Bu lekeler arka bacaklarının üzerinde de bulunabilir.Umí také panáčkovat na zadních končetinách.
Yavruların çoğu kürklerinin üzerinde beyaz benekler ile doğar ancak yaşlandıkça bu lekeler kaybolur.Mladší ptáci mají na nohou bílé skvrny, s věkem jejich množství ubývá.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.Din 28 august 1859 până pe 2 septembrie numeroase pete solare și explozii solare au fost observate pe Soare.
Bunlara yıldız lekeleri denir.De aceea ele se mai numesc și „stele fixe”.
Bazı bireylerde sırtta ve kanatlarda beyaz lekeler bulunur.Fehér foltok vannak a mellen és a szárnyakon.
Lekelerin şekil ve dizilişi çok değişiktir.A levelek és szegmensek alakja meglehetősen változó.
En iri lekeler dişilerde görülür.A legnagyobb levélkék középen találhatók.
Güneş lekeleri çoğunlukla gruplar halinde görünür.A miómák többnyire csoportosan fordulnak elő.
Bunlara yıldız lekeleri denir.A csillagászat ezeket csillagködnek nevezi.
Başının her iki tarafında da bulunan yuvarlak mavi göz lekeleri ile ayırt edilebilirler.Fején a szem alatt csillogó kékeszöld csíkok találhatóak.
Güneş lekelerinin yokluğu Maunder Minimum olarak adlandırılır.Hempelin kirjoitustyyliä on kuvattu minimalistiseksi.
17. yüzyılın ikinci yarısı boyunca güneş lekelerinin nadiren kaydı alınmıştır.Στο δεύτερο μισό του 17ου αιώνα μ.Χ., κατά το λεγόμενο «Ελάχιστο Μώντερ», σπάνια εμφανίζονταν ηλιακές κηλίδες.
Genç yunusların karınlarında bazı koyu lekeler ve yanlarında da beyaz lekeler vardır.De unge kviste har en blank, olivengrøn bark, og bladene er uligefinnede (som hos ask).
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.Fra 28. august 1859 til 2. september blev talrige solpletter og soludbrud observeret på solen.
Hayvan olgunlaştıkça lekeler daha yoğunlaşır ve tüm vücuda yayılır.Efterhånden som dyrene bliver ældre, kommer der flere og flere pletter og de spreder sig til hele kroppen.
Bunlara yıldız lekeleri denir.Det kalder man en stjerneskudssværm.
Bu lekeler arka bacaklarının üzerinde de bulunabilir.Slike lyse felt kan også finnes på bakkroppen.
Ölü lekeleri vücudun yere dokunan kısımlarında husûle gelmez.Korban yang diincar adalah orang-orang yang tidak menapakkan tubuhnya dengan tanah.
Bazı bireylerde sırtta ve kanatlarda beyaz lekeler bulunur.Một số cá thể có những mảng trắng trên lưng và đôi cánh.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.彗星は太陽に近づくたびに無数の塵(ちり)(小天体)を放出している。
Galileo ayrıca Güneş lekelerinin gözlemlemiştir.またガリレオは太陽黒点も観測。
Çıkış noktası genelde patlamalarına flare (İng. parlak, titreyerek yanan ışık) denilen Güneş lekeleridir.【準隊員】 大空 太陽(おおぞら たいよう) 声 - 相田さやか 本作の主人公。
Bunlara yıldız lekeleri denir.これを流星群と呼ぶ。
Dişilerde lekeler daha azdır.欠損歯より数は少ない。
Daha öğrenci iken güneş sistemi ve güneş lekeleri ile ilgili makaleler yayımladı.在学中に太陽系と太陽黒点に関する論文を発表している。
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.ウィルソンは、黒点が太陽表面に対して凹んだ形状していると考えた。
1610 yılında, onun yüzeyindeki güneş lekelerini keşfetti.在1610年,他發現在其表面的太陽黑子。
17. yüzyılın ikinci yarısı boyunca güneş lekelerinin nadiren kaydı alınmıştır.17世紀後半期太陽黑子的記錄非常罕見。
Ölü lekeleri vücudun yere dokunan kısımlarında husûle gelmez.你不能让东西在棺材里撞来撞去。
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.威爾遜效應告訴我們太陽黑子確實是表面沉陷的地區。
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.太陽黑子在太陽系本質的辯論上有一些重要性。
Bunlara yıldız lekeleri denir.被稱為「星船」。
Yavruların çoğu kürklerinin üzerinde beyaz benekler ile doğar ancak yaşlandıkça bu lekeler kaybolur.這種真菌的所有部分都覆蓋著白色的細毛,但隨著年齡增加會迅速消失。
Kıyafetteki mavi lekeleri görünce bir an panikler.在偷看櫻換衣服時,會露出臉紅的表情。
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.윌슨 효과는 우리에게 흑점이 실제로는 태양 표면위의 저기압(depression)이라고 말해 준다.
28 Ağustos 1859’dan 2 Eylül 1859’a kadar, Güneş’te sayısız güneş lekeleri gözlemlendi.1859년 8월 28일부터 9월 2일까지, 태양에서 수많은 흑점과 태양플레어가 관측되었다.
Başın üstü ile yanlarında koyu lekeler vardır.그 외 저서로는 '열한살 정은이' 등이 있다.
Herschel, 11 Şubat 1800'de, güneş lekelerini gözlemlemek için, bazı teleskop filtrelerini test etmekteydi.1800년 2월 11일에 허셜은 여러가지 필터로 해의 흑점들을 관찰하는 실험을 하였다.
Güneş lekelerinin dağılmasına neden olmasına rağmen, bir lekenin ömrü günlerce veya haftalarca ölçülmüştür.제1차 세계대전에 이르러 수송의 발달과 참호전의 등장은 전투의 기간을 몇 주 또는 수 개월까지 연장시켰다.
Daha öğrenci iken güneş sistemi ve güneş lekeleri ile ilgili makaleler yayımladı.עוד במהלך לימודין פרסם מאמרים על מערכת השמש וכתמי שמש.
Siyah renkli köpeklerde göz çevrelerinde sarı lekeler oluyor.בחורף ישנם כתמים שחורים מסביב לעיניהם.
1610 yılında, onun yüzeyindeki güneş lekelerini keşfetti.1613 – Публикува наблюденията си върху слънчевите петна.
Darwin nandusu, büyük nandudan sırt tüylerindeki beyaz lekelerle ayrılır.От обикновеното нанду се отличава и по белите петна по гърба.
Başın üstü ile yanlarında koyu lekeler vardır.Те са назъбени по краищата и имат заострени връхчета.
Spekturum çizgilerinin analiz edilmesi lekelerin ve yıldız yüzeyinin sıcaklık aralığının ölçülmesini sağladı.Например определяне на температурата на звездите по техния спектър на излъчване.
Cilt lekelerinin tedavi tarihi çok eski dönemlere uzanıyor.Вярата в лековитите качества на водата датира от древни времена.
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.Wilsonov učinak govori nam da su Sunčeve pjege ustvari uleknuća na Sunčevoj površini.
Galileo ayrıca Güneş lekelerinin gözlemlemiştir.Galileo piše pismo o Sunčevim pjegama.
Kanatlarında büyük beyaz lekeler vardır.Na krilima su joj veliki bijeli pramenovi.
Güneş lekelerinin sayısı, 1979'dan beri süren döngüde, güneş radyasyonunun şiddeti ile ilişkilidir.Broj Sunčevih pjega je u uzajamnoj vezi sa Sunčevim zračenjem, a mjerenja traju od 1979. sa umjetnih satelita.
Bu sarı lekelerin her ikisi de dışarıya doğru yeşil ışın demetleri fırlatmaktadır.S donje strane nalaze se dvije svijetlo zelene pruge puči.
Spekturum çizgilerinin analiz edilmesi lekelerin ve yıldız yüzeyinin sıcaklık aralığının ölçülmesini sağladı.Analiza infracrvenog spektra otkrila je da površinom mjeseca dominira vodeni led.
Daha öğrenci iken güneş sistemi ve güneş lekeleri ile ilgili makaleler yayımladı.Už počas štúdia publikoval štúdie o slnečnej sústave a slnečných škvrnách.
Galileo ayrıca Güneş lekelerinin gözlemlemiştir.Galileo Galilei pomocou neho pozoroval slnečné škvrny.
Güneş lekeleri, kendi kendine sürekli tekrar eden fırtınalar gibi düşünülebilir.Zistili, že zatmenia Slnka sa periodicky opakujú.
Vücudu siyah lekelerle bezenmiş, kuyruk çok az çatallanmış düze yakındır.Absolútne čierne teleso možno aproximovať dutým telesom s veľmi malým otvorom.
Galileo ayrıca Güneş lekelerinin gözlemlemiştir.Biela je opazoval tudi Sončeve pege.
Lekelerin şekil ve dizilişi çok değişiktir.Sklendžių formos ir pritaikymas skiriasi.
Cilt lekelerinin tedavi tarihi çok eski dönemlere uzanıyor.Kaanide kasutamine mitmesuguste haiguste ravimisel ulatub kaugesse minevikku.
Ancak bu lekelerin hiç oluşmadığı enfeksiyonlar da görülür.Nende puhul ei moodustu kunagi infektsiooniniiti.