Ana içeriğe geç
Sözlük

lokanta ile cümle

lokanta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sam Merlotte (Sam Trammell), Sookie'nin çalıştığı lokantanın sahibi.Sam Merlotte Sam ist Besitzer der Bar Merlotte’s und Sookies Arbeitgeber.
Şarkının müzik videosu 24-25 Eylül 2008'de Los Angeles'ta yer alan bir lokanta ve kulüpte çekildi.Das Video wurde am 24. und 25. September 2008 in Los Angeles in einigen Restaurants und Clubs gedreht.
Çalışma yaşamına Batı Virjinya'da Applebee's adlı bir lokanta zincirinde garson olarak başladı.Ihr erster Job war als Kellnerin in einem Applebee’s-Franchise-Geschäft in West Virginia.
En sonunda lokanta sahibi 2005'te özür diledi.Ende 1996 entschuldigte sich die Regierung in Pjöngjang schließlich.
Günümüzde lokanta olarak hizmet verir.Er dient heute als Restaurant.
İlaveten sekiz adet de küçük lokanta bulunur.Acht Sitzplätze sind im Kleinkindabteil zu finden.
Böyle yemekleri yapan lokantalara kebapçı denir.Auch die Gaststätten, die diese Art Essen anbieten, werden so genannt.
Lokanta, Restaurant dergisinin 2009 yılı Dünyadaki en iyi 50 lokanta sıralamasında 21. sırayı almıştır.2013 wurde es auf The World’s 50 Best Restaurants als bestes Restaurant der Welt geführt.
Pansiyon veya lokanta gibi turistlere hizmet eden bir bina yoktur.Eine touristische Infrastruktur mit Hotels und Restaurants gibt es nicht.
Şu anda bu alan bir turistik lokantaya çevrilmiştir.Dieser Ort ist mittlerweile touristisch entwickelt.
Bir lokanta işletmektedir.Dort betreibt er ein Restaurant.
Balık lokantaları.Flughafenfische.
Aynı zamanda 2 kaşer lokanta, birer tane yaşlılar yurdu ve mezarlıkları vardır.Auf dem Gutsgelände gibt es außerdem noch zwei Kötterhäuser und einen Friedhof.
Therese oradan ayrılır ve Carol'ı bir lokantada bulur.In der Schlusssequenz eilt Therese weg von der Party und sucht Carol in dem Restaurant.
Fring, lokanta işletmecisidir.Franken ist als Diplom-Kaufmann tätig.
Üst katında kaliteli bir lokanta bulunmaktadır.Auf der Höhe befindet sich ein Restaurant.
Onların hepsi lokantaya gitti.Ils sont tous allés au restaurant.
Bir lokanta işletmektedir.Gérante d'un restaurant.
1930 yılında ilk köfte lokantasını açmıştır.En 1930 il loue son premier atelier.
Bina içerisinde ofisler, lokantalar ve dünyanın en yüksek konutları yer almaktadır.Il abrite des restaurants, des hôtels, des commerces de luxe et plusieurs des plus hauts immeubles du monde.
Ayrıca çevredeki lokantalar, taze balık yeme imkânını sunarlar.Petit village de pêcheurs où il est possible d'acheter du poisson frais chaque jour.
2009 - Türkiye'de Tüm Lokanta , Meyhane vb. kapalı alanlarda sigara yasağı uygulaması başladı.2005 : entrée en vigueur de l'Interdiction de fumer dans tous les lieux publics en Italie.
Günümüzde lokanta olarak hizmet verir.Il abrite de nos jours un restaurant.
Börekler ise hem evde hem de lokantalarda hazırlanabilir.Il peut également être commandé dans les brasseries et restaurants.
Lokantalar çoğunlukla özel mülktür.Les logements y sont principalement des propriétés individuelles.
Özellikle sahil şeridindeki balık lokantaları ile bilinir.On la rencontre surtout sur les sables du littoral.
Bir zamanlar bir lokantada çalıştım.Una vez trabajé en un restaurante.
Birleşik Devletler'deki lokantalarda sigara içilen veya sigara içilmeyen bölümlerde oturmayı seçebilirsiniz.En los restaurantes de EE.UU. puedes elegir entre sentarte en la zona de fumadores o en la de no fumadores.
Sam Merlotte (Sam Trammell), Sookie'nin çalıştığı lokantanın sahibi.Sam Merlotte (cambiaformas), es el dueño de Merlotte's, el bar-restaurante donde trabaja Sookie.
Bouchon Lyon kentinde yaygın olan bir lokanta türüdür.Los bouchons son un tipo de restaurantes típicos de la ciudad francesa de Lyon.
İyice pansiyonlar ve lokantalar var.Posee Onís buenos alojamientos y restaurantes.
İstanbul'da bir lokanta işletmektedir.Regentan una taberna en Miami.
Çok sayıda bar, disco ve lokantada canlı müzik eşliğinde eğlenve vardır.Contiene una gran cantidad de bares, discotecas y locales de música en vivo.
Tel Aviv bu bağlamda, dünyada en çok suşi lokantası barındıran üçüncü kentidir.Teresina es también la tercera ciudad donde más secuencias de descargas eléctricas ocurren en el mundo.
Japonya'da bir lokantada çalışıyor.Lavora in un ristorante in Giappone.
Bir lokanta işletmektedir.Gestisce un ristorante.
Sam Merlotte (Sam Trammell), Sookie'nin çalıştığı lokantanın sahibi.Sam Merlotte – Proprietario del Merlotte's, dove lavora Sookie.
İkili çoğunlukla bir Çin lokantasında buluşup sohbet eder.Cinque anni dopo i due si incontrano casualmente in un ristorante cinese.
Fring, lokanta işletmecisidir.Stephanie è una commessa del centro commerciale.
Ailesiyle birlikte hep hayalinde olan bir bahçeli lokanta açmaya kalkışır.Alla fine riesce finalmente ad aprire il ristorante che aveva sempre sognato.
İstanbul'da bir lokanta işletmektedir.Possiede un ristorante a Londra.
Köprünün altındaki lokanta ve market kısmı 2003'te açıldı.Il ponte è stato aperto al traffico nel 2003.
Mahallede Lokanta, Market bulunmaktadır.Affiancato vi è il ristorante.
Bir zamanlar bir lokantada çalıştım.Как-то я работал в ресторане.
Buraya yakın iyi bir lokanta var mı ?Есть ли здесь поблизости хороший ресторан?
Budu Şolia – Kutaisi’de küçük bir lokantanın sahibi.狩田修平) — Владелец небольшого ресторана «Европейский ресторан Карита».
Mahallede Lokanta, Market bulunmaktadır.На территории посёлка находится пекарня, рынок.
Benim Lokantalarım.Мой Отель.
Üst katında kaliteli bir lokanta bulunmaktadır.На вершине имеется вращающийся ресторан.
Charlie bir lokantada çalışan sakar bir garsondur.Чарли — обычный официант в кабаре.
"Madonna'yla aynı lokantaya gidiyorum".Я буду в дуэте с Симоной».
Lizzie kısa sürede bir balıkçı lokantasında işe başlar ve oğlu Frankie'yi okula yazdırır.Однако вскоре Уильям находит работу в коллеже для мальчиков и делает Фрэнсис предложение.
Lokantada ayrıca günboyu öğle yemeği servisi de yapılmaktadır.Рабочий день должен включать в себя обеденный перерыв.
Çalışma yaşamına Batı Virjinya'da Applebee's adlı bir lokanta zincirinde garson olarak başladı.Работала официанткой в ресторане под названием Bone Daddy’s.
Öyle ki, bu bölgede günümüzde lokantalar ve marketler yer almaktadır.В наши дни здесь размещаются магазины и офисы.
Bu nedenle Batı ülkelerindeki Çin lokantalarının çoğunda servis edilen yemekler Kanton usulüdür.В прошлом большинство китайских ресторанов на Западе подавали в основном блюда кантонской кухни.
Yemekler genelde lokantada sunulur ve yenir ama paket servisi ve evlere servisi olan lokantalar da vardır.Обычно это завтрак и ужин, но в некоторых отелях может быть завтрак и обед.
Bu fikirler en sonunda iddiaya dönüşür ve lokantaya ilk varanın kazanacağı bir oyun haline gelir.Они решили, что имеет смысл создать игру, в которой это должно было быть изначальной целью.
Ayrıca kasabada hoş bir otel ve birkaç lokanta bulunur.لذلك في المدينة مطاعم كثيرة وعدة فنادق.
Geçmişinde Fransa'da bir lokantada çalışmıştır.كانت حينها تعمل في مطعمٍ جديد في لشبونة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod