lider ile cümle

lider kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu liderler, belli bir tür üzerinde uzmanlaşmıştır.Dieser Ausschüsses sind eher spezialisiert auf bestimmte Themen.
Ligi uzun süre lider götürüp ikinci olarak bitirdiler.Mit diesem Ergebnis blieb er lange in Führung und kam am Ende auf den zweiten Rang.
Çok disiplinli bir liderdir.Er ist disziplinarischer Vorgesetzter.
2010 seçimini kaybeden Gordon Brown başbakanlıktan ayrıldığı gün İşçi Partisi liderliğinden de istifa etti.Nach der Niederlage der Labour Party bei der Unterhauswahl 2010 trat Gordon Brown vom Parteivorsitz zurück.
Konferans yarı finalindeki rakipleri Chris Paul'un liderlik ettiği Los Angeles Clippers takımı oldu.Er war Teil eines Trades, der den Clippers Chris Paul nach Los Angeles brachte.
2013 Tour of California'da kariyerinde ilk genel klasman liderliğini kazanmıştır.2013 schied sie bei der Qualifikation zu den Qatar Total Open bereits in der ersten Runde aus.
Liderlerinin ölümü ile asi ordu muharebe alanından kaçmaya başladı.Nach dem Tod ihres Anführers flohen die Engländer vom Schlachtfeld.
1249 yılında da Guelfoların liderleri sürgüne gönderilmiştir.Im Jahre 1249 wurden beide Burgen gemeinsam urkundlich erwähnt.
Zamanla bir direniş örgütünün lideri olacaktır.Zeitweise war sie die führende Oppositionsorganisation.
İlk günü Mark Cavendish lider tamamladı.Dies betraf unter anderem den Führenden der Sprintwertung Mark Cavendish.
Omni: Troobianlar'ın lideridir.Zu ihnen werden die Dromaeosauridae und die Troodontidae gezählt.
1972 - Fransa'da Jean-Marie Le Pen liderliğinde aşırı sağcı/faşist parti Ulusal Cephe kuruldu.1972 war er mit Jean-Marie Le Pen maßgeblich an der Gründung des Front National beteiligt.
1948 - Hindistan lideri Mahatma Gandi, Yeni Delhi'de öldürüldü.1948: Der radikale Hindu-Nationalist Nathuram Godse erschießt in Neu-Delhi Mahatma Gandhi.
25 Ekim 2017'den itibaren kendisinin liderliğinde kurulan İYİ Parti'nin genel başkanıdır.Seit dem 25. November 2017 ist sie die Vorsitzende ihrer Partei.
Cano'nun FARC'ın önde gelen ideolojik liderlerinden birisi olduğu düşünülmektedir.Chávez sieht die FARC als legitime Verhandlungspartei an.
İlahi Kemer: Lideri, Egalmoth'tur.Göttlicher Gipfel: Oben bei Gustav Klimt.
"Eski liderler gözaltında.Alte Kameraden Vol.
Führer, vatandaşlık belgesini şehrin Nazi lideri Albert Forster'ın elinden aldı.Zum Chef der Zivilverwaltung wurde der Danziger Gauleiter Albert Forster bestellt.
Bunlardan biri SİRİZA'nın meclis lideri olacak Çipras'tı.Er war unter anderem Vorsitzender des Diakonissenhauses Siloah.
Bunu sadece liderleri tarafından yanlış yönlendirilen İsrail halkının iyiliği için yaptım.Damit wurde er auch zum Wegbereiter der erst nach seinem Wirken erfolgten Anerkennung der jüdischen Gemeinde.
Sahibi sürünün liderinin kendisi olduğunu köpeğe öğretebilir.Die Mannschaft denkt, dass der Hund der Kapitän sei.
Özgürlükçü bir kitle kuramının temel meselesi ise, kitlenin liderden nasıl kurtulacağı sorusu olacaktır.Das grundlegende Dilemma der Invasionsabwehr war die Frage, wo der Gegner geschlagen werden sollte.
Abhisit daha sonra parti lideri olarak yeniden seçilmiştir.Abhisit wurde erneut parlamentarischer Oppositionsführer.
1400-1415: Owain Glyndwr liderliğindeki Welsh isyanı.Ende 1400 brach die Rebellion von Owain Glyndŵr aus.
1978-79 sezonunun ikinci yarısı 2. lig lideri Wormatia Worms takımını çalıştırdı.Horr spielte 1977/78 für den Zweitliga-Aufsteiger Wormatia Worms.
Ana madde: Kızıldere Olayı THKO liderlerinin idamlarını engellemek için eylem yapılması hala gündemdeydi.Es war also nur noch eine Frage der Zeit, bis die letzten Indianer kapitulieren würden.
Kolektif liderlik, örgütsel yapı içerisinde iktidarın dağılımıdır.Ein Führungsgrundgebiet dient der Strukturierung von Fähigkeiten innerhalb einer Führungsorganisation.
Zaten o zamanlarda Lenin partinin fiili lideriydi.Er war in dieser Zeit einer der wichtigsten Vertrauten von Lenin.
Askeri ve politik liderleri seçebilme.Politische und militärische Führung.
IBM' in PC bölümünü satın almasıyla, 2004 yılında Çin'de pazar lideri oldu.Mit seinem Avantgarde-Projekt dp-S tourte er 2004 durch China.
Takımın lideri ve kaptanı oldu, Aris kaptanı Nikos Galis ile karşılaştırılacak noktaya geldi.Dem war dem damaligen Meister Aris mit der Verpflichtung Nikos Galis gelungen.
O, Nartların lideri Örüzmek’in karısıdır.Sie ist die böse orange Anführerin der Meerjungfrauen.
Liderlik Lucien Petit-Breton'un eline geçti.Damit war der Weg frei für den ersten Toursieg von Lucien Petit-Breton.
Vietnam Savaşı'nda piyade takım lideri olarak yer aldı.Als Staff Sergeant der Infanterie zog er in den Vietnamkrieg.
1757) 1759 - Georges Danton, Fransız avukat ve Fransız devriminin liderlerinden (ö.April: Georges Danton, Rechtsanwalt, Politiker in der Französischen Revolution (* 1759) 05.
Dünyaca tanınmış liderlerle röportaj yaptı.Begegnungen mit berühmten Persönlichkeiten in aller Welt.
Latince archi (baş) ve dux (lider) kelimelerinden türemiştir.Der Name Bagavan besteht aus den Wörtern Bagi (Idol) und avan (Stadt).
Ayrıca Amal Hareketi'nin lideridir.Außerdem war er an der Charité tätig.
Onun liderliğinde PIP sosyal demokrat bir çizgide yürümüştür.Unter seiner Führung schlug die Partei einen sozialdemokratischen Kurs ein.
İki lider Glassboro'da buluşmaya karar verirler.Die beiden Männer beschatten Clara auf dem Glastonbury Festival.
1999 - Saparmurat Niyazov, kendisini Türkmenistan'ın yaşam boyu lideri ilan etti.1999: Saparmyrat Nyýazow wird vom turkmenischen Parlament zum Präsidenten auf Lebenszeit ernannt.
Partinin lideri emir olarak anılır.Das Amt des Başkan heißt Başkanlık.
Hatay'ın Türkiye'ye katılması mücadelesinin önde gelen liderlerinden biri oldu.Melek war eine der führenden Persönlichkeiten, der sich für die Eingliederung Hatays in die Türkei einsetzte.
Etkin liderler sadece organizasyonun güvenine sahip oldukları için otoriteye sahip olduklarını bilirler.Vorgesetzte konnten nur aufgrund ihrer Dienststellung als Funktionsträger Autorität ausüben.
Demokratik Sol İttifak'ın lideridir.Rüegg gehörte zum linken Flügel der Demokraten.
İkinci çocukları William Giles Roberts da bir lider oldu.Er hatte einen jüngeren Bruder, William Giles Roberts.
Romanya Sosyal Demokrat Partisi (PSDR) eski lideri, 2001 yılından bu yana Sosyal Demokrat Parti (PSD) üyesi.Grindeanu ist Mitglied der sozialdemokratischen Partei PSD seit 1996 (damals noch PDSR).
Gyeru Kabilesi lideri ve başarılı bir tüccar.Norbert wird ein tüchtiger und erfolgreicher Kaufmann.
Eskiden juniorların moda lideriydi.Zuvor war er bereits Juniorenauswahlspieler gewesen.
Bu durum Yahudi liderlerin canını sıkınca Pavlus tutuklattırıldı.Unter Verfolgungen hatten zur Amtszeit von Papst Bonifatius die Juden zu leiden.
Japonya yüksek teknoloji endüstrisinin lideridir.Le Japon est le leader de l'industrie mondiale de haute technologie.
En az 30 dünya lideri Oxford'da eğitim görmüştür.Au moins trente dirigeants mondiaux ont étudié à Oxford.
Gandi önemli liderleri ve siyasi hareketleri etkilemiştir.Gandhi influença d'importants dirigeants et mouvements politiques.
Eski liderleri Jay Park 2010 yılının başında resmi olarak gruptan ayrılmıştır.L'ancien leader, Jay Park quitte officiellement le groupe en début d'année 2010.
1450: Jack Cade liderliğindeki Kent isyanı.1450 : rébellion du Kent dirigée par Jack Cade.
MS 10. yüzyılda Igbo-Ukwu halkı liderlerini fildişleri ile birlikte gömerlerdi.Au Xe siècle, les habitants d'Igbo-Ukwu enterraient leurs dirigeants avec des trompes d'éléphant.
Sovyet atom bombası projesinin lideridir.Il dirigea le projet de la bombe atomique soviétique.
Bunun sonucunda Prusyalı liderler Alman siyasetinde önemli bir role sahip olmayı beklediler.Par conséquent, les dirigeants prussiens entendaient jouer un rôle majeur dans la politique allemande.
1961-1991: Etiyopya karşı Isaias Afewerki'nin liderliğindeki Eritre Bağımsızlık Savaşı.1961-1991 : guerre d'indépendance érythréenne mené par Isaias Afewerki contre l'Éthiopie.
536-537: Stotzas liderliğinde Afrika'da askeri ayaklanma.536-537 : Révolte militaire en Afrique, dirigée par Stotzas.

İlgili Sayfalar