2008'de limanın yeniden geliştirileceği açıklandı.Järvi kunnostettiin vuonna 2008.
Kentin iki ayrı limanı bulunmuştur.Kaupungilla kerrotaan olleen kaksi satamaa.
Denizde, limana dönmekte olan üç gemi görülmektedir.Satamaan mahtuu kolme laivaa samaan aikaan.
Liman yıl boyunca günün 24 saati aralıksız çalışmaktadır.Lossi liikennöi tarvittaessa ympäri vuorokauden.
Suva bir liman şehridir.Florø on satamakaupunki.
Şehrin derin bir doğal limanı vardır.Kaupungilla oli pieni luonnonsatamalahti.
Bu gemi Avustralya Hükümetinden bu kurtarılan insanları Avustralya limanına getirmek istemiştir.Tarkoitus oli kieltäytyä päästämästä veneellä saapuvia turvapaikkaa tarvitsevia ihmisiä Australiaan.
Limanın yakınında tarihi bir konserveleme müzesi bulunmaktadır.Taajamassa on historiallinen museo.
Şehir yüzyıllar boyunca önemli bir İngiliz millî donanma limanı olmuştur.Hải Phòng on ollut merkittävä satamakaupunki jo usean vuosisadan ajan.
Çoğu İspanya’da ve limandaki hastahane gemilerinde öldü.Useita kuoli Italian laivaturmassa Yle uutiset.
Varna limanındaki Bulgar topları, hiçbir atış yapmıyor ve yerini belli etmiyordu.Bullin naapurit eivät kuulleet laukaisuja.
Bu özellik geminin küçük limanlara yaklaşmasını kolaylaştırır.Bora vaikeuttaa pienten alusten merillä liikkumista.
Pire Limanı, Antik dönemden bu yana Atina'nın limanı olarak hizmet vermektedir.Pireus oli Ateenan satama jo antiikin aikana.
Körfezler limanların kurulması ve gemilerin barınması için çok uygun yerlerdir.Telakat ovat paikkoja, joissa korjataan ja rakennetaan laivoja.
Bu sebeple Moskova bazen "beş denizin limanı" (порт пяти морей) olarak adlandırılır.Kaupunkia kutsutaankin joskus ”viiden laakson keskukseksi” (engl. hub of five valleys).
Liman, 1998 yılında patlayan Etiyopya ile Eritre arasındaki savaş sırasında büyük değişim yaşadı.Tilanne kuitenkin kiristyi Eritrean ja Etiopian rajakiistoista syttyneen sodan myötä vuonna 1998.
Balıkçıların barınması için bir suni liman, onları Karadeniz'in azgın dalgalarından korumaktadır.Riutunkarin kalastussatamassa on aallonmurtajan suojaama venesatama.
Örneğin; limanın bulunduğu ülkedeki yük trafiği.Aluksen kotisatamaksi tuli Riika.
Bunun için Harold'ı bir limana davet eder.Sitä varten Portlandin satamaan tehtiin uusi laituri.
En önemli limanı Basel'dir.Suurin soitin on basso.
Kingstown, Saint Vincent adasının ana limanı ve tarım ve turizm endüstrilerinin merkezidir.Kingstown on Saint Vincent ja Grenadiinien pääkaupunki ja Saint Vincentin saaren tärkein satama.
Özel limanlar belirli maddelere özgüdür.Koodi on paikallisesti yksilöllinen tietyille tuotteille.
Bu liman dünyadaki en büyük dördünce doğal limandır.Se on maailman kolmanneksi suurin luonnonsatama.
Birkaç saat sonra Sovyet öncü unsurları limanı ele geçirdi.Yöllä Yhdysvaltain laivaston alukset valtasivat sataman.
Hava limanı vardır.Siellä on satama.
Ülkenin en önemli limanı ve ulaşım merkezi Cidde bu bölge içinde yer alır.Maailman tärkeimmillä öljyntuoja- ja viejämailla on siksi suuri kiinnostus alueen turvallisuudesta.
Girintili çıkıntılı kıyılarında birçok koy ve küçük doğal limanlar bulunur.Järven rannoilla on useita pieniä jokilaaksoja ja joensuita.
Baku Limanı'nın 1900 yılındaki görünümü.Näkymä Bombayn satama-altaasta (1905).
Adada liman bulunmamaktadır.Saarella ei ole satamaa.
Tobruk stratejik önemi olan bir limandı.Gomassa on strategisesti merkittävä lentokenttä.
Pilot Eugene Burton Ely, San Francisco limanında bulunan USS Pennsylvania (ACR-4) gemisine indi.18. tammikuuta – Eugene B. Ely laskeutui lentokoneellaan San Franciscon satamassa USS Pennsylvanialle.
Şehirde demiryolu istasyonu ve hava limanı var.Kaupungissa on lentoasema ja rautatieasema.
Rusçuk'tan sonra, Tuna üzerinde Bulgaristan'ın en önemli limanıdır.Lom on Bulgarian toiseksi tärkein Tonavan satama Rusen jälkeen.
Cizan, bölgenin en önemli ticaret limanıdır.Suakin on alueen tärkein satama.
İlk seferini Çin'in Tianjin limanına yaptı.Tianjinin satama Tianjinin sataman sijainti Kiinassa Tianjinin satama (kiin.
Çevre duvarları içerisinde kalan liman 16 hektardır.Järven pinta-ala on 16 hehtaaria.
Hacmi bakımında ABD'nin en büyük balıkçı limanı ve değer bakımından da ikincidir.Nykyisin se on konttimäärän ja rahdin arvon perusteella Yhdysvaltain suurin satama.
Ambarlı Limanı dünyada en büyük 50 konteyner limanı içerisinde yer almaktadır.Se kuuluu rahtimäärältään maailman viidentoista suurimman sataman joukkoon.
Film, Doug Liman tarafından yönetildi.Elokuvan on ohjannut Tsui Hark.
891 veya daha büyük olasılıkla 901'de, Yunanistan 'daki Demetrias limanını ele geçirip ve yağmaladı.Το 896 ή πιθανότερα το 901, άλωσε και λεηλάτησε το λιμάνι της Δημητριάδας στην Ελλάδα.
Bölgede bulunan limanlar bir zamanlar dünyanın en büyük limanı olan Londra Limanı'nın bir parçasıydı.Η περιοχή ήταν μέρος του λιμένα του Λονδίνου, που κάποτε υπήρξε το μεγαλύτερο λιμάνι του κόσμου.
1885 - Özgürlük Heykeli, New York Limanı'na ulaştı.1885 - Το Άγαλμα της Ελευθερίας φtάνει στο λιμάνι της Νέας Υόρκης.
Önemli bir limandır.Αποτελεί σημαντικό λιμένα.
Limana gittiğinde tekne uzaklaşmış olur.Όταν επέστρεψαν στο λιμάνι, το πλοίο είχε φύγει.
Balık endüstrisi ve modern bir balıkçı filosu ile önemli bir limanı vardır.Αποτελεί ένα σημαντικό λιμάνι για την αλιευτική βιομηχανία και έχει ένα σύγχρονο αλιευτικό στόλο.
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.Ο αυτοκρατορικός στόλος έφτασε στο λιμάνι της Μιγιάκο, στην βόρεια Χόνσου, στις 20 Μαρτίου.
Te Whanganui-a-Tara adı Wellington Limanı'nın olduğu bölgeyi anlatır ve Büyük Tara Limanı anlamına gelir.Το Te Whanganui-a-Tara αναφέρεται στο Λιμάνι του Ουέλλινγκτον και σημαίνει "το μεγάλο λιμάνι του Τάρα".
Bandar Anzali İran'ın kuzeyindeki en önemli limanlardan birisidir.Το Μπαντάρ-ε Ανζάλι είναι ένα από τα πιο σημαντικά λιμάνια στο βόρειο Ιράν.
Hiçbir limana bulunmamaktadır.Δεν έχουμε άλλο ασφαλές λιμάνι.
Rotterdam Limanı Avrupa’da en geniş liman'dır.Το λιμάνι του Ρότερνταμ είναι το μεγαλύτερο λιμάνι της Ευρώπης.
Denizde, limana dönmekte olan üç gemi görülmektedir.Στην θάλασσα αρμενίζουν δύο ιστιοφόρα πλοία που επιστρέφουν στο λιμάνι.
Liman 16. yüzyılda hızla gelişmeye başladı.Η πόλη αναπτύχθηκε γρήγορα τον 16ο αιώνα.
Limanda bulunan 27 iskelenin 8 tanesi birbirlerine raylı bir sistemle bağlanmış.Τα τετράγωνα των 27 αστερισμών σε μια κατεύθυνση είχαν ένα κλειστό μέρος.
Honolulu kelime anlamı olarak "Korunaklı Liman" ya da "Sakin Liman" anlamına gelmektedir.Στα χαβανέζικα χονολούλου σημαίνει «προστατευμένος κόλπος» ή «τόπος προστασίας».
Pire Limanı, Antik dönemden bu yana Atina'nın limanı olarak hizmet vermektedir.Το λιμάνι του Πειραιά είναι το λιμάνι της Αθήνας από τα Αρχαϊκά χρόνια.
İş sahası olan CBD, Wellington Limanı'nın bir uzantısı olan Lambton Limanı'na oldukça yakındır.Η CBD της πόλης βρίσκεται κοντά στο Λιμάνι Λαμπτον, βραχίονα του Λιμανιού Ουέλλινγκτον.
Busan Limanı, Güney Kore'nin en büyük limanı olup dünyanın en işlek beşinci konteyner limanıdır.Είναι το μεγαλύτερο λιμάνι στη Νότια Κορέα και το πέμπτο μεγαλύτερο λιμάνι στον κόσμο.
Köyde, bir de liman vardır.Υπάρχει λίμνη στο χωριό.
Wellington Limanı'nda 3 ada bulunur: Matiu/Somes Adası, Makaro/Ward Adası ve Mokopuna.Το Λιμάνι του Ουέλλινγκτον έχει τρία νησιά: το Νησί Ματιού-Σόμς, το Νησί Μακάρο/Γουάρντ και το Μοκοπούνα.
1722'de Hollandalılar Anvers limanını Schelde Nehri halicini kapatarak işlemez hale getirdiler.Το 1722 οι Ολλανδοί έκλεισαν την είσοδο στο λιμάνι της Αμβέρσας.