levha ile cümle
levha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.E porás o propiciatório em cima da arca; e dentro da arca porás o testemunho que eu te darei.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.In deni pokrov sprave na vrh skrinje, in v skrinjo deni pričevanje, katero ti dam.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.I włożysz ubłagalnię na wierzch skrzyni, a do skrzyni włożysz świadectwo, któreć dam.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Ja aseta armoistuin arkin päälle ja pane arkkiin laki, jonka minä sinulle annan.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.속죄소를 궤 위에 얹고 내가 네게 줄 증거판을 궤 속에 넣으라
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Leg het verzoendeksel op de ark en leg daar de stenen plaquettes met de wet in, die Ik u zal geven.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Ngươi hãy để nắp thi ân trên hòm, rồi để vào trong hòm bảng chứng mà ta sẽ ban cho.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Ngươi hãy để nắp thi_ân trên hòm , rồi để vào trong hòm bảng chứng mà ta sẽ ban cho .
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Och du skall sätta nådastolen ovanpå arken, och i arken skall du lägga vittnesbördet, som jag skall giva dig.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Og Sonedækket skal du lægge over Arken, men i Arken skal du lægge Vidnesbyrdet, som jeg vil give dig.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy."Pondrás el propiciatorio sobre el arca, por encima; y dentro del arca pondrás el testimonio que yo te daré
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Porrai il coperchio sulla parte superiore dell'arca e collocherai nell'arca la Testimonianza che io ti darò
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Să pui capacul ispăşirii pe chivot, şi în chivot să pui mărturia, pe care ţi -o voi da.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Så skal du sette nådestolen ovenpå arken, og i arken skal du legge vidnesbyrdet, som jeg vil gi dig.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Taruhlah kedua batu di dalam peti itu dan pasanglah tutupnya di atasnya
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Tu mettras le propitiatoire sur l`arche, et tu mettras dans l`arche le témoignage, que je te donnerai.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.Und sollst den Gnadenstuhl oben auf die Lade tun und in die Lade das Zeugnis legen, das ich dir geben werde.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.И да положат умилостивилището върху ковчега; а в ковчега да вложиш плочите на свидетелството, което ще ти дам.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.И положи крышку на ковчег сверху, в ковчег же положи откровение, которое Я дам тебе;
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.ונתת את הכפרת על הארן מלמעלה ואל הארן תתן את העדת אשר אתן אליך׃
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.وتجعل الغطاء على التابوت من فوق. وفي التابوت تضع الشهادة التي اعطيك.
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.要 將 施 恩 座 安 在 櫃 的 上 邊 、 又 將 我 所 要 賜 給 你 的 法 版 放 在 櫃 裡
Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy.要 將 施恩 座安 在 櫃 的 上邊 、 又 將 我 所 要 賜給 你 的 法版 放在 櫃裡
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Als het bovenop de papieren kaft zit, die er tegenover staat, vormt het dit.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Amikor a papírborító tetején van, amire rá kell simulnia, akkor így néz ki.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Când se află deasupra coperţii cartonate, care este opusul, formează asta.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Cuando está sobre el libro, que es el complementario, forman esto.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Da den er oven på det egentlige omslag, som er det modsatte, skaber det dette.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Když obaluje desky knihy, které jsou negativem, vypadá takhle.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Keď je to naopak, na vrchu, vytvára to toto.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Ketika berada di atas papan kertas, yang merupakan kebalikannya, itu akan membentuk ini.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Khi nó nằm trên trang giấy, thứ đối ngược, là như thế này.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.책 표지 위에 있을 때, 그러니까 반대일 때, 이런 모양을 만들어요
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Nałożona na okładkę kartonową, która jest przeciwna, daje taki efekt.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.När den är över kartongomslaget, som är motsatsen, bildas detta.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Quand il recouvre la couverture qui est l'inverse, ça donne ça.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Quando è sopra il cartoncino, che è l'opposto, forma questo.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Quando está sobre o cartão, que é o seu oposto, forma-se isto.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Wenn es auf dem Karton ist, welches die Gegenseite ist, dann bildet es das.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Όταν βρίσκεται πάνω από το χάρτινο κάλυμα που είναι ακριβώς το αντίθετο, έχουμε αυτό.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Когато е върху корицата на книгата, която е обратното, се образува това.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Когда он надет на книгу, он противоположен ей, получается вот это.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.Якщо його накласти на картон - матеріал зовсім іншого ґатунку - то вийде ось що.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.כשזה מעל לוח הנייר, שהוא ההפך, זה יוצר את זה.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.حين يكون فوق لوح الورق، والذي هو العكس، يشكل هذا.
Karton levha üzerinde olduğunda, tam tersi olarak, bu oluşuyor.こうなっています だからこの本について何も知らなかったとしても
Kevin, yardım eder misin? Devre levhasını bulabilecek miyiz bakalım.回路基板を見つけられるかやってみましょう
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.A gdy wyszło czterdzieści dni, i czterdzieści nocy, dał mi Pan one dwie tablice kamienne, tablice przymierza;
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.Da de fyrretyve Dage og fyrretyve Nætter var omme, gav HERREN mig de to Stentavler, Pagtens Tavler.
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.Det var da de firti dager og firti netter var til ende at Herren gav mig de to stentavler, paktens tavler.
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.És mikor a negyven nap és negyven éj elmultával átadá az Úr nékem a két kõtáblát, a szövetségnek tábláit;
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.사십 주야가 지난 후에 여호와께서 내게 돌판 곧 언약의 두 돌판을 주시고
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.Ko je minilo štirideset dni in štirideset noči, mi da GOSPOD tisti kameneni plošči, plošči zaveze.
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.Po skonání pak čtyřidceti dnů a čtyřidceti nocí dal mi Hospodin dvě dsky kamenné, dsky smlouvy.
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.Und nach den vierzig Tagen und vierzig Nächten gab mir der HERR die zwei steinernen Tafeln des Bundes
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.(В края на четиридесетте дена и четиридесетте нощи Господ ми даде двете каменни плочи, плочите на завета).
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.По окончании же сорока дней и сорока ночей дал мне Господь две скрижали каменные, скрижали завета,
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.ויהי מקץ ארבעים יום וארבעים לילה נתן יהוה אלי את שני לחת האבנים לחות הברית׃
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.وفي نهاية الاربعين نهارا والاربعين ليلة لما اعطاني الرب لوحي الحجر لوحي العهد
Kırk gün, kırk gece sonra RAB bana iki taş levhayı, antlaşma levhalarını verdi.過 了 四 十 晝 夜 、 耶 和 華 把 那 兩 塊 石 版 、 就 是 約 版 、 交 給 我