"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum.""Pensava que a aldeia de Palm Harbor era ali."
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum.""Pensavo che Palm Harbor Village fosse quaggiù."
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum.""Tady někde má být Palm Harbor."
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum.""Tôi nghĩ Palm Harbor Village ở đằng kia."
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum.""Und ich dachte, Palm Harbor Village lag dort drüben."
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum.""Мислех си, че село Палм Харбър е ей там"
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum.""Я думав, що Палм Харбор Віллідж був тут."
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum.""Я думал, что Палм Харбор Виллидж был здесь."
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum.""אז חשבתי שכפר פאלב הארבור היה שם."
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum."" لذلك انا إعتقدت أن منتجع بالم هاربور كان فوق هناك "
"Palm Liman Köyü o tarafta sanıyordum."「いやー 昨晩風が吹いてね
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.A Panorama Ruséba, a legnagyobb Duna menti bolgár kikötővárosba látogatott.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Časopis Panorama cestuje do mesta Ruse, najväčšieho bulharského prístavu na Dunaji.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama a Ruse, il porto più grande del Danubio.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama cestuje do Ruse, největšího bulharského přístavu na Dunaji.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama ist nach Ruse, Bulgariens größtem Donauhafen, gereist.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama je odpotovala v Ruse, največje bolgarsko pristanišče na Donavi.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama leva-nos até Ruse, o maior porto da Bulgária sobre o Danúbio.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama matkusti Ruseen, Bulgarian suurimpaan satamakaupunkiin Tonavan varrella.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama nous emmène à Ruse, le plus grand port de la Bulgarie sur le Danube.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama odwiedza Ruse, największy Bułgarski port na Dunaju.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama reist naar Roese, de grootste Donauhaven van Bulgarije.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama rejser til Ruse, Bulgariens største havn ved Donau.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Panorama reser till Ruse, Bulgariens största hamn på Donau.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Por ese motivo, la revista Panorama se desplaza hasta Ruse, el mayor puerto de Bulgaria sobre el río Danubio.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.Το Panorama ταξιδεύει στη Ruse, το εγαλύτερο λιάνι τη Βουλγαρία στο ήκο του ούναβη.
Panorama, Bulgaristan’ın Tuna üzerindeki en büyük limanı olan Rusçuk’a gidiyor.„Панорама“ пътува до Русе – най-голямото българско пристанище на Дунава.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı마누엘 솔라 모랄레스(Manual Sola-Morales)였습니다. 그는 포트투갈의 포르투 시의 수변경관을
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manual Sola-Morales, aki épp újratervezte a portugál Porto tengerparti részét.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manual Sola-Morales che stava riprogettando il lungomare a Porto, in Portogallo.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manual Sola-Morales, der die Uferpromenade in Porto, Portugal, neu entwarf.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manual Sola-Morales die bezig was de waterkant van Porto in Portugal te herontwerpen.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manual Sola-Morales, který pracoval na novém designu nábřeží v portugalském Portu.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manual Sola-Morales, ktorý prepracuvával dizajn nábrežia v Porte, v Portugalsku.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manual Sola-Morales, który przeprojektowywał nabrzeże w Porto, w Portugalii.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manual Sola-Morales qui redessinait le front de mer à Porto au Portugal.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manual Sola-Morales yang telah mendesain daerah tepi laut di Porto, Portugal
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manuel de Solà Morales que estaba remodelando la zona de la playa en Oporto, Portugal.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manuel Sola-Morales care reproiecta linia coastei în Porto, Portugalia.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Manuel Solà-Morales que estava a redesenhar a Frente Marítima [do Parque da Cidade] do Porto, Portugal.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Μανουέλ Σόλα-Μοράλες που επανασχεδίαζε την παραλιακή στο Πόρτο, στην Πορτογαλία.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Мануал Сола-Моралез, който проектираше нанов бреговата линия в Порто, Португалия.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Мануель Сола-Моралез, який займався реконструкцією берегової лінії в Порто, Португалія.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı Manuel Sola-Morales de vardı.Мануэль Сола-Моралез, который занимался реконструкцией береговой линии в Порту, Португалия.
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacıמנואל סולה-מורלס שתכנן מחדש את חזית המים
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacıيدعى مانويل سولا موراليس وكان قد صمم واجهة بحرية
Portekiz'de Porto limanını yeniden dizayn eden şehir-planlamacı携わっている マヌアル・ソラ・モレラスでした
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.(106:30) И веселятся, что они утихли, и Он приводит их к желаемой пристани.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Ei s'au bucurat că valurile s'au liniştit, şi Domnul i -a dus în limanul dorit.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Então eles se alegram com a bonança; e assim ele os leva ao porto desejado.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Entonces se alegran porque ellas se aquietan, y él los guía al puerto que desean
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.És örülének, hogy lecsillapodtak vala, és vezérlé õket az õ kivánságuknak partjára.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.He iloitsivat, kun tuli tyyni, ja hän vei heidät toivottuun satamaan.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Họ bèn vui mừng vì sóng êm lặng; Chúa dẫn họ vào bến họ ước ao.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Họ bèn vui_mừng vì sóng êm_lặng ; Chúa dẫn họ vào bến họ ước_ao .
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Ils se réjouirent de ce qu`elles s`étaient apaisées, Et l`Éternel les conduisit au port désiré.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.I veselí se, že utichlo; a tak přivodí je k břehu žádostivému.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.I weselą się, że ucichło; a tak przywodzi ich do portu pożądanego.
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.저희가 평온함을 인하여 기뻐하는 중에 여호와께서 저희를 소원의 항구로 인도하시는도다
Rahatlayınca sevindiler, Diledikleri limana götürdü RAB onları.Mereka senang sebab topan sudah berlalu; dibawa-Nya mereka ke pelabuhan yang dituju