lo general, cuando me estanco con una canción así, muere.
Bir müddet sonra Clara'nın dört haftalık hamile olduğu ortaya çıkar.Chiara estaba embarazada de tres meses.
Ayrıca 1911 yılında bir müddet Sivrihisar Kaymakamlığı görevini de vekaleten yürüttü.También en 1911 la empresa debió superar un principio de incendio en la imprenta.
Bir müddet demet halinde kurutulur.Durante el día se esconden en el arrecife.
Sonra bir müddet kaldığı Roma ve Napoli'ye gitti.Visitó y trabajó durante un tiempo en Roma y Nápoles.
Kafamdaki şeyler yeniden yapılandı ve bir müddet sonra çekimlere başladık.Pensé que solo estaba ayudando por un tiempo e inmediatamente volví a la minería.
Aradan bir müddet zaman geçer.Allí permanece un tiempo.
1892'de İstanbul'a gelerek bir müddet Tahtakale Leblebici Han'da kaldı.En 1892, vivía en la pobreza en El Paso, Texas.
Ne var ki bir müddet sonra erkek arkadaşının samimi arkadaşı tarafından dövülerek yola atılır.Más tarde fue expulsado por pelear con el actual novio de su ex novia.
Bir müddet sonra Budist keşişler çay ekmeye başladılar.Unas décadas más tarde la gente de la Selva Negra comenzó a hacer relojes de cuco.
Mebusluk müddeti esnasında müruru zaman cereyan etmez.No reconoce el manejo de husos horarios.
Yapıdan geriye kalan semahanesi uzun müddet harap vaziyette idi.La mayor parte de lo que el hombre ha construido desde hace mucho tiempo se destruyó.
"Nil olarak var olduğum müddetçe ben bir yalandım".«“Desde la negritud, soy un poeta de todo lo humano”».
"Nil olarak var olduğum müddetçe ben bir yalandım".Dunque, se non sono un nero puro, sono come minimo un 'colorato'".
Aradan bir müddet zaman geçer.Passa un po' di tempo.
Meclisin belli bir zamanı ve müddeti yoktu.Monica, però, non sta passando un bel periodo.
Ancak bir müddet sonra kale önemini kaybetti.Negli anni a seguire il castello perse però la sua importanza.
Büyük olasılıkla bir müddet Milano'da çalıştığı sanılmaktadır.Usato per dire che solo a Milano ci si guadagna da vivere.
Buna ilaveten Haçlı ordusu çok yorgundu ve bir müddet dinlenmesi gerekmekteydi.In realtà era stanco e voleva solo riposarsi un po'.
Maliki bir müddet Hille'de yaşadı ve eğitim dairesinde çalıştı.Al-Mālikī ha vissuto per qualche tempo ad al-Ḥilla, dove ha lavorato nel Dipartimento dell'Educazione.
1892'de İstanbul'a gelerek bir müddet Tahtakale Leblebici Han'da kaldı.Nel 1892 viveva in povertà a El Paso, in Texas.
İlk başta her şey normal gözükmesine karşın bir müddet sonra olaylar başlar.All'inizio tutto sembra andare per il meglio, ma poi...
Koma ve cadı bir müddet havada uçarlar.Gli adulti si nutrono di linfa e frutta e volano durante il giorno.
1256), 1256 yılında kısa bir müddet hüküm süren İkinci Bulgar İmparatorluğu çarı.Grosso: Coniato intorno al 1246 dal Bulgano senese per un breve periodo di tempo.
Bir müddet babasıyla beraber yaşar.Tu ora devi rimanere con il babbo.
Paşa bir müddet sonra emekli olmuş ve kısa bir süre sonra da vefat etmiştir.Boris prese però freddo e morì poche settimane dopo.
Birkaç ay içinde sütü bırakır ama bir müddet grubun içinde yaşamaya devam eder.Mike non muore, ma rimane in coma per qualche mese.
İmam Şafii Mekke'ye dönerek burada bir müddet inceleme ve araştırmalar yapıp, talebelerine dersler verdi.Compì il noviziato a Racconigi e proseguì i suoi studi a Busca e Revello.
Bir müddet hapisten sonra öldürüldü.Probabilmente fu ucciso in prigionia.
Bir müddet sonra savaşırken ölümcül bir şekilde yaralandı ve yakalandı.Solo più tardi, in settembre, fu attaccata e gravemente danneggiata.
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.Tutti e quattro gli uomini vennero in seguito catturati e condannati a morte.
Tesbit edilen ilaç tedavisi en az bir ay müddetle tatbik edilir.Il trattamento può essere ripreso osservando almeno un mese di interruzione.
Size bir ay müddet.Сроку вам - месяц.
Bir müddet bizde kalmaya karar verdi.Она решила остаться у нас на некоторое время.