Ana içeriğe geç
Sözlük

liman ile cümle

liman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şehir ayrıca Kuzey Kore'nin dış ticareti için önemli bir limandır.Es una ciudad industrial que sirve como un gran puerto para el comercio norcoreano.
Incheon, Incheon Limanı ve Incheon Uluslararası Havalimanı nedeniyle önemli bir ulaşım merkezidir.Terminal de pasajeros en el Aeropuerto internacional de Incheon, Incheon, Corea del Sur.
Yeni kentin pek çok bankacılık ve finans merkezinin ana binası liman alanında bulunmaktadır.Cerca de una docena de entidades bancarias y financieras se han establecido en la ciudad.
Büyük bir limana sahiptir.Tiene un importante puerto marítimo.
Başlıca limanları Szczecin, Świnoujście, Gdynia ve Gdansk'tır.Los mayores puertos marinos son los de Szczecin, Świnoujście, Gdansk, Gdynia, Police y Kołobrzeg.
Eski Liman: Eski kasaba alanında geleneksel Dhow inşa alanını gören bir yerdedir.Zona Luz: Comprende el casco antiguo del centro histórico de la ciudad.
Karaköy, Bizans zamanından beri bir liman alanına sahipti.Cos tuvo asentamientos importantes desde la Edad del Bronce.
Finalde iki tane vaka bulunmaktaydı, ilki Rotterdam limanındandı.El tango Como dos extraños tuvo origen en el Marabú.
Dalvík ithalat ve balıkçılık için bölgesel bir ticaret limanıdır.El puerto de comercial Dalvík es de tipo regional y está destinado a la importación y la pesca.
Honolulu kelime anlamı olarak "Korunaklı Liman" ya da "Sakin Liman" anlamına gelmektedir.En hawaiano, "Honolulu" significa "bahía resguardada" o "lugar de resguardo".
Her yıl 10 milyon ton kargo bu limana ulaşmaktadır.El año pasado, más de 9 millones de toneladas de carga han pasado a través de este puerto.
Hayfa liman kenti, bütün Celile için ekonomik bir merkez durumundadır.La ciudad portuaria de Haifa sirve como un centro comercial para toda la región.
Haçlı filosu limandan ayrıldı.Un convoy repleto abandona el puerto.
Ancak Roma ileri postaları filoyu limana ulaşmadan önce saptamıştır.Los centinelas romanos los descubrieron mucho antes de que llegaran a la costa.
Kentteki liman sürekli genişletilip büyütüldü.Los límites de la ciudad se expandían constantemente.
Bana limana giden yolu gösterir misiniz?Potete mostrarmi la via per il porto?
Tobruk stratejik önemi olan bir limandı.Tobruch era un porto di rilevanza strategica.
Bölgede bulunan limanlar bir zamanlar dünyanın en büyük limanı olan Londra Limanı'nın bir parçasıydı.I docks erano anticamente parte del Porto di Londra, un tempo il più grande porto del mondo.
Bu görevli Liman Amiral'in rolüne benzer bir görev yapıyor olabilir.Potrebbe essere stato una carica simile a quella di Ammiraglio di porto.
Batum limanı, Kazakistan ve Türkmenistan'dan gelen petrolün taşınması için kullanılır.Il porto di Batumi viene utilizzato per la spedizione del petrolio proveniente dal Kazakistan e Turkmenistan.
Ülkenin en büyük limanı ve tek şehridir.È il porto principale e l'unica vera città del paese.
Wasserschutzpolizei (WSP) - Limanlardan, nehirlerden ve göllerden sorumlu deniz birimidir.Wasserschurzpolizei (WSP): è la polizia fluviale responsabile della sicurezza di fiumi, laghi e delle baie.
Bu antlaşma ile Fransa, sadece birkaç limanı elinde tutma hakkıyla yetinecekti.Come risultato del trattato, la Francia fu in grado di garantirsi solo alcuni porti costieri sul Mediterraneo.
Litvanya, liman alt yapısına ait büyük yatırımlarını kaybetti.La Lituania perse anche i suoi forti investimenti nelle infrastrutture del porto.
Daha sonra, Bulvar, Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı'na kadar genişletildi.Successivamente, il lungomare è stato esteso fino al porto commerciale internazionale di Baku.
Taranto limanına 1943'te bırakılan mayın çukur açmıştır.Fu affondata da una mina nel porto di Taranto nel 1943.
Limana en yakın hava alanı 50 km uzaklıktaki Adana’dadır.L'aeroporto più vicino è quello di Adana a 42 km di distanza.
Bu dönemde sonra Oostende önemli bir liman haline geçti.Dopo quest'epoca Ostenda si tramutò in un porto di una certa importanza.
Balık endüstrisi ve modern bir balıkçı filosu ile önemli bir limanı vardır.Non a caso, ha un importante porto con una moderna flotta peschereccia.
1840’tan itibaren ise yeniden Afrikalı köle ticaretinin önemli limanlarından olmuş, tekrar büyümüştür.A partire dal 1840, la città ridiventa un grande porto coloniale e commercia di nuovo con l'Africa.
Barbados'un The Deep Water Harbour adlı uluslararası limanı da burada bulunmaktadır.St. Michael è anche la sede del porto internazionale di Barbados - il Deep Water Harbour.
Ülkenin ithalat ve ihracatını gerçekleştirdiği tek büyük limanı ise Lomé'de bulunmaktadır.Il porto e l'aeroporto principali del paese si trovano a Lomé.
Baixa limana yakın yerleşim bölgesidir ve dar ve eski sokakları ve eski koloni binaları mevcuttur.La baixa è collocata vicino al porto ed è caratterizzata da vie strette e vecchi edifici coloniali.
Bu yüzyılın sonlarında çağdaş bir liman kurulana kadar nüfus artmadı.La popolazione non crebbe di molto finché non fu costruito il porto moderno alla fine del XVIII secolo.
Bu yüzden denize açılacakları bir limana ihtiyaçları vardı.Era necessario attraccare in un porto.
Bu göç noktalarının en önemlilerinden birisi de Samsun limanıydı.Il più vitale di questi era il porto di Tunisi.
Ayrıca Korint körfezinde bulunan limanların kontrolünü ele geçirmiştir.Egli prese inoltre controllo dei porti sul golfo di Corinto.
Romalılar ve Bizanslılar döneminde Pelusium önemli bir liman şehri olmuştur.Durante le epoche romana e poi bizantina fu una importante città dell'Hauran.
Limanı, ülkenin en önemli limanlarından biridir.Il suo porto è uno dei più importanti del paese.
Kara liman yunusu (Phocoena spinipinnis), Güney Amerika'ya kıyılarına endemik bir musurgil türü.La focena spinipinne (Phocoena spinipinnis) è una specie di focena endemica delle coste del Sudamerica.
Osaka Körfezi'ndeki başlıca limanlar Osaka, Kobe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki ve Hannan'dır.I maggiori porti della baia sono quelli di Ōsaka, Kōbe, Nishinomiya, Sakai, Amagasaki e Hannan.
Rotterdam Limanı Avrupa’da en geniş liman'dır.Il porto di Rotterdam è il più grande porto in Europa.
Dalvík ithalat ve balıkçılık için bölgesel bir ticaret limanıdır.Il porto di Dalvík è importante per l'import e l'export del pescato.
Trieste gerçek ki merkezi Avrupa'nın büyük limanıydı.Anversa fu il più importante porto dell'Europa occidentale.
Ama günümüze bir liman kalıntısı kalabilmiştir.È attualmente in costruzione un nuovo porto.
4 Temmuz'da Yavuz Tuapse limanını bombalayarak bir buharlı gemi ve bir motorlu uskuna batırdı.Il 4 luglio la Yavuz cannoneggiò il porto di Tuapse, dove affondò un vapore e uno schooner.
Bu havaalanı New York ve New Jersey Liman İdaresi tarafından işletilmektedir.È gestito dalla Bombardier Transportation per conto della Port Authority of New York and New Jersey.
Hiçbir limana bulunmamaktadır.Non esiste un porto...
Gerçek balina liman yunusunun hatta hiç sırt yüzgeci yoktur.A valle di Forno il corso del torrente non presenta affluenti di particolare rilievo.
Şehir bir limana sahiptir.La città dispone di un porto commerciale.
Önemli bir limandır.È un porto franco.
Liman trafiğinde akaryakıt, özellikle petrol trafiği büyük yer tutar.Primo fra tutti, il trasporto, specie se ci riferiamo all'ambiente marino.
Liman şehridir ve liman açık denize baktığı için fırtınalara açıktır.La città sorge sul mare e questo la rende visibile dal porto.
Naantali Limanı, mal ticareti bakımından Finlandiya'nın üçüncü büyük limanıdır.Il porto di Cartagena, infine, è il 4° porto di Spagna per traffico di merci.
Vancouver Limanı dünya ölçülerinde önemli büyüklüktedir.Il lupo di Vancouver è di medie dimensioni.
Yeni kentin pek çok bankacılık ve finans merkezinin ana binası liman alanında bulunmaktadır.I maggiori centri bancari e finanziari cominciarono a sorgere nella zona del porto.
Bu liman güvenli.)È sede di tribunale.)
Şing Mun Nehri Tai Wai bölgesinden başlar ve Şa Tin kasabasın merkezinden geçerek Tolo Limanı'na akar.Lo Shing Mun scorre dall'area di Tai Wai, attraversa il centro della città di Sha Tin, fino a Porto Tolo.
Denizaltı 15 Ağustos sabahı limana girmiştir.Lo squadrone giunse nel porto il 5 ottobre.
Lunenburg, Lunenburg İlçesi, Nova Scotia, Kanada'daki bir liman kentidir.La contea di Lunenburg è una contea della Nuova Scozia in Canada.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod