Annesi babasınınsevdiği lezzetli bir yemek yaptı.Czekała tam na niego wciąż ciepła potrawa, którą mama zrobiła na kolację.
Ailesi bir şeyler yemesi için çağırdığında pirinçli çay istedi ve "Bu lezzetli" dedi.Efter att hennes föräldrar hade uppmanat henne att äta någonting begärde hon te och ris och sa "det är bra".
O kadar ki Mark Twain , Çerimoya'yı "insanların bilebileceği en lezzetli meyvelerden biri olarak tanımlar."Mark Twain ansåg frukten vara "den allra mest delikata frukt som människan kände till".
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Ej att förväxla med Finsta.
Çok lezzetli görünecektir.Den är delikat.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Hennes favoritmat är äppelpaj som hennes mamma bakar.
Eti lezzetli olduğu söylenir.Köttet sägs dock smaka illa.
Otlu peyniri çok lezzetlidir.Smaken är, för att vara ost, mycket söt.
Çekirdeğini atabilirsiniz – veya kırıp içinde lezzetli bir öz bulabilirsiniz.Ви грішите, або так грішите, або сяк грішите».
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Не тримати поряд з харчовими продуктами.
Çok lezzetli görünecektir.Так він стає ще смачнішим.
Köyün her tarafında bin bir çeşit sular (çeşmeler) vardır bu sular çok lezzetli ve çok soğuktur.Також у селі є декілька водоспадів з цілющою, холодною та надзвичайно смачною водою.
Lezzetli kımız yapma sanatı eskiden beri çok önemsenir ve nesilden nesile aktarılır.Уміння робити смачний кумис здавна цінувалося і передавалося від покоління до покоління.
Elma lezzetli bir meyvedir.Яблука — радість.
Eti lezzetlidir.М'ясо смачне.
Eti çok lezzetlidir.М'ясо дуже смачне.
Ayrıca en lezzetli olan bu iki tiptir.Останні два аромати є найбільш вираженими.
Akşam yemeğin ne kadar lezzetliydi!Твоя вечеря була така смачна!
Bu su lezzetli.Ця вода смачна.
Nasıl da lezzetli!Як смачно!
Onlar lezzetli.Вони смачні.
Yemek lezzetli görünüyor.Їжа виглядає смачно.
Bagetler lezzetlidir.Багети смачні.
Lezzetli ördeğimi yedik.Ми з'їли мою смачну качку.
Bu gerçekten lezzetliydi.Він був насправді смачним.
Karalahna’nın taze olarak yenmesi pek lezzetli olmasa da siyah şarabı ünlüdür.Хоча їсти цей виноград[…], свіжим не дуже смачно, тому славиться чорне вино зроблене з нього.
Eti çok lezzetlidir.Má velmi chutné maso.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Nenásledování špatných myšlenek.
Otlu peyniri çok lezzetlidir.Tento sýr je chuťově velmi výrazný.
Limon suyu ile haşlanan tavuk daha lezzetli olur.Navíc je pivo z vysmoleného sudu i chutnější.
Hem balıkçıların hem de tüketicilerin sevdiği lezzetli bir balık türüdür.Ostroretka je mezi rybáři velmi oblíbenou sportovní a bojovnou rybou.
Eti lezzetlidir.Carnea este gustoasă.
Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım.Face minunatele plăcinte cu mere pe care copiii ei le adoră.
Lezzetli etinden dolayı ekonomik değeri olan bir balıktır.Este un pește apreciat pentru carnea sa gustoasă.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Nu îl hrăniți în exces.
Çok lezzetli görünecektir.Are un gust foarte bun.
Köyün her tarafında bin bir çeşit sular (çeşmeler) vardır bu sular çok lezzetli ve çok soğuktur.La marginea pădurii se află un izvor mare, apa căruia este foarte gustoasă și răcoritoare.
Eti çok lezzetlidir ve bütün sene boyunca bolca avlanılır.Azóta is szórványosan előfordul, egész évben vadászható vadfaj.
Lezzetli etinden dolayı ekonomik değeri olan bir balıktır.Azonban ízletes húsa miatt keresett halfaj.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Hát ne keresd a babért.
Lezzetli ve ekonomik değeri yüksek bir balıktır.Gazdasági szempontból jelentős és értékes hal.
Kendine özgü hamsi büyüklüğünde lezzetli balığı vardır.Igen ízletes húsa miatt nagyon keresett halfaj.
(Yemekler yeni pişirildiğinde de lezzetlidir ancak kişi bu durumu yemekleri yerken keşfetmiştir.)(Nem szerette, ha mások még esznek, mikor ő már végzett.)
Hem balıkçıların hem de tüketicilerin sevdiği lezzetli bir balık türüdür.Nagy gazdasági jelentőséggel bíró ragadozó hal, mely kedvelt a horgászok és a halételek fogyasztói körében is.
Bu lezzetli.Ez nagyon jóízű!
Yoğurt lezzetli.A joghurt finom.
Balık lezzetli değil.A hal nem finom.
Eti lezzetli olduğu söylenir.Sen lihan sanottiin olevan hyvän makuista.
Lezzetli eti ticari açıdan değerlidir.Laji on kaupallisesti merkittävä.
Hafif olmakla beraber aynı zamanda lezzetli ve gevrektir.Kumkvatti on yhtä aikaa kitkerän ja makean makuinen.
Yemeklerine sıra gelince hepsi birbirinden lezzetli yiyeceklerdir.Ruokaillessaan ne ovat hyvin kesyjä.
Yemek çok lezzetli. ( -dir ek fiili gizli durumda) Hava ne kadar da sıcakmış.Lo es tro calda en esta sala (= Esta sala es tro calda) = Tässä huoneessa on liian kuumaa.
Mantarın tadı acımsı fakat lezzetlidir.Polkan maku on raikas mutta makea.
Şu elma gerçekten lezzetliydi.Se oli todella maukas omena.
Buna sevinmişti çünkü onigirilerin çok lezzetli olduğunu düşünüyordu.Δοκιμάζοντάς το διαπίστωσε πως ήταν πολύ άνοστο για τα γούστα του.
İçme suyunun lezzetli olduğu bilinmektedir.Η γεύση τους είναι ήπια καυστική.
Bu rizoto lezzetli.Αυτό το ριζότο είναι νόστιμο.
Eti çok lezzetlidir.Dens kød er velsmagende.
Hafif acı tonlarıyla lezzetli bir tadı bulunmaktadır.De har en god smag med et lavt syreindhold.
Eti çok lezzetlidir ve bütün sene boyunca bolca avlanılır.Den er yndet jagtvildt og bliver i det samme område året rundt.