Ana içeriğe geç
Sözlük

lezzet ile cümle

lezzet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pipetle içilen... ...en lezzetli şey sojudur, biliyor musun?Знаеш ли какво? Вкусът на соджуто се усеща най-добре със сламка.
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Az éttermetekben nagyon finom a tészta.
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Die Nudeln in eurem Restaurant sind sehr lecker!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Eran restaurang är smaklig!!!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Jeres restaurants nudler er virkelig velsmagende.
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Jouw restaurant's noedels zijn echt smakelijk!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum.I noodles del tuo ristorante sono davvero saporiti!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum. Katılıyorum!하긴! 니네집 국수는 진짜 맛있어. 인정. 인정.
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum. Katılıyorum!Tiệm mì của cậu rất ngon, mình tán thành, tán thành
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum. Katılıyorum!!הנודלס של אבא שלך בהחלט טעימים !אני מאשרת, אני מאשרת
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum. Katılıyorum!!أنا أتفق معكِ بأن شعيرية مطعمكم لذيذة جداً, أنا أوافق ,و أنا أوافق أيضاً
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum. Katılıyorum!認定!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum.Les nouilles de votre restaurant sont vraiment délicieuses !
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum.Taiteii restaurantului vostru sunt foarte gustoase!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum.Teidän ravintolan nuudelit ovat todella maukkaita!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli! Katılıyorum.Τα νουντλς του εστιατορίου σου είναι απολαυστικά!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Mie buatan restoranmu memang enak!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Nudle z vaší restaurace jsou opravdu chutné!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Rezance z vašej reštaurácie sú naozaj chutné!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Rezanci tvojega očka so res okusni.
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!W twojej restauracji jest na prawdę dobry makaron!
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Лапша в вашем ресторане очень вкусная.
Restoranınızın erişteleri çok lezzetli!Макароните във вашия ресторант са много вкусни!
Saray yemekleri çok lezzetli ama tek başıma yemekten sıkıldım.A palota konyhája igazán jó, de nagyon unalmas egyedül étkezni.
Saray yemekleri çok lezzetli ama tek başıma yemekten sıkıldım.La cuisine du palais est vraiment bonne, mais c'est vraiment ennuyeux de manger seule.
Saray yemekleri çok lezzetli ama tek başıma yemekten sıkıldım.اكل القصر لذيذ جدا...لكنني تعبة من الاكل لوحدي
Şayet yediğimiz şeyin kokusunu almazsak hiç de lezzetli gelmez.만일 우리가 먹는 음식의 냄새를 맡지 못하면 맛도 느낄 수 없게 되니까요.
Şayet yediğimiz şeyin kokusunu almazsak hiç de lezzetli gelmez.Se não tivermos o cheiro do que comemos, não temos sabor nenhum.
Şayet yediğimiz şeyin kokusunu almazsak hiç de lezzetli gelmez.Se non percepiamo l'odore di ciò che mangiamo, non ne percepiamo il sapore.
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Aku kira kau bilang Dduk Bok Gi adalah makanan terbaik di dunia?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Credeam ca ai spus ca Dduk Bok Gi era cel mai bun lucru din lume?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Credevo che avessi detto che Dduk Bok Gi è il migliore nel mondo?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Em tưởng chị bảo Dduk Bok gi là ngon nhất trên đời chứ?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Ich dachte,du hast gesagt,dass Dduk Bok Gi das Beste auf der Welt ist?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Ik dacht dat je zei dat Dduk Bok Gi het beste ding in de wereld was?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Jag trodde du sa att Dduk Bok Gi är den bästa i världen?
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Je croyais que tu disais que le Dduk Bok Gi était la meilleure chose du monde ?
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Νόμιζα πως είπες ότι το Ντακ Μποκ Τζι ήταν το καλύτερο πράγμα στον κόσμο;!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.Ты же говорила, что самая вкусная еда в мире - это Тукбокки?!
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.اعتقد انك قلت ان دونغ بوك جي هو افضل شي في العالم ؟
Senin Dduk Bok Gi'nin dünyanın en lezzetli şeyi olduğunu söylediğini sanmıştım.バ~カ
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››Fais-moi un mets comme j`aime, et apporte-le-moi à manger, afin que mon âme te bénisse avant que je meure.
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››나의 즐기는 별미를 만들어 내게로 가져다가 먹게 하여 나로 죽기 전에 내 마음껏 네게 축복하게 하라
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››Luego hazme un potaje como a mí me gusta. Tráemelo para que coma, y yo te bendiga antes que muera
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››Poi preparami un piatto di mio gusto e portami da mangiare, perché io ti benedica prima di morire»
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››και καμε μοι εδεσματα καθως αγαπω, και φερε μοι να φαγω, δια να σε ευλογηση η ψυχη μου πριν αποθανω.
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››та ми сготви вкусно ястие, каквото аз обичам и донеси ми да ям, за да те благослови душата ми преди да умра.
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››ועשה לי מטעמים כאשר אהבתי והביאה לי ואכלה בעבור תברכך נפשי בטרם אמות׃
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››واصنع لي اطعمة كما احب وأتني بها لآكل حتى تباركك نفسي قبل ان اموت
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››照 我 所 愛 的 作 成 美 味 、 拿 來 給 我 喫 、 使 我 在 未 死 之 先 、 給 你 祝 福
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım.››照 我 所 愛 的 作成 美味 、 拿 來給 我 喫 、 使我 在 未 死 之 先 、 給 你 祝福
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimIch habe nicht die Haut meines geliebten Fisches erwähnt,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimIk heb de huid van mijn geliefde vis nog niet vermeld,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimJag nämnde aldrig skinnet på min älskade fisk,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimJe n'ai pas parlé de la peau de mon poisson bien-aimé,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimJeště jsem se nezmínil o kůži mé milované ryby,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedim아까 제가 그 사랑스런 생선의 살결에 대해선 말씀 안 드렸죠.
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNem is említettem a kedves halam bőrét,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNie wspomniałem jeszcze o skórce mojej ryby.
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNo mencioné la piel de mi amado pescado,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod