Ana içeriğe geç
Sözlük

lokma ile cümle

lokma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bruno'ya birkaç ilk örnek göstereceğim ve ilk lokmayı alabilir.Και θα δείξω στον Μπρούνο μερικές ιδέες και μπορεί να δοκιμάσει πρώτος.
Bruno'ya birkaç ilk örnek göstereceğim ve ilk lokmayı alabilir.А я покажу Бруно несколько пробников, и он сможет запустить в них зубы.
Bruno'ya birkaç ilk örnek göstereceğim ve ilk lokmayı alabilir.А я пригощу Бруно першими спробами, щоб він їх скуштував.
Bruno'ya birkaç ilk örnek göstereceğim ve ilk lokmayı alabilir.И ще покажа на Бруно някои първоначални опити, и той може да направи първата хапка.
Bruno'ya birkaç ilk örnek göstereceğim ve ilk lokmayı alabilir.אני הולך להראות לברונו כמה דוגמאות והוא יהיה הראשון לטעום.
Bruno'ya birkaç ilk örnek göstereceğim ve ilk lokmayı alabilir.وأنا ذاهب إلى برونو لأبين له بعض المحاولات الأولى، وله أن يبدأ أولاً.
Bruno'ya birkaç ilk örnek göstereceğim ve ilk lokmayı alabilir.ブルーノに食べてもらいます (拍手)
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Bardzo prawdziwe, powiedziała księżna:" flamingi i musztarda zarówno zgryz.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Erittäin totta", sanoi herttuatar: "flamingot ja sinappi sekä purenta.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."É verdade", disse a duquesa: "flamingos ea mostarda tanto morder.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma.'매우 사실'공작 부인이 말했다 : 'flamingoes and 머스타드 모두 먹어.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Foarte adevărat", a spus ducesa: "flamingo si mustar ambele musca.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma.'Meget sandt, "sagde hertuginden:" flamingoer og sennep begge bid.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma.-Muy cierto-dijo la duquesa: "flamencos y la mostaza ambos mordedura.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Mycket sant, sade hertiginnan:" flamingos och senap båda bett.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Nagyon igaz, mondta a hercegnő:" flamingoes és a mustár is harap.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Presne tak," povedala vojvodkyňa: "plameniakov a horčicou aj hrýzť.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Přesně tak," řekla vévodkyně: "plameňáků a hořčicí i kousat.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma.Rất đúng, cho biết nữ công tước: 'chim hồng hạc và mù tạt cả cắn.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma.'Sangat benar, "kata Duchess:' flamingoes dan mustard menggigit keduanya.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Sehr wahr," sagte die Herzogin: "Flamingos und Senf beißen beide.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Très vrai, dit la duchesse:" flamants et la moutarde à la fois mordre.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma.'Verissimo' ha detto che la Duchessa: 'fenicotteri e senape entrambi morso.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma.'Zeer waar,' zei de hertogin: 'flamingo's en mosterd beide bijten.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Zelo res," je dejal Duchess: "flamingov in gorčica tako ugriz.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Πολύ αλήθεια", είπε η Δούκισσα: "φλαμίνγκο και μουστάρδα δύο δάγκωμα.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Абсолютно вірно", сказала герцогиня: "фламінго і гірчиця як укус.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Много вярно," каза херцогинята: "фламинго и горчица и двете захапка.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."Совершенно верно", сказала герцогиня: "фламинго и горчица как укус.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."נכון מאוד," אמרה הדוכסית: "פלמינגו וחרדל גם לנשוך.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma."صحيح جدا" ، وقالت دوقة : 'طائر البشروس والخردل على حد سواء لدغة.
'Çok doğru' dedi Düşesi: 'flamingo ve hardal her iki lokma.そして、それの道徳は - "羽の鳥が一緒に集まってくる。"'
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.A fondorlónak beszédei hízelkedõk, és azok áthatják a szív belsejét.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.As palavras do difamador são como bocados deliciosos, que descem ao íntimo do ventre.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.As palavras do difamador são como bocados doces, que penetram até o íntimo das entranhas.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.A susárlónak beszédei hizelkedõk; és azok a szív belsejét áthatják.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Bagtalerens Ord er som Lækkerbidskener, de synker dybt i Bugen.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Bagtalerens Ord er som Lækkerbidskener, de synker dybt i Legemets Kamre.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Besede podpihovalčeve so kakor slaščice, vendar prodirajo v notranjščino telesa.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Cuvintele bîrfitorului sînt ca prăjiturile: alunecă pînă în fundul măruntaielor. -
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Cuvintele clevetitorului sînt ca nişte prăjituri, alunecă pînă în fundul măruntaielor. -
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Die Worte des Verleumders sind Schläge und gehen einem durchs Herz.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Die Worte des Verleumders sind wie Schläge, und sie gehen durchs Herz.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.En øretuters ord er som velsmakende retter, og de trenger ned i hjertets indre.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Fitnah itu enak rasanya; orang suka menelannya
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.남의 말하기를 좋아하는 자의 말은 별식과 같아서 뱃 속 깊은 데로 내려가느니라
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Las palabras del chismoso parecen suaves, pero penetran hasta lo recóndito del ser
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Las palabras del chismoso parecen suaves y penetran hasta lo recóndito del ser
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Le parole del calunniatore sono come ghiotti bocconi che scendono in fondo alle viscere
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Le parole del sussurrone sono come ghiotti bocconi, esse scendono in fondo alle viscere
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Les paroles du rapporteur sont comme des friandises, Elles descendent jusqu`au fond des entrailles.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Lời kẻ thèo lẻo giống như vật thực ngon , Vào thấu đến tận gan_ruột .
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Lời kẻ thèo lẻo giống như vật thực ngon, Vào thấu đến tận gan ruột.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Lời kẻ thèo lẻo như vật thực ngon , Và nó thấu đến ruột_gan .
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Lời kẻ thèo lẻo như vật thực ngon, Và nó thấu đến ruột gan.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Örontasslarens ord äro såsom läckerbitar och tränga ned till hjärtats innandömen.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Panettelijan puheet ovat kuin herkkupalat ja painuvat sisusten kammioihin asti.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Podpihovalčeve besede so kakor slaščice in prodirajo do notranjščine života.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Slová pletichára sú jako lahôdky a sostupujú do vnútorností života.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Slova utrhače jako ubitých, ale však sstupují do vnitřností života.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod