Ülkenin en önemli limanı Toamasina'dır.Il capoluogo, Toamasina, è il più importante porto del paese.
Bazı birlikler limana çıkartıldı.Parte dell'equipaggio fu sbarcato.
Şehir yüzyıllar boyunca önemli bir İngiliz millî donanma limanı olmuştur.È stata un importante porto navale per secoli.
Bununla beraber Liman savunmasını arkadan vuran Japon kara güçlerince basıldılar.Comunque furono prese di sorpresa dalle truppe di terra giapponesi che aggirarono le difese del porto.
Dragoon planının sunmuş olduğu faydalardan biri, Marsilya Limanı'nın ele geçmesiydi.Uno dei vantaggi dell'operazione fu l'utilizzo del porto di Marsiglia.
1668 yılında Dunkirk'in önemli bir savaş limanı olmasında çalışmıştır.Nel 1786 Cherbourg divenne un importante porto militare.
Ardından limanını balıkçılık için geliştirdiler.In seguito, la cittadina si sviluppò come porto per la pesca delle aringhe.
Lübeck, Almanya'nın Baltık Denizi kıyısındaki en büyük limanıdır; liman, şehrin en mühim iş alanıdır.Lubecca è uno dei porti più importanti della Germania e forse il porto più importante del Mar Baltico tedesco.
Kentte bir adet de liman mevcuttur.Nella città c'è un porto di trasbordo.
Samara'nın Volga limanı 14. yüzyıla ait İtalyan haritaları üzerinde görünmektedir.Il porto del Volga comparve per la prima volta sulle cartine italiane nel XIV secolo.
Büyük deniz limanıdır.Il Grande Mare.
Bu nedenle yüzyıllarca Bristol İngiltere'nin en büyük limanlarından biri olmuştur.Storicamente il porto di Bristol è stato uno dei più importanti della Gran Bretagna.
Brčko Sava Nehri üzerinde, Bosna'da büyük bir limanına sahiptir.Brčko ha il più grande porto della Bosnia ed Erzegovina, sul fiume Sava.
Bir büyük ağacın altında oturmuş, İzmir limanını seyir ve temaşa ediyordu.Si sedettero ai piedi d'un albero, e fecero allegramente colazione.
6 Mart - Herald of Free Enteprise adlı feribot Belçika'nın Zeebrugge Limanı açıklarında battı.Un mese dopo l'incidente del 6 marzo, il traghetto fu recuperato e rimorchiato nel porto di Zeebrugge.
En önemli limanı Basel'dir.Il suo centro più importante è Beo.
Kuşadası, ortaçağda korsanlar tarafından kullanılan bir liman olmuştur.Nel medioevo fu un covo di pirati.
Tek ve en büyük limanı Saint Pierre'dedir.È il porto più antico e caratteristico di Porto Santo Stefano.
Ülkenin başlıca limanıdır.È l'aeroporto principale del paese.
"Eşen Çayı Taşkın-Delta Ovasının Jeomorfolojisi Ve Antik Patara Limanı".Percorso di degustazione vini doc della Capitanata tra le vie del borgo antico.
Aldarion Limanı onarır ve genişletir.L'anno seguente sono riparate e potenziate le fortificazioni del porto.
Kentin yakınlarındaki Holmsund, kentin limanı olarak bilinir.La vicina località di Holmsund ha la funzione di porto cittadino.
1843 - İlk Alman göçmenler Şili'deki Puerto Hambre limanına vardılar.Il 2 maggio del 1843 giunsero a Puerto Hambre i primi venti immigrati tedeschi.
Bölgesindeki en önemli ticari limanlardan biridir.Uno dei più importanti porti commerciali del Paese.
Nuku'alofa, Tonga'nın başkenti ve başlıca limanı.Nukuʻalofa è la capitale delle Tonga.
Eşkel Limanı'na giden karayolunun üzerinde, merkeze 15 dakikalık yürüyüş mesafesindedir.Dal porto dei traghetti alla stazione si arriva in 10 minuti di cammino a piedi.
Liman, dünyanın en işlek havalimanları sıralamasında 15. sırada bulunmaktadır.È la 15ª più grande azienda di navi-container al mondo in termini di capacità.
Bizim gemi limana yaklaştı.Наш корабль приблизился к гавани.
Tobruk stratejik önemi olan bir limandı.Тобрук был стратегически важным портом.
Limanların varlığı ve IPC kullanımı belki Mach ve geleneksel çekirdekler arasındaki en temel farktır.Существование портов и использование IPC определяет большинство различий между Mach и традиционными ядрами.
Şehir ayrıca Kuzey Kore'nin dış ticareti için önemli bir limandır.Данный промышленный город является крупным портом для северокорейской внешней торговли.
Büyük deniz limanıdır.Крупный морской порт.
Çin'de 2.000'den fazla nehir ve deniz limanı mevcuttur; bunların 130 tanesi yabancı nakliyeye açıktır.В Китае более 2000 портов, 130 из которых принимают иностранные корабли.
Massava limanında büyük hasar meydana geldi, çok sayıda kişi hayatını kaybetti.Был нанесён значительный ущерб порту Массауа и имелись человеческие жертвы.
19. yüzyılın başlarında dünya dış ticaretinin %40'ı Liverpool limanından geçmekteydi.К началу XIX века через Ливерпуль проходило около 40 % мирового торгового трафика.
Bölgede bulunan limanlar bir zamanlar dünyanın en büyük limanı olan Londra Limanı'nın bir parçasıydı.Доки были раньше частью Лондонского порта, бывшим раньше одним из самых больших портов мира.
Bandırma limanı bölge için çok önemlidir.Сражение при Порта имело огромное значение для региона.
1933 — Tuapse limanı SSCB önemi kazanmıştır.1933 год — порт Туапсе приобретает Всесоюзное значение.
Şehrin bir havaalanı ve limanı vardır.Город имеет аэропорт и порт.
1876'da Cafiero Marsilya'da yaşıyor ve aşçı ve liman işçisi olarak çalışıyordu.В 1878 году Кафьеро живёт в изгнании Марселе, работая поваром и докером.
Dış liman ve iç limandan oluşmaktadır.Лежит между Которосльной набережной и улицей Трефолева.
Buna rağmen 12 saatlik bir çabayla, zorlukla da olsa, iki gemi de Korfu Limanı'na ulaşabildi.Только спустя 12 часов оба эсминца удалось привести в гавань Корфу.
Her iki gemi, yardım isteyerek limana ulaştılar.Оба корабля дошли до порта своим ходом.
Yeni Zelanda limanında Fransız Gizli Servisi tarafından 10 Haziran 1985'te batırılmıştır.Был потоплен в новозеландской бухте агентами французской разведки 10 июля 1985 года.
Liman, mercan taşından yapılan evler ile çevrilidir.На кочевых стойбищах жилище — шалаш из веток.
1999’da başka bir liman olan Game Boy Color’da çıktı.В 1999 году появился порт для Game Boy Color.
İkinci deniz Harp Okulu yanıp kül oldu, liman bombalandı ve depolar talan edildi.Снова была сожжена морская школа, разрушены порт и зерновые склады.
Bazı birlikler limana çıkartıldı.В порт были скрытно введены войска.
Uğranan her limanda binlerce insan büyük donanmayı görmek için limana akın etmiştir.Во время визитов в средиземноморские порты корабль посетили тысячи людей.
Limana en yakın hava alanı 50 km uzaklıktaki Adana’dadır.Ближайший международный аэропорт находится в Адане — в 50 км от порта.
Tek ve en büyük limanı Saint Pierre'dedir.Основным и старейшим из них является порт Санкт-Петербург.
Seyahat sırasında 43 bin deniz mili (80 bin km) katedilmiş ve altı kıtada 20 limana uğranmıştır.Они преодолели около 43 000 морских миль (80 000 км) и посетили 20 портов на 6 континентах.
18 - 22 Kasım 1986 tarihleri arasında Yunanistan'ın Pire limanını ziyaret etti.С 18 по 22 ноября 1986 года нанёс визит в греческий город Пирей.
Long Beach limanı dünyadaki en büyük limanlardan birisi olarak görülmektedir.Порт Лонг-Бич является одним из самых крупных портов мира.
Tabloda Baltık Denizi kıyısındaki bir liman günbatımında betimlenmektedir.На картине изображён порт на берегу Балтийского моря во время заката.
Denizaltı 15 Ağustos sabahı limana girmiştir.Платформа прибыла в порт утром 12 апреля.
Adaya San Diego limanından hareket eden Luska'nın Çağrısı adlı gemi gönderilir.На остров их доставляет судно «Lusca’s Call», приписанное к порту в Сан-Диего.
Kuşadası limanı.Параллельный порт.
Brugge limanı ise Antwerp limanına göre daha güvenli kalıyordu.Порт Амстердама извлёк весьма большую пользу из блокады порта Антверпена.
Eski bir Etrüsk limanıdır.Бывший порт для Депута́тского.