müştak ile cümle

müştak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
(Farsça divan) Mişkâtü’l-Müştak Mir’atü-l Uşşak. ^Ahtle quem → Con nada. n(o)ittla → Encontrarme.
2004 yılında Horasan'ın parçalanmasıyla, müstakil bir eyalet yapılmıştır.A partir de 2004, el minarete ha sido estabilizado por andamios.
Vilayet bir müstakil sancaktı.Estaba rodeado de una cerca.
Sen dilediğini sırat-ı müstakim'e kavuşturursun.Egli ti ha formato nel modo in cui Egli ha voluto».
Monticello, ABD’deki Dünya Mirası olan tek müstakil evdir.Monticello è l'unica casa privata degli Stati Uniti ad essere stata inserita tra i patrimoni dell'umanità.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Il matrimonio potrà essere concluso soltanto con il libero e pieno consenso dei futuri coniugi.
(Asar) (Biyografidir) Divan-ı Müştak Baba.La vicenda di Şirəli Baba (Nonno Şirəli) fece perciò il giro del mondo.
Tapınak İmparator Augustus tarafından inşa ettirilmiş olup, Nubiya'da yer alan en büyük müstakil tapınaktı.Fu costruito dall'imperatore Augusto, ed era il più grande tempio della Nubia egizia.
Otoyolların yakınında bulunan yükseltilerde bolca müstakil evlerin bulunduğu yerleşkeler bulunur.Particolarmente lungo la High Street è possibile vedere alcune file di case inclinate.
Hıçkıdık'ın nişanlısı, Kayıtsız Zebella'nın müstakbel gelinidir.Contessa di Olanda, Olimpia è promessa sposa di Bireno.
"Azerbaycan'da Müstakil Hanlıklar Devri'ne Genel Bir Bakış".Le frasi su Ferrara potrebbero essere, in realtà, un plagio."
Fransa'da Müstakil Resim (1937 - İki Cilt C. Sıtkı ile birlikte).A questi si aggiunge l'argento del 1922 (con tre reti in due gare). ^ Burman
Mektubat-ı Kimya-yı Müştak.IU interpreta Kim.
(Asar) (Biyografidir) Divan-ı Müştak Baba.Единоутробных (одноутробных) — происходящих от одной матери, но разных отцов.
Bu makamdaki vezirler müstakil yetkiye sahip olmamışlardır.Депутаты от этой партии лишены мандатов.
Kısmen müstakil olan tapınak kesme taştan yapılmıştı.Храм, будучи каменным, пострадал частично.
Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği'ne katılarak bazı sergilerinde yer aldı.В коллекции рисунков и трафаретов художника сохранились такие мотивы.
Enzimatik haşıl sökmenin bir dezavantajı bu işlemin müstakil bir işlem olmasıdır.Поэтому, прямое обнаружение экзопланет очень трудная задача.
Müstakbel eşini faziletli kadınlar arasından seçecektir.سيختار زوجته المستقبلية من بين النساء الفاضلات.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."ولا يتم الدخول في الزواج إلا بموافقة حرة ووافية من الزوجين المعنيين".
Bunun üzerine anlatıcı altı sene önce tanıştığı müstakbel gelinle ilgili bir şeyler yazmaya karar verir.لذلك فإن القاص قرر أن يكتب أشياء خاصة بعروس المستقبل الذي تعرف عليها من قبل ستة سنوات .
Hıçkıdık'ın nişanlısı, Kayıtsız Zebella'nın müstakbel gelinidir.Brian: Um judeu comediante desempregado, noivo de Neusa.
Müstakil evler ve iki katlı yapılar çok nadirdir.Verse kleppen en doublettn zijn erg zeldzaam.
"Azerbaycan'da Müstakil Hanlıklar Devrine Umumî Bir Bakış".De Spelen in Peking zullen ongetwijfeld lekkerder smaken."
Fakat müstakbel gelin olan Semele bu gelecek evliliğe pek hoşnut gözle bakmaktadır.Zij ziet verwachtingsvol uit naar haar aanstaande huwelijk.
Mahallenin müstakil köy oluşu 1956 yılıdır.Het kerkje in het dorp dateert uit 1956.
Bolu ise ayrı müstakil bir sancaktı.Geldgebrek was een ander struikelblok.
Hadımköy'de bir müstakil evde 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.Ze wonen met zijn drieën in een huis.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Konwencja stwierdza, że małżeństwo może być zawarte tylko za pełną i swobodną zgodą przyszłych małżonków.
Nihayet Selahaddin Eyyubi el-Kurdi , Mısır ve Suriye mülküne müstakillen sahip oldu".W rezultacie "wkrótce prowincje Al-Hadżdżadża przewyższyły bogactwem Egipt i Syrię".
Papageno da küçük sevgili müstakbel karısını görmeyi arzu etmektedir.Gerast spieszy się do swej przyszłej młodej żony.
Müstakil bir vacip namazdır.Syndarens påminnelse är, at ständigt bedja.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Äktenskap får endast ingås med de blivande makarnas fria och fulla samtycke.
İldenizliler zayıf düşünce müstakil oldu.Du tycker att konservativa är trångsynta.
Bolu ise ayrı müstakil bir sancaktı.Den östra delen fortsatte att vara en separat småort.
1970'li yıllardan önce semtte müstakil evler daha yaygındı.Från 1970-talet har hembiträden varit ganska ovanliga.
Müstakbel eşi veliaht Louis-Auguste çok utangaçtı.Dennes ättlingar med Augusta Kunckel blev synnerligen talrika.
İldenizliler zayıf düşünce müstakil oldu.Дурень думкою багатіє.
Bunun üzerine anlatıcı altı sene önce tanıştığı müstakbel gelinle ilgili bir şeyler yazmaya karar verir.Він не має змоги поїхати і починає писати розповідь про те, наречену, якою він її пам'ятає 6 років тому.
1946 yılında bağlı olduğu Pınarbaşı ilçesinden ayrılarak müstakil ilçe oldu.Країна на стільки йому сподобалася що в 1946 у він там оселився.
Ayrıca her biri 30 askerden oluşan müstakil Süvari birlikleri (turma) oluşturuldu.Zároveň byla sestavena zvláštní jednotka kavalérie (turma) o 30 mužích.
1971 yılında Andri Mustakudis ile evlendi ve iki kızı, dört torunu bulunmaktadır.S-a căsătorit cu Andri Moustakoudi în 1971 și au două fiice.
"Azerbaycan'da Müstakil Hanlıklar Devri'ne Genel Bir Bakış".Traducere din franceză Un autre regard sur Staline ".
1952'den itibaren müstakil evlerin inşası için ilk parsellerin dağıtımına başlandı.Din anul 1952 s-a început repartizarea primelor loturi pentru construcția caselor individuale.
Tamamiyle müstakil yaşamaya, mali vaziyetimiz müsait değildir.Sem vagyonunk, sem életünk nem lesz biztonságban.
Siyasi açıdan aktif olmasalar da oluşturdukları küçük müstakil krallıklar vardır.Kisvárosokban élő földművesek voltak, politikailag kis királyságokat alkottak.
1929 yılında Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği'nin kurucu üyesi oldu.1939-től a Pécsi Képzőművészek és Műbarátok Társasága tagja volt.
Müstakil binası yoktur.Kiépített parkolója nincs.
Ama Arsena bu müstakabel evlilikten pek memnun değildir; çünkü Otokar'ı sevmektedir.A fiú azonban nem hajlandó kötélnek állni, ugyanis Szép Ilonkát szereti.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."2. Avioliiton solmiminen tapahtukoon vain tulevien aviopuolisoiden vapaasta ja täydestä suostumuksesta.
Otoyolların yakınında bulunan yükseltilerde bolca müstakil evlerin bulunduğu yerleşkeler bulunur.Majan lähituntumassa on aurattuja pysäköintipaikkoja melko runsaasti.
Bir şişe de sarımsaklar müstakil olarak takılır.Μια μπότα και ένα καλούπι συμπληρώνουν το αδιέξοδο.
Bu konak, okulun ilk müstakil binasıydı.Το Κολλέγιο του Μπίσοπ ήταν το πρώτο σχολείο της Καρριακού.
Ne taraftan bakılsa kenarlar hattı müstakim teşkil eder."Han er kun det punkt, hvor linjerne mødes.”.
"İngiltere'nin müstakbel başbakanının Türk dedesinden parasızlık mektubu"."The lobby behind Turkey's prime minister".
1833 yılında Hersek müstakil bir eyalet oldu.I 1853 blev Dubai en af The Trucial States.
Hikâyeyi müstakil bir mesnevi halinde ilk defa Nizami Gencevi yazmıştır.Første gang blev hun stoppet i lufthavnen i Nigeria med falske dokumenter.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Ekteskap må bare inngås etter fritt og fullt samtykke av de vordende ektefeller.
Ayrıca her biri 30 askerden oluşan müstakil Süvari birlikleri (turma) oluşturuldu.Et mindre antall tilhørende kavalerienheter (turma) på 30 mann hver ble også organisert.
Eserde bulunan meclisler müstakil olmakla beraber birbirinin devamı niteliğindedir.Kinnbørste (vibrissa) finnes hos noen arter, mangler hos andre.

İlgili Sayfalar