20. yüzyıl'da Assab Etiyopya'nın ana limanı oldu.No século XX Assab passou a ser a principal passagem para a Etiópia.
2008'de limanın yeniden geliştirileceği açıklandı.Mas, em janeiro de 2008, foi anunciado que o porto seria revitalizado.
İmparatorluk donanması Miyako Limanına 20 Mart günü ulaşır.A marinha Imperial chegou à enseada de Miyako em 20 de março.
Litvanya'nın tek limanıdır.Klaipėda é o único porto lituano.
Şehrin kendi uluslararası havaalanı ve büyük bir liman olacaktı.Ela teria o seu próprio aeroporto internacional e um importante porto marítimo.
Bu dönemde sonra Oostende önemli bir liman haline geçti.Depois desta época, Oostend voltou a ser um porto com alguma importância.
Bu liman güvenli.)É preferível o mar".)
Alan göle atladıktan sonra Alice gölden çıkar ve güvenle limana ulaşır.Depois de Alan pular no lago, Alice emerge, voltando em segurança para terra.
Baixa limana yakın yerleşim bölgesidir ve dar ve eski sokakları ve eski koloni binaları mevcuttur.A Baixa de Luanda está situada próximo do porto e tem ruas estreitas e antigos edifícios dos tempos coloniais.
891 veya daha büyük olasılıkla 901'de, Yunanistan 'daki Demetrias limanını ele geçirip ve yağmaladı.Em 896 (ou 901), ele saqueou e pilhou o porto de Demétrias, na Grécia.
Kaffa bilinen ve önemli ticaret limanlarından ve köle pazarlarından biriydi.Caffa foi um dos portos comerciais e mercados de escravos mais conhecidos e significativos.
Mart 2008 sonuna kadar bütün kargo işlemlerinin Cebel Ali Limanı'na aktarılması kararlaştırıldı.Todas as operações de carga se deslocam para o Jebel Ali até ao final de março de 2008.
Bununla beraber Liman savunmasını arkadan vuran Japon kara güçlerince basıldılar.No entanto, eles foram surpreendidos por forças terrestres japonesas, que submergidos defesas do porto.
Deniz seviyesine yakın bir konumda bulunan şehir, bölgenin en önemli limanlarından bir tanesine sahiptir.Por se situar em um morro próximo ao mar, possui uma das vistas mais privilegiadas da cidade.
Yeni kentin pek çok bankacılık ve finans merkezinin ana binası liman alanında bulunmaktadır.A maioria dos novos bancos e centros financeiros da cidade estão localizados na área portuária.
Bir deniz limanı ve Peçora Nehri ve Barents Denizi'nin 110 km sağ kıyısında bir nehir limanıdır.É um porto de mar e um porto fluvial na margem direita do rio Pechora , 110 km de distância do mar de Barents.
Nuku'alofa, Tonga'nın başkenti ve başlıca limanı.Nuku'alofa, a capital do reino de Tonga.
St. John's limanında deniz derindir.É um subúrbio da cidade portuária de Saint John no sul da província.
Bu filo önce Sicilya'da Trepani limanına gitti.A viagem terminou no Porto de Sevilha.
1962'den 2004'e kadar dünyanın en işlek deniz limanı olma özelliğini elinde bulundurdu.De 1962 até 2002, foi o porto mais ativo do mundo.
Osaka Körfezi'ndeki başlıca limanlar Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki ve Hannan'dır.Os maiores portos na baía de Osaka incluem os de Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki e Hannan.
Şehrin bir havaalanı ve limanı vardır.Possui ainda um porto e um aeroporto.
Grindavík, kıyısında liman olan ender kentlerden biridir.É uma das poucas cidades com porto na sua costa.
Bunun üzerine Gelibolu Limanı'na yöneldi.(Foi este quem desenhou os portões de Moria).
Bu havaalanı New York ve New Jersey Liman İdaresi tarafından işletilmektedir.O aeroporto é operado pela Port Authority of New York and New Jersey.
Bandar Anzali İran'ın kuzeyindeki en önemli limanlardan birisidir.Bandar Anzali é o mais importante porto do norte do Iran.
Ayrıca kayıkla Limanağzı plajı'na gidilebilir.Se pode chegar andando ou de carro a praia das conchas.
Balıkçılar için özel küçük bir limanda dahi vardır.Possui um pequeno caís para pequenas embarcações.
İngiltere'nin en büyük doğal limanı merkezi güney kıyıda yer alan Poole'dür.O maior porto natural da Inglaterra está localizado em Poole, na costa sul-central.
Bangladeş'in en büyük ikinci limanı olan Mongla da buradadır.Um dos dois principais portos do Bangladesh, o Porto de Mongla está aqui.
Romanya'nın Köstence limanı ile İstanbul arasındaki deniz yolu artık tehlike altındaydı.O cerco sobre Puerto Argentino/Port Stanley já estava quase fechado.
Resmi internet sitesi (fransızca) Liman ve şehir hakkında bilgi (fransızca) Port of CalaisComunas do Haiti Haiti Référence (em francês) Portal do Haiti
Tadjoura bir Hava Alanı'na sahiptir, ayrıca bir limanı vardır.Alderney possui criação de gado e também possui um aeródromo.
Bugün Severny, Rus Ordusu'nun önemli bir üssü, ve askerî limanıdır.Severny tem hoje uma base do Exército Russo e um porto.
Lambert's Körfezi'nde jıyıdan ya da limandan yapılan tekne gezilerinde görülebilirler.O acesso à baía de Villa Maria pode ser feito por estrada ou por barco.
Mora İsyanında, Osmanlı ve Mısır gemileri Navarin limanında bulunuyordu.Não era incomum ver navios de bandeira iraniana e iraquiana lado a lado no porto de Sines.
11 Kasım - İngiliz Donanması’na bağlı uçaklar, Taranto limanındaki İtalyan donanmasına saldırdı.11: Forças navais britânicas lançam um ataque contra a marinha italiana na cidade de Taranto, na Itália.
Marco Polo, 1271 yılında Ayas limanını ziyaret etti.Marco polo deixou Veneza em 1271.
Şehrin derin bir doğal limanı vardır.A cidade possui um porto de águas profundas.
Liman, 24 saat boyunca, haftanın yedi günü, bütün bir yıl boyunca çalışmaktadır.Funciona 24 horas por dia, 7 dias por semana durante todo o evento.
"İzmir Limanı, Varlık Fonu'na devredildi".«Centro de recuperação do lobo ibérico em risco de ficar sem casa».
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.A frota de Enomoto juntou-se ao porto de Sendai em 26 de agosto.
Ensenada'da liman tesisleri bulunur.Perto está o Aeroporto de Ensenada.
1870'li yıllarda limanın kanalları derinleştirilirken, deniz doldurularak ada da genişletildi.Os canais que foram completados aos finais de 1870, incrementaram o tráfego fluvial.
Yükler Rotterdam Limanı'ndan gemi, mavna, tren veya karayolu aracılığı ile sevk edilmektedir.A partir de Roterdão as mercadorias são transportadas por navio, barcaça fluvial, ferroviária ou rodoviária.
İyi yerleşmişti ve iyi limanları vardı.Tinha bons portos e posição central.
20. yüzyılın ilk yarısında liman, kent merkezinden Kuzey Denizine doğru batı yönünde genişlemeye başladı.Na primeira metade do século XX, as atividades portuárias deslocaram-se do centro-oeste para o Mar do Norte.
Köyde, bir de liman vardır.Existe um lago na aldeia.
Bristol Limanı İngiltere'nin Bristol Şehrinde bulunan bir limandır.Bristol Zoo é um zoológico localizado na cidade de Bristol na Inglaterra.
"Marmaray'da 3. liman izi".«Terceira Divisão de Pernambuco».
Başkenti dünyanın en büyük doğal limanlarından birine sahip olan Vathy'dir.Ela possui um dos maiores portos naturais do mundo.
Şehir Sasani hakimiyeti sırasında önemli bir limandı.Ali se situou uma importante cidade portuária durante o período minoico.
Arica, Şili mineralleri için önemli bir limandır.Vitória é importante porto de exportação de minério de ferro.
Şanghay Limanı, 2010 yılında Singapur Limanı'nı geçerek dünyanın en yoğun konteyner limanı haline geldi.Em meados do século XX, o porto de Chimbote chegou a ser o porto de pesca com a maior produção do mundo.
Şehrin ekonomisi büyük ölçüde doğal limanının etrafında döner.A economia da cidade gira em torno de seu grande porto natural, maior porto natural do continente africano.
Satıcının sorumluluğu malları belirtilen varış limanına getirene kadardır.Significa que o vendedor paga para o transporte das mercadorias até o porto de embarque.
Önemli bir ticari limanı Lagos'dur.Possui escritório comercial em Lagos.
Balboa Limanı da depo alanı 2.100 metrekare içerir.O Porto de Tampico também trata 4,5 milhões de metros de cabotagem.
Baku Limanı'nın 1900 yılındaki görünümü.Construção do Porto de Brooklyn em 1890.
Helsinki'nin ana konteyner limanı 2008'den önce buradaydı.O Porto Vuosaari em Helsinque, é o maior porto de contêineres após sua conclusão em 2008.