İki örgütlenmede aynı lider kadrosunu ve aynı idari binaları paylaşmaktadır.Regroupement des deux centres hospitaliers sous un même pouvoir organisateur.
Hatnuah Partisinin lideri.Majorité bonapartiste.
Lideri Muhammed Abdullah’tır.Son directeur est Muhammad Salim Abdullah.
O dönemde Rusya’da çok az Bolşevik lider bulunmaktadır.Les bolcheviques étaient encore peu nombreux dans la région.
Çoğu zaman bir lider gibi davranır.Elle se pose parfois comme chef.
Tarihçi ve siyasetçi Pavel Milyukov partinin varlığı süresince tek lideri olmuştur.L'historien Pavel Milioukov a été chef du parti tout au long de son existence.
Seçimleri Clement Attlee liderliğindeki İşçi Partisi kazandı.Le Parti travailliste remporte une victoire écrasante, avec Clement Attlee à sa tête.
Alman Kızıl Haçı'nın lideri.Président de la Croix-Rouge française.
1928'de, Liderliğini, amcası Panayis Çaldaris'in yürüttüğü Halk Partisi'ne üye oldu.En 1928, il rejoignit le Laïkó Kómma, dirigé par son oncle Panagis Tsaldaris.
Büyük bir suç örgütünün lideridir.Il est chef d'un gang criminel.
2004 Global Yolsuzluk Raporunda Lazarenko, Dünyadaki En çok Yolsuzluk Liderleri listesinde yer aldı.En 2004, Global Transparency Report liste Duvalier comme un des leaders politiques les plus corrompus.
Çetenin lideri ve en akıllısıdır.Elliot : C'est le chef de la bande et le plus intelligent du groupe.
Hizmetçi durumu lidere anlatır.La statue opine du chef.
Robert de Sablé, Tapınak Şövalyeleri'nin Lideri, Altaïr'in dokuzuncu hedefi.Robert IV de Sablé, seigneur de Sablé, est le onzième maître de l'ordre du Temple.
1994: Bahreyn, Bahreyn demokrasinin restorasyonu için Şii liderliğindeki isyan 1990'lar Ayaklanması.1994 : révolte des chiites à Bahreïn demandant la démocratisation du pays.
Amerikan askeri liderleri arasında Japonya'yı yenmek için önerilen iki plan arasında anlaşmazlık bulunuyordu.Mais il y avait désaccord entre les deux stratégies proposées pour écraser l'empire du Japon.
2005 yılından beri Komünist Parti'nin protesto mitinglerine liderlik etmiştir.Il préside depuis 2009 le Centre d'action sociale protestant.
Siyasi liderler foruma ilk kez 1974 yılında davet edilmiştir.Des responsables politiques sont ainsi invités pour la première fois à Davos en janvier 1974.
Kumsusan Güneş Sarayı, komünist bir lidere ithaf edilen dünyadaki en büyük müzedir.Kumsusan est le plus grand mausolée du monde dédié à un dirigeant communiste.
1936) 5 Haziran - Meksikalı devrimci köylü lideri Pancho Villa. (ö.5 juin : Pancho Villa, révolutionnaire mexicain.
En yaşlı dişi gruba liderlik eder.Le plus vieux mâle sert en tant que chef de la tribu.
Ayrıca 2009'dan beri Almanya Korsan Partisi'nin lideridir.Depuis décembre 2011, elle est membre du Parti pirate allemand.
Almanya, kuruluşundan beri Avrupa Birliği içinde lider rol oynamaktadır.Il préside Rugby Europe depuis sa création.
Kendisi aslında kazazedelerin arka plandaki lideridir.Il semble être en fait complice avec les fantômes du lieu.
Bu seçimlerde aldığı yüzde 67'nin üzerindeki oy oranından cesaret alan Sarıgül, CHP liderliğine aday oldu.Le scrutin, organisé dans des conditions controversées, donne 67 % pour le Oui.
Ülkesi Tunus'ta bir siyasi partiye liderlik eden ilk kadın siyasetçi olmuştur.Elle devient ainsi la première femme à diriger un parti politique tunisien.
Chen Li-fu, adeta partinin lideri olarak görülüyordu.Chen Lifu est considéré comme le chef du parti.
11 Ocak - Liberal Demokrat Parti lideri Ryūtarō Hashimoto Japonya Başbakanı oldu.11 janvier : Ryūtarō Hashimoto, Premier ministre du Japon.
1897) 1947 - Bugsy Siegel, Amerikalı mafya lideri (d.1947 : Bugsy Siegel, mafieux américain.
Bu liderliği Danimarka'nın elinden almıştır.Elle est remportée par le Danemark.
1996'da Knesset'e seçildi ve sonra İşçi Partisi lideri oldu.En 1996, elle est élue à la Knesset avec le parti ouvrier.
Mihail Gorbaçov 1985'te Sovyetler Birliği'nin lideri oldu.Mikhaïl Gorbatchev prend la tête de l'URSS en 1985.
Liderleri Ky'dır.Leur chef est Ono Geku.
Belisarius bunun yerine Europum'a doğru ilerleyerek oradaki diğer liderleri çağırdı.Le Paris-Orléans fit accepter à la place un nouvel itinéraire par Brétigny.
Modern Amerikan futbolu'nda, Quarterback hücum takımının lideri konumundadır.Avec l'équipe de football américain, il joue au poste de quarterback.
Backstage grubu olan The Clique lideriydi.Sortie de Backstreet's Back des Backstreet Boys.
1989 - Doğu Almanya lideri Erich Honecker istifa etti.En octobre, le chef du SED Erich Honecker démissionne.
Luke Cage, Secret Avengers'ın yeni lideri olur.Après Secret Invasion, Luke Cage intègre les New Avengers.
Liderleri adamlarını uyandırmaya geldiğinde hepsinin ya ölü ya da kaçtığını görür.Ils y accostent et constatent que tous ses occupants sont disparus ou morts.
Lidere tartışmasız itaat edilir.L’auteur est considéré comme incontrôlable.
Roh seçimi az bir farkla muhalefet liderleri Kim Dae-Jung ve Kim Young-Sam karşı kazandı.Le résultat est une victoire morale majeure pour l'opposition, menée par Kim Dae-jung et Kim Young-sam.
Liderliğini Chiang Kai-shek'in yakın arkadaşları Chen Guofu ve Chen Lifu kardeşler yapmaktaydı.Elle est dirigée par les frères Chen Guofu et Chen Lifu, amis de Tchang Kaï-chek.
Müslüman lider Selahaddin Eyyubi ordularını toplar ve Kudüs'e yürür.Dieu, il convient de chanter tes louanges en Sion ; et de t'offrir des sacrifices à Jérusalem.
O 2008 yılından 2011 yılına kadar İskoç Liberal Demokratların Lideri.Il fut auparavant président des libéraux-démocrates de 2004 à 2008.
Mobil iletişim alanlarında yeni bir lider yaratmak.Elle présente aux animateurs un nouvel émetteur mobile qui tient dans un camping-car.
Yarış başlarken Mika Häkkinen liderliği Michael Schumacher'den aldı.Marquée par un carambolage au départ, la course est remportée par Michael Schumacher.
Çetenin lideri, eğer silahlarını geri vermezse onları öldüreceğini söyler.Votre fils est notre prisonnier… Si vous ne vous rendez pas, nous le fusillerons.
Moonlight Angel şarkısının sözlerinin yazımına Lee Jae-jin, bestelemesine de lider Choi Jong Hoon eşlik etti.Pour la chanson Moonlight Angel, Lee Jae-jin a co-écrit les paroles et Choi Jong Hoon co-composé la musique.
Kádár liderliğinin ilk döneminde pek çok sorunla yüzleşmek zorunda kaldı.À ce moment, le prince avait plusieurs problèmes à régler.
Nijerya’nın Ulusal Hac Komisyonu’nda kadınların lideri olarak görevliyken hayatını kaybetmiştir.Elle est morte alors qu'elle était à la tête des femmes de la National Hajj Commission du Nigeria.
Beecher, Aryanların lideri Schillinger'le aynı koğuşta kalır, tecavüze uğrar.Beecher témoigne contre Schillinger, qui est déplacé en isolement.
Bu ittifakın liderliğini Suession'ler kralı olan Galba yapmaktaydı.Toutes ces forces devaient être dirigées par Galba, roi des Suessions.
İsyancı koalisyonun lideri Michel Djotodia, aynı gün kendisini cumhurbaşkanı ilan etti.Michel Djotodia, chef de la rébellion, s'autoproclame président de la République.
Bir Lider OlabilmekUn chef !
Statü gereği F grubunu lider tamamlayan İstanbul Başakşehir ile eşleşti.Il s'occupe de la section 4A qui devait lutter contre les communistes.
Terry Crews: Dedektif Teğmen Terence "Terry" Jeffords ekip lideridir.Terry Crews dans le rôle du sergent Terry Jeffords.
2006 yılında VVD lideri oldu.Il a été élu président de la section du VVD d'Amsterdam en 2006.
6. Don: Bu rütbe ise ailenin liderini temsil eder.Don – Le Don est à la tête de la famille.
2013'te yine televizyon dizisi Mob City'de kadın lideri olan Frank Darabont ile tekrar bir araya geldi.En 2013, elle retrouve le réalisateur Frank Darabont avec la série Mob City.
Partinin liderliği Ahmed Ouyahia tarafından yürütülmektedir.Il est reconduit au sein du gouvernement d'Ahmed Ouyahia.