lider ile cümle
lider kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O 2008 yılından 2011 yılına kadar İskoç Liberal Demokratların Lideri.Il fut auparavant président des libéraux-démocrates de 2004 à 2008.
Mobil iletişim alanlarında yeni bir lider yaratmak.Elle présente aux animateurs un nouvel émetteur mobile qui tient dans un camping-car.
Yarış başlarken Mika Häkkinen liderliği Michael Schumacher'den aldı.Marquée par un carambolage au départ, la course est remportée par Michael Schumacher.
Çetenin lideri, eğer silahlarını geri vermezse onları öldüreceğini söyler.Votre fils est notre prisonnier… Si vous ne vous rendez pas, nous le fusillerons.
Moonlight Angel şarkısının sözlerinin yazımına Lee Jae-jin, bestelemesine de lider Choi Jong Hoon eşlik etti.Pour la chanson Moonlight Angel, Lee Jae-jin a co-écrit les paroles et Choi Jong Hoon co-composé la musique.
Kádár liderliğinin ilk döneminde pek çok sorunla yüzleşmek zorunda kaldı.À ce moment, le prince avait plusieurs problèmes à régler.
Baş: "Lider", "Başkan".Protoproèdre : « premier président ».
Nijerya’nın Ulusal Hac Komisyonu’nda kadınların lideri olarak görevliyken hayatını kaybetmiştir.Elle est morte alors qu'elle était à la tête des femmes de la National Hajj Commission du Nigeria.
Beecher, Aryanların lideri Schillinger'le aynı koğuşta kalır, tecavüze uğrar.Beecher témoigne contre Schillinger, qui est déplacé en isolement.
Bu ittifakın liderliğini Suession'ler kralı olan Galba yapmaktaydı.Toutes ces forces devaient être dirigées par Galba, roi des Suessions.
İsyancı koalisyonun lideri Michel Djotodia, aynı gün kendisini cumhurbaşkanı ilan etti.Michel Djotodia, chef de la rébellion, s'autoproclame président de la République.
Bir Lider OlabilmekUn chef !
Statü gereği F grubunu lider tamamlayan İstanbul Başakşehir ile eşleşti.Il s'occupe de la section 4A qui devait lutter contre les communistes.
Terry Crews: Dedektif Teğmen Terence "Terry" Jeffords ekip lideridir.Terry Crews dans le rôle du sergent Terry Jeffords.
2006 yılında VVD lideri oldu.Il a été élu président de la section du VVD d'Amsterdam en 2006.
6. Don: Bu rütbe ise ailenin liderini temsil eder.Don – Le Don est à la tête de la famille.
2013'te yine televizyon dizisi Mob City'de kadın lideri olan Frank Darabont ile tekrar bir araya geldi.En 2013, elle retrouve le réalisateur Frank Darabont avec la série Mob City.
Partinin liderliği Ahmed Ouyahia tarafından yürütülmektedir.Il est reconduit au sein du gouvernement d'Ahmed Ouyahia.
Ta ki 2006'nın sonunda Teksas liderliği eline alıncaya kadar.Depuis 2006, elle a été dépassée par le Texas.
Kanada),Bermuda'nın şimdiki Premier'i ve Bermuda İlerici Emek Partisi (PLP) lideridir.Le Premier Ministre des Bermubes ((en) : Premier of Bermuda) est le chef de l’exécutif des Bermudes.
Filistin Halk Direniş Komiteleri'nin lideriydi.Le futur chef de la résistance humaine.
Tavşan her konuda bilgiçlik taslar ve liderlik eder ama en kolay soğuk kanlılığını yitiren de O'dur.C'est le candidat qui s'impatiente et c'est lui aussi qui perd son sang-froid.
Parti içindeki De Groot liderliğine karşı muhalefet bu sırada büyümektedir.Son engagement politique à l'extrême-gauche s'accroît alors durant cette période.
Sarı mayo, genel klasman liderine verildi.De couleur ocre, il est attribué au leader du classement général.
Şogunluğun lideri.Survivante de la Shoah.
SR liderleri idam cezasına çarptırılsalar da idam edilmeyecek ve çeşitli hapis cezalarına çarptırılacaklardır.Ils ne seront jamais attrapés par les autorités et échappe ainsi à une condamnation à mort certaine.
Tanzim: Marwan Barghouti liderliğindeki, Fetih’in kollarından biridir.Marouane Barghouti, dirigeant palestinien, l'un des leaders du parti Fatah.
Tüm yetkileri, cunta lideri olarak General Augusto Pinochet devraldı.Départ du général Augusto Pinochet.
Ana Lucia kuyruk kısmı kazazedelerinin lideri olur.Ana Lucia devient alors le chef de la section arrière.
Yüzbaşı John Price - 22. SAS birliğinin lideri.Capitaine Stark : capitaine au 22e de cavalerie.
1952'ye kadar partinin lideriydi.Kraus a été chef du parti jusqu'en 1952.
1962: Ülkenin diktatör haline Genel Ne Win, liderliğindeki Burma 1962 askeri darbesi.Genève : Ed. du Protestant, 1961 La base du monde qui vient.
Afrikalı liderler 17 komisyon üyesi arasında çoğunluğu oluşturmaktadır.Les parlementaires sont notamment très contactés lorsqu’ils président une des dix-sept commissions.
Ve daha önemli, daha büyük bir lider bulabileceğini göstermek istiyordu.Le chef y garde donc un rôle plus important.
Organizasyon, iletişim ve liderlik becerileri önemli gereksinimlerdir.La formation, la communication et la motivation représentent principalement le leadership.
Powerpuff Girls'ün lideridir.Elle est dirigée par la famille Puig.
Ana Lucia'nın liderlik tarzı Jack'inkinin tam tersiydi.Et le sentiment de culpabilité éprouvé par Leuci a servi le personnage de Jack.
Lider tek güçtür, tanrısaldır, her şeyi bilir, her şeye hakkı vardır.Il est le dieu sage par excellence, celui qui dispose de tous les savoirs.
Ogio aynı zamanda Demokratik Halk Hareketi partisinin lideridir.Dexter est toujours à la tête du Nouveau Parti démocratique.
Dünyaca tanınmış liderlerle röportaj yaptı.C'est un officier aux compétences de leadership mondialement reconnues.
Lucius Aelius Sejanus Roma İmparatorluk muhafızlarının lideri oldu.Lucius Aelius Lamia devient préfet de Rome.
Eddy 'Eddy "Edler"in resmi olmayan lideridir.Inferno C'est la forme de Soul Edge quand elle n'a pas d'hôte.
Halihazırdaki lideri Ebu Nidal al-Aşkar'dır. ^ ^L'organisation est actuellement dirigée par Abu Nidal al-Ashqar.
Lideri bulunduğu Komünist Parti'sini lağvederek Barış Partisi adıyla reorganizasyona tabi tuttu.Le pape nomme un commissaire général avec mission de rétablir la paix dans l'Ordre.
Ayrıca Güney Koreli kız grubu Dal Shabet'in lideridir.Elle est mieux connue pour être membre et leader du girl group sud-coréen Dal Shabet.
İsyancılara liderlik etmektedir.Il se rallie aux insurgés.
Genel anlamda önder, lider, devlet başkanı anlamlarına gelir.Au sens large, le ministre signifie tout membre du gouvernement.
2009 yılında Kadima Partisi liderliğine aday oldu ancak az bir farkla Tzipi Livni'ye yenildi.En 2008, Mofaz se présente à la présidence de Kadima, mais il est battu de justesse par Tzipi Livni.
Queen grubunun lider gitaristi Brian May’in aslında iyi bir gökbilimci olduğunu biliyor musunuz?Brian May, guitariste britannique du groupe de rock Queen, est un amateur de stéréoscopie.
Daha o dönemde çocuk korosuna liderlik etti.À cette époque il aurait en effet eu l'âge approprié.
Solidarność lideri Wałęsa 1990 yılında Polonya Cumhurbaşkanı seçilir.Lech Wałęsa est élu président de la République de Pologne en 1990.
1955) 1907 - Baldur von Schirach, Nazi Almanyası'nda Hitler Gençliği lideri (ö.Baldur von Schirach (1907-1974), le chef des Jeunesses hitlériennes dans l'Allemagne nazie.
2014 yılından beri görevde olan İskoç Ulusal Partisi lideri.Sélectionneur de l'équipe d'Écosse depuis 2014.
5 Kasım 2010'da Çağrı Mert Bakırcı liderliğinde kurulmuştur.A son retour le 5 décembre, elle est couronnée par le cardinal Gracias.
2005 - Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani, Irak Cumhurbaşkanlığı'na getirildi.2005 : le Kurde Jalal Talabani est élu président d'Irak.
Önce bu kargaşalık lidersiz halk hareketi olarak görülmekte idi.Dans un premier temps, l'opération fut considérée comme un échec par l'opinion publique.
1991'den beri Sırp Yenileme Hareketi'nin lideri.Commandeur de l'Ordre du Phénix depuis 1991.
Süryani Katolik Kilisesi lideri Peter VII Jarweh saldırılarda yaralandı ve bir yıl sonra öldü.Sa mort a grandement affecté le roi George V, qui est décédé un mois plus tard.
1997-2017 yılları arasında Gerçek Finler partisinin lideri olmuştur.De 2013 a 2017, il est vice-président des Vrais Finlandais,.
Almanya liderleri umudunu kaybediyordu.Los líderes alemanes estaban perdiendo la esperanza.