Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNon vi ho parlato della pelle del mio amato pesce
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimNu am menţionat pielea peştelui meu iubit,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimSaya tidak menyinggung kulit ikan kesayangan saya,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimTôi chưa nhắc đến da của em cá yêu của tôi,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedim ve balık derisini de sevmem.Não falei na pele do meu bem-amado peixe, que era deliciosa e eu não gosto de pele de peixe.
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedim ve balık derisini de sevmem.とってもおいしいんだ でも僕は本当は皮は嫌い
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimΔεν σας μίλησα για το δέρμα του αγαπημένου μου ψαριού
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimНе споменах за кожата на любимата ми... риба,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimЯ не упоминал кожу моей любимой рыбы,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimאני לא הזכרתי את העור של הדג שאהבתי,
Sevgili balığımın lezzetli derisinden söz etmedimنسيت أن أخبركم عن جلد سمكتي المحبوبة ,
Şimdi deneyimlediğiniz şey lezzet algısının bütünüdür.이제야 여러분은 맛의 향까지 완전하게 인지한 것입니다.
Şimdi deneyimlediğiniz şey lezzet algısının bütünüdür.O que estão a experimentar agora é a perceção total de sabor.
Şimdi deneyimlediğiniz şey lezzet algısının bütünüdür.Quello che state sperimentando è la totale percezione del sapore.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Amire most szükségünk van az a mezőgazdaság radikálisan új koncepciója, melyben az ételnek tényleg jó íze van.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Ceea ce avem nevoie acum este un concept radical nou de agricultură, unul în care hrana chiar are gust bun.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Co teď potřebujeme, je radikálně změněná koncepce zemědělství, taková, díky které je jídlo opravdu chutné.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.지금 우리에게 필요한 건 혁신적인 새로운 개념의 농업입니다. 정말 제대로 맛있는 산출물을 내는 농사 말이죠.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Vad vi behöver nu är en radikalt ny syn på jordbruket, en där maten faktiskt smakar gott.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Wat we nu nodig hebben is een radiaal nieuw landbouwconcept, één waarin het voedsel daadwerkelijk goed smaakt.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.В момента имаме нужда от радикално нова концепция за агрономия, в която храната, всъщност, е вкусна.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.Что нам теперь нужно — это радикально новая концепция сельского хозяйства, в которой еда должна быть вкусной.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.מה שאנו צריכים כעת זה לפתח שיטות חקלאיות חדשות ורדיקליות כאלה שבהם האוכל ממש טעים.
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.فالذي نحتاج إليه اليوم .. مفهوم جديدٌ جذرياً للزراعة نظام يكون فيه طعم الطعام جيدٌ فعلاً
Şimdi ihtiyacımız olan yeni, radikal bir tarım kavramı, yiyeceğin gerçekten lezzetli olduğu bir tarım kavramı.農業に対する画期的な思考法だ 食べ物を本当においしくする考え方だ (笑)
Şimdi şu anda tad duyunuzu deneyimliyorsunuz, ama lezzetin tamamını algılamıyorsunuz.Estão a experimentar o vosso paladar neste momento, mas não a total perceção de sabor.
Şimdi şu anda tad duyunuzu deneyimliyorsunuz, ama lezzetin tamamını algılamıyorsunuz.순간적으로는 미각을 느끼셨겠지만 맛의 향을 온전하게 느낀 것은 아니죠.
Şimdi şu anda tad duyunuzu deneyimliyorsunuz, ama lezzetin tamamını algılamıyorsunuz.State sperimentando il senso del gusto in questo momento, ma non la totale percezione del sapore.
- Şimdi, üzerimdeki her şeyi çıkarıyorum! - Dur! - Teşekkürler, Kimbap* lezzetliymiş.À ta place, je donnerais un coup de main !
- Şimdi, üzerimdeki her şeyi çıkarıyorum! - Dur! - Teşekkürler, Kimbap* lezzetliymiş.Двойна морски дарове кора...
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.A všimli si, že na podzim z hus dostávají právě ten úžasný, sladký, lahodný tuk.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.E in autunno videro che c'era questo naturale, meraviglioso, dolce, delizioso grasso d'oca.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.És látták, hogy ősszel itt van ez a természetes, gyönyörű, édes és finom libazsír.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Et ils ont vu qu'en automne il y avait une graisse naturelle, belle, douce, et délicieuse chez les oies.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Ja he huomasivat syksyllä, että luonnollista, kaunista, makeaa, herkullista rasvaa sai hanhesta.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.그리곤 가을에 자연적이면서 달콤하고 맛있는 거위 기름을 발견 하게 되죠.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Lalu mereka mengamati pada musim gugur ada sesuatu alami, lemak angsa yang cantik, manis, dan lezat.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Och de upptäckte att på hösten fanns det naturliga, vackra, söta, utsökta fettet från gäss.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Și au observat că toamna, în mod natural, gâștele aveau o grăsime dulce, delicioasă.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Und sie sahen, dass es im Herbst dieses schöne, süße, schmackhafte Gänsefett gab.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Y en otoño vieron que existía esta grasa, natural, preciosa, dulce, deliciosa procedente de los gansos.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Ze zagen dat er tijdens de herfst dit natuurlijke, prachtige, zoete en heerlijke ganzenvet was.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Zobaczyli, że jesienią jest naturalny, wspaniały, słodki, pyszny tłuszcz z gęsi .
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.Και παρατήρησαν το φθινόπωρο ότι υπήρχε αυτό το φυσικό, όμορφο, γλυκό, νοστιμότατο λίπος από τις χήνες.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.И забелязали, че през есента има тази естествена, хубава, сладка, вкусна мазнина от гъски.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.И они заметили, что по осени можно получит натуральный, прекрасный, сладкий, вкуснейший гусиный жир.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.והם ראו שבסתיו היה זמין שומן טבעי, יפהפה, מתוק, טעים של אווזים.
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.ووجدوا ان الحل في الطبيعة طعم جميل وسكري و لذيذ وجدوه في الاوز
Sonbaharda görmüşler ki, bu doğal güzel, tatlı, lezzetli kaz yağı olabilir.これをファラオが嗅ぎつけた 本当です ネットに出てたもの
Sonra ceket ve botlarının içinde fırınlanmış yedim onları ve son derece lezzetli buldum onları♫ 구워서 먹어버렸다네 ♫ ♫ 입고 있던 외투와 신발 그대로 ♫ ♫ 정말 끝내주게 맛있었는데 ♫
Sonra ceket ve botlarının içinde fırınlanmış yedim onları ve son derece lezzetli buldum onlarıЯдях ги печени с якетата и ботушите и ги намирах за все по-приятни.
Sonra ceket ve botlarının içinde fırınlanmış yedim onları ve son derece lezzetli buldum onlarıאפיתי אותם במעיל ומגף, וכמה היה לי טעים.
Sonra ceket ve botlarının içinde fırınlanmış yedim onları ve son derece lezzetli buldum onları♫ ثم التهمتهم بالخبز ♫ ♫ بستراتهم وأحذيتهم ♫ ♫ ووجدتهم لطفاء بشدة ♫
Sonra ceket ve botlarının içinde fırınlanmış yedim onları ve son derece lezzetli buldum onları丸焼きにして食べてしまった とてもおいしい男の子たち でも あごが弱った今
Sonra üçüncü aşama olan mayalanmaya geçiyoruz, lezzet asıl burada oluşuyor.Apoi ajungem la fermentare, a treia etapă, care este cea în care se dezvoltă aroma.
Sonra üçüncü aşama olan mayalanmaya geçiyoruz, lezzet asıl burada oluşuyor.Dan komen we bij de fermentatie, de derde stap, waarin de smaak zich echt ontwikkelt.
Sonra üçüncü aşama olan mayalanmaya geçiyoruz, lezzet asıl burada oluşuyor.Ekkor az erjedés következik, a harmadik lépés, ahol az ízek tényleg kialakulnak.
Sonra üçüncü aşama olan mayalanmaya geçiyoruz, lezzet asıl burada oluşuyor.Entonces pasamos a la fermentación, la tercera etapa, que es donde en realidad se desarrolla el sabor.
Sonra üçüncü aşama olan mayalanmaya geçiyoruz, lezzet asıl burada oluşuyor.Lalu kita masuk ke tahap ketiga, fermentasi, yang merupakan tahap di mana pembantukan cita rasa terjadi.
Sonra üçüncü aşama olan mayalanmaya geçiyoruz, lezzet asıl burada oluşuyor.Poi arriviamo alla fermentazione, il terzo passaggio, che è quello in cui si sviluppa davvero il gusto.