Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.Il a développé son sens moral et social dans le port de la Mer Noire daas les années 1990.
Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.Jego normy społeczne i moralne kształtowały się w czarnomorskim porcie, w latach 90-tych.
Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.Sviluppò la sua bussola morale e sociale nel porto del Mar Nero durante gli anni '90.
Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.Vyvinul svoj sociálny a morálny kompas v prístave Čierneho mora v deväťdesiatych rokoch.
Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.Αυτός ανέπτυξε τους ηθικούς και κοινωνικούς του κανόνες σε ένα λιμάνι της Μαύρης Θάλασσας τη δεκαετία του '90.
Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.Він пройшов свою школу життя в чорноморському порту у 90ті.
Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.Его социальные и моральные устои сформировались в 90-е годы в черноморском порту.
Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.Той беше развил социалните и моралните си ценности на черноморското пристанище през деветдесетте.
Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.עכשיו, הוא פיתח את המצפן החברתי והמוסרי שלו בנמל הים השחור במהלך שנות התשעים
Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı.و قد طور توجهاته الإجتماعية و الأخلاقية على ميناء البحر الأسود في التسعينات.
Şuanda limana yanaşmayı başardık can kurtaran yakında burada olur tekrarLes secours seront là bientôt je repète Nous avons pu joindre le port
Su konusu gibi, hakkında konuşmak yerine, Kopenhag'dan Şangay'a bir milyon litre liman suyu yollayacağız.Như với nước, thay vì bàn tán về nó chúng ta đi thuyền hàng dặm lít nước từ Copenhagen đến Thượng Hải.
Suya yakın yerler, balıkçılık için limana yakın yerler, kış rüzgârlarından korunmuş yerler.물을 얻기 쉽고 고기 잡는 항구에서 가깝고 겨울 바람을 막을 수 있는 지역이죠.
Suya yakın yerler, balıkçılık için limana yakın yerler, kış rüzgârlarından korunmuş yerler.luoghi vicino all'acqua, luoghi che sono vicini al porto per pescare, posti protetti dai venti invernali.
Suya yakın yerler, balıkçılık için limana yakın yerler, kış rüzgârlarından korunmuş yerler.מקומות שקרובים למקורות מים, מקומות שקרובים לנמל לדייג, מקומות שמוגנים מרוחות החורף.
Suya yakın yerler, balıkçılık için limana yakın yerler, kış rüzgârlarından korunmuş yerler.أماكن قريبة للمياه، أماكن قريبة للموانئ للصيد، أماكن محمية من رياح الشتاء.
Suya yakın yerler, balıkçılık için limana yakın yerler, kış rüzgârlarından korunmuş yerler.魚を取れる湾岸に近く 冬風が当たらない場所です コレクトポンド周辺にデラウェア族の
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.Během Vlády teroru v přístavu Toulon došlo k revoltě proti revoluční vládě.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.Im Hafen von Toulon, gab es eine Revolte gegen die Revolutionäre Regierung.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.Nel porto di Tolone, ci fu una rivolta contro il governo rivoluzionario.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.No porto de Toulon, houve uma revolta contra o governo revolucionário.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.툴롱(Toulon) 항구, 거기에서 혁명 정부에 반대하는 봉기가 일어났습니다
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.W mieście portowym Tulonie, wybuchło powstanie przeciwko rewolucyjnemu rządowi.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.В пристанищния град Тулон въстават срещу революционното правителство.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.У порту Тулон був бунт проти революційного уряду.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.و في ميناء "تولون" كان هناك تمرد ضد الحكومة ثورية.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.反乱が起こった。 けどそれは、ある1人の野心的な砲兵大尉の働きによって
Tüm gemiler birbirinin aynısı şef, fırtınada sığınılacak bir liman!"Ein Schiff ist genauso gut wie das nächste, Chef. Wie jeder Hafen bei Sturm!"
Tüm gemiler birbirinin aynısı şef, fırtınada sığınılacak bir liman!Una nave vale l'altra, capo. Qualunque porto č buono durante una tempesta!
Tüm port limanlayıcıları görüntüleAfficher toutes les liaisons de port
Tüm port limanlayıcıları görüntüleMostra il binding di tutte le porte
Tüm port limanlayıcıları görüntüleZeige alle Port Bindings
Unutmayın, Toulun'un bastırmaya yardım eden limandı.Acordaos que Toulon fue el puerto que ayudó a proteger del levantamiento.
Unutmayın, Toulun'un bastırmaya yardım eden limandı.툴롱은 나폴레옹이 진압을 도왔던 항구라는 것을 기억하시고요
Unutmayın, Toulun'un bastırmaya yardım eden limandı.Lembrem-se, Toulon é o porto que ele ajudou a suprimir.
Unutmayın, Toulun'un bastırmaya yardım eden limandı.Ricordate che Tolone era il porto che lui aveva contribuito a sopprimere.
Unutmayın, Toulun'un bastırmaya yardım eden limandı.Toulon było to miasto portowe, w którym Napoleon pomógł wcześniej stłumić powstanie.
Unutmayın, Toulun'un bastırmaya yardım eden limandı.Toulon war der Hafen, bei dessen Unterdrückung er geholfen hatte.
Unutmayın, Toulun'un bastırmaya yardım eden limandı.Помните, Тулон - это порт, который он мог усмирить.
Unutmayın, Toulun'un bastırmaya yardım eden limandı.تذكر أن تولون كانت هي الميناء حيث ساعد في القمع.
Unutmayın, Toulun'un bastırmaya yardım eden limandı.トゥーロンを出発して、彼は道にそって、マルタまで行った。
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.Au centre de la piscine de ce port, nous installerons la Petite Sirène.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.A v prostriedku tohto prístavného kúpaliska umiestnime naozajstnú Malú morskú vílu.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.Az ottani kikötői fürdő közepébe pedig odatesszük a Kis hableányt.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.E nel centro di questa specie di vasca nel porto. abbiamo intenzione di mettere la Sirenetta.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.Iar în mijlocul acestui fel de băi portuare vom pune de fapt adevărata Mică Sirenă.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.추가로 "항만수영장"의 중심부에 우리는 실제 "인어공주"을 옮겨오기로 했습니다.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.Middenin dit haven-bad zetten we de echte Kleine Zeemeermin.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.Na środku tego portowego basenu, posadzimy Małą Syrenkę.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.No meio deste banho portuário vamos lá colocar a Pequena Sereia.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.Und in die Mitte dieses Hafenschwimmbeckens stellen wir dann die echte Kleine Meerjungfrau.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.Và ở giữa bể tắm cảng chúng tôi sẽ thật sự đặt Cô Người Cá.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.Y en medio de este puerto de baño vamos a colocar la auténtica Sirenita.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.Και στη μέση αυτού του λουτρού σκοπεύουμε να τοποθετήσουμε την αυθεντική Μικρή Γοργόνα.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.А посреди этой купальни с водой из гавани мы разместим настоящую Русалочку.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.И по средата на тази пристанищна баня всъщност ще поставим действителната "Малка русалка."
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.ובאמצע בריכת הנמל הזו אנחנו עומדים להציב את בת הים הקטנה האמיתית.
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.ووسط هذا النوع من مياه حوض استحمام المرفأ سنقوم حقيقة بوضع حورية البحر الصغيرة الحقيقية
Ve bu liman banyosunun ortasına da gerçek Küçük Deniz Kızı'nı yerleştireceğiz.本物の人魚姫をおくつもりです 本物の人魚姫 本物の水 そして本物の自転車
Ve her liman ekosisteminin temel kayası haline gelirler.A stávajú sa podkladom pre akýkoľvek prístavný ekosystém.