müştak ile cümle

müştak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eserde bulunan meclisler müstakil olmakla beraber birbirinin devamı niteliğindedir.Trah adalah sekelompok individu yang saling memiliki hubungan kekerabatan (silsilah) satu-sama lain.
Mevlîd, bunun yanında İslâm edebiyatında müstakil bir edebî türdür.Dengan bertambahnya usia, maka wajar saja bila mengalami disfungsi ereksi.
İldenizliler zayıf düşünce müstakil oldu.Người Litva cảm thấy vô cùng bất lực.
Bu makamdaki vezirler müstakil yetkiye sahip olmamışlardır.Các hiệp hội đó không có quyền bãi công.
Sen dilediğini sırat-ı müstakim'e kavuşturursun.また望むものを得ることには執着した。
(Asar) (Biyografidir) Divan-ı Müştak Baba.天知茂(あまちしげる) 父。
Monticello, ABD’deki Dünya Mirası olan tek müstakil evdir.モンティチェロは、世界遺産に選定されたアメリカ合衆国で唯一の私人の住居である。
1971 yılında Andri Mustakudis ile evlendi ve iki kızı, dört torunu bulunmaktadır.1971年にアンドリ・ムスタクディス (Andri Moustakoudi) と結婚し、娘が2人いる。
İldenizliler zayıf düşünce müstakil oldu.保守主義者達は理性を懐疑する。
Hadımköy'de bir müstakil evde 3 çocuğuyla birlikte yaşamaktadır.3人で一緒のトレーラーハウスに住んでいる。
3. Cüz-i İrâde: Cüzî irade müstâkil değildir, onu da Allah yaratır.約1:3「萬物是藉著他造的;凡被造的,沒有一樣不是藉著他造的。
Sen dilediğini sırat-ı müstakim'e kavuşturursun.是故所为而不成,所欲而不遂。
Mantra için müstakil olarak kullanılan giyecek gündelik hayatta kullanılmamalıdır.變為人類姿態時頭上的帽子不會保留。
1977 de ise müstakil köy haline geldi.1977年,成为法国的一个大区。
Okulda, anasınıfı dahil olmak üzere tüm sınıflar mustakildir.包括华语学校在内的所有学校都被国有化。
İldenizliler zayıf düşünce müstakil oldu.아일랜드 사람들은 해양적 기질이 강하다.
Monticello, ABD’deki Dünya Mirası olan tek müstakil evdir.מונטיצ'לו הוא הבית הפרטי היחיד בארצות הברית שהוכר כאתר מורשת עולמית.
Bu makamdaki vezirler müstakil yetkiye sahip olmamışlardır.לבית הנבחרים אין סמכות בעניינים אלו.
"Azerbaycan'da Müstakil Hanlıklar Devrine Umumî Bir Bakış".Териториалната цялост на Азербайджан трябва да бъде напълно възстановена. "
Beyânü’l-Hak, Sırât-ı Müstakîm ve Sebîlü’r-reşâd’ta sürekli yazar.Групите ър/ръ, ъл/лъ се пишат винаги ръ/рь и лъ/ль съответно.
Çalgı, İran'da muştak adı ile bilinmektedir.Занджан е известен в Иран с ръчните занаяти.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır."Право да избират се дава само на жените майки със законен брак.
Bu konak, okulun ilk müstakil binasıydı.Кюстендил е първото учебно заведение в града.
Müstakil evler ve iki katlı yapılar çok nadirdir.Павилиони и други леки постройки се срещат по-рядко.
Irak'ta Müstakil Süvari Alayı Birinci Bölüğü'nde teğmen rütbesiyle görev yapmıştır.Potom sa činom poručnika služi u 1. ulanskoj pukovniji.
Köyün Geçici muhtarı FİKRET KILIÇ tır.köyün eski adı Muştaktır.Amsterdamova banda uzima staro ime, Mrtvi zečevi.
Fakat müstakbel gelin olan Semele bu gelecek evliliğe pek hoşnut gözle bakmaktadır.Tým dáva najavo svoj záujem o budúci sobáš.
Son yıllarda bahçe içinde müstakil oldukça bakımlı evler çoğalmıştır.V zadnjih letih je v spodnjem delu doline zraslo precej novih stanovanjskih hiš.
Irak'ta Müstakil Süvari Alayı Birinci Bölüğü'nde teğmen rütbesiyle görev yapmıştır.V kopenski vojski ZDA temu činu ustreza First Lieutenant.
Dönemin Adana valisi olan Müştak Bey ile de bilgi sınırlıdır.Za vladarje iz obdobja Srednjega kraljestva je malo znanega.
Müstakbel eşini faziletli kadınlar arasından seçecektir.Naročnik med njimi izbere svojega bodočega sodelavca.
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?A ház jövendő asszonyaként ne tanítsak neki egy kis jómodort? Hé! Jézus!
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?Ar trebui sa merg sa-i spun cateva, in calitate de prima-doamna? Hei, hei! O doamne!
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?Come futura proprietaria, non dovrei andare a dirle come la penso?
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?¿Debería ir y demostrarle como ser-la-primera-dama? ¡Hey, hey! ¡Oh, cielos!
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?Để tớ lấy thân phận bà chủ mẫu mực giáo huấn cho cô ta một lát. Này, này! Ôi.
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?Devrais-je aller lui dire le fond de ma pensée ? Hé, hé ! Mon Dieu !
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?Měla bych jí, jako budoucí paní domu, dát lekci? Hej! Hej!
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?Sebagai calon istri, Haruskah aku mengajarinya? Hei! Hei!
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?А раз я будущая хозяйка, не поставить ли её на место?
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?Ще й покажа правилния път, нали ще бъда първата дама? Хей, ти! По дяволите!
Buranın müstakbel hanımı olarak, gününü göstereyim mi?كسيدة المنزل المستقبلية, أيجب علي تتلقينها درساً؟ أنتِ أنتِ
Cristina'dan gittikçe daha çok hoşlanmaya başladım. Sen ve müstakbel eşin için de çok sevindim.Asi,...estoy muy feliz por ti y por tu futuro esposo.
Ev almak isteyen müstakrizlerden başlayalımZačali sme s požičiavateľmi, ktorí chceli domy. Každý si požičal 1 milión USD.
Ev almak isteyen müstakrizlerden başlayalımこの各々の人達は100万ドルを借りました。
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Banuiesc ca era adevarat faptul ca avea un viitor ginere bogat.
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Credo fosse vero che aveva un ricco futuro genero.
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Gondolom, hogy tényleg igaz, hogy volt egy gazdag jövendőbeli veje.
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Ich denke, es ist wahr, dass sie einen reichen zukünftigen Schwiegersohn hat.
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Je suppose que c'était vrai, elle a un riche future beau-fils !
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.아 제벌사윗감이 있다더니 진짜였나봐!
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Luulen että se oli totta, että hänellä on rikas tuleva vävy.
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Myślę, że to prawda, że ma bogatego przyszłego zięcia.
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Sepertinya memang benar dia akan menjadi mertua dari orang kaya!
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Tôi nghĩ chắc việc bà ta có người con rể tương lai giàu có là thật rồi.
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.Τελικά ήταν αλήθεια<br /> πως είχε πλούσιο γαμπρό.
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.إذن هي فعلاً لديها صِهرًا غني
Galiba zengin bir müstakbel damati oldugu dogruydu.だったら 彼が神話グループの後継者?
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.Asunto-osake ja kiinteistö
Gayrımenkul genellikle müstakil evi ve evin üzerinde bulunduğu arsayı içermektedir.Fastigheten utgörs vanligen av egnahemshuset och dess tomt.

İlgili Sayfalar