Amerika/ Coral_ LimanıAmerica/ Coral Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerica/ Coral_ Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerika/ Coral_ Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerika/ Coral_ Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerika/Coral_Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerika/ Coral Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerika/Coral_Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerika/ Coral_ Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerika/ Coral_ Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerika/ Coral_ Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmerikka/ Curacao
Amerika/ Coral_ LimanıAmérique/ Coral_Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıAmeryka/ Coral_ Harbour
Amerika/ Coral_ LimanıChâu Mỹ/ Curacao
Amerika/ Coral_ Limanı아메리카/ 코랄_ 하버
Amerika/ Coral_ LimanıΑμερική/ Κόραλ Χάρμπορ
Amerika/ Coral_ LimanıАмерика/ Коралова затока
Amerika/ Coral_ LimanıАмерика/ Корал- Харбор
Amerika/ Coral_ LimanıАмерика/ Корал_ Харбър
Amerika/ Coral_ Limanıأمريكا/ ميناء كورال
Amerika/ Coral_ Limanıアメリカ/コーラル・ハーバー
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Apoi remorcau rechinii înapoi la portul Purteen, îi fierbeau și foloseau uleiul.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Dan trokken ze de haaien terug naar de haven van Purteen, kookten ze en gebruikten de olie.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Depois rebocavam os tubarões até Purteen Harbor, ferviam-nos, usavam o óleo.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.E poi trainavano le prede fino a Purteen Harbor, le bollivano e ne usavano l'olio.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.그리고는 잡은 상어를 푸틴항으로 끌고 가서 삶아서 기름을 사용했습니다.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Luego remolcaban a los tiburones hacia Puerto Purteen, los hervían y usaban su aceite.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Następnie holowali je z powrotem do portu Purteen, gotowali je i wykorzystywali uch olej.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Pak je odtáhli zpět do přístavu Purteen, uvařili je a použili olej.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Puis ils remorquaient les requins jusqu'à Purteen Harbor, les faisaient bouillir et utilisaient l'huile.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Und dann schleppten sie die Haie zurück nach Purteen Harbor, kochten sie und verwendeten das Öl.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Và họ kéo những con cá mập này trở lại Purteen Harbor, đun thịt chúng và sử dụng loại dầu này.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.Žraloka odtiahli do prístavu Purteen, uvarili ho a použili olej.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.После акул буксировали в гавань Пуртин, там варили, добывали масло.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.След това я извличали на буксир до пристанището Пъртийн, сварявали я и извличали маста.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.ואז גוררים את הכרישים בחזרה לנמל פורטין, מבשלים אותם, ומשתמשים בשמן שלהם.
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.ومن ثم يسحبون اسماك القرش عائدين الى ميناء "بورتين" يسلقونها,ويستخدمون الزيت
Ardından Purteen Limanı'na kadar halatla çekilip burada kaynatılır, yağ yapılırdı.煮出して油を使うのです ウバザメの身は
Aslında San Diego limanında çekilmiş.Esta fue tomada en el puerto de San Diego.
Aslında San Diego limanında çekilmiş.바로 샌디에고 항구에서 찍은 거죠.
Aslında San Diego limanında çekilmiş.lecz został nakręcony w porcie w San Diego.
Aslında San Diego limanında çekilmiş.זה צולם בנמל של סן-דייגו.
Aslında San Diego limanında çekilmiş.في الواقع صورت هذه في ميناء سان دييجو.
Aslında San Diego limanında çekilmiş.時にはもっと近くで見ることもできます
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.2009년 말 포르토프랭스의 지도는 그다지 충분하지 못했습니다. 캘리포니아 지도만큼 좋지는 않았죠.
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.La carte de Port-au-Prince à la fin de 2009 n'était pas complète, pas aussi bonne que celle de la Californie.
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.Manche Orte vielleicht nicht so viel wie sie sein sollten.
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.Mapa mesta Port au-Prince nebola na tom v porovnaní s mapou Kalifornie koncom roka 2009 tak dobre.
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.Mapa Port au-Prince na konci roku 2009 neposkytovala vše, co může, nebyla tak dobrá jako mapa Kalifornie.
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.Mapa Port au-Prince z końca 2009 była daleka od doskonałości, gorsza od mapy Kalifornii.
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.Peta Port au-Prince pada akhir tahun 2009 tidaklah sebagus yang bisa dibuat tidak sebagus peta California.
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.Port-au-Prince térképe 2009 végén egyáltalán nem olyan, mint lehetne, nem olyan jó, mint Kalifornia térképe.
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.כאן אנו מתמקדים בהאיטי. המפה של פורט או-פראנס בסוף שנת 2009 לא הכילה את כל מה שאפשר היה,
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.هذه خارطة بورت أو برينس في نهاية عام 2009 لم تكن كما يمكن أن تكون، ليست جيدة مثل خارطة كالفورنيا.
Au-Prince limanının 2009 haritası olabileceği harita gibi değil, yani California haritası gibi değil.カリフォルニアの地図みたいに 詳しいものではありませんでした 幸い 地震の直後に
Bana göre, o gemi çoktan limanı terketti, benim için çok geç artık.Cred că am pierdut trenul ăsta, e prea târziu pentru mine.
Bana göre, o gemi çoktan limanı terketti, benim için çok geç artık.Daar is niks meer aan te doen.
Bana göre, o gemi çoktan limanı terketti, benim için çok geç artık.Creo que esa nave ya ha partido, y es demasiado tarde para mí.
Bana göre, o gemi çoktan limanı terketti, benim için çok geç artık.Der Zug ist abgefahren, es ist zu spät für mich.
Bana göre, o gemi çoktan limanı terketti, benim için çok geç artık.Eu penso que esse avião já passou, que é um bocado tarde para mim.