Ana içeriğe geç
Sözlük

lekeler ile cümle

lekeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Genç fertlerde sırtta eyer şeklinde açık renkli lekeler bulunabilir.Noortel harivesilikel võib seljal esineda kollane triip.
[Avanslar.] Eyvah, eyvah! Bu ne kan lekeleri bu türbesi taşlı giriş?Aoleu, aoleu! ce este acest sânge care petele de intrare de piatră de mormânt aceasta? -
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.A fehér ajtó csúnya foltok maradtak.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Auf der weißen Tür häßliche Flecken blieben.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Di pintu putih bercak jelek yang tersisa.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.En la puerta blanca manchas feas se quedaron.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na bela vrata so ostali grdi lis.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na białe drzwi brzydkie plamy pozostały.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na biele dvere zostali škaredé škvrny.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na bílé dveře zůstaly ošklivé skvrny.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Na porta branca manchas feias foram deixados.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Op de witte deur lelijke vlekken bleven.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Päällä valkoinen ovi ruma laikkuja jäi.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.På den hvide dør grimme skjolder blev efterladt.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.På den vita dörren fula fläckar kvar.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Pe usa alb blotches urât au fost lăsate.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Sulla porta brutte macchie bianche sono state lasciate.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Sur la porte blanche taches laides ont été laissés.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Trên cánh cửa màu trắng xấu xí blotches trái.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.Από την άσπρη πόρτα άσχημο κηλίδες έμειναν.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.На белой двери уродливые пятна остались.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.На білих дверях потворні плями залишилися.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.От бялата врата грозни петна бяха оставени.
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,A keby boly na koži tela niektorého muža alebo niektorej ženy lesklé škvrny, lesklé škvrny biele,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Als een man of een vrouw witte blaren op de huid heeft, moeten zij dit aan de priester laten zien.
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Apabila seorang laki-laki atau wanita mempunyai becak-becak putih pada kulitnya
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,"Asimismo, cuando un hombre o una mujer tenga en la piel de su cuerpo manchas, manchas blancas
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Cînd un bărbat sau o femeie va avea pete pe pielea trupului, şi anume pete albe,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Ha pedig valamely férfi vagy asszony testének bõrén foltok, fehér foltok támadnak,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,In če dobi mož ali žena maroge po koži mesa svojega, belognojne maroge,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Jos miehen tai naisen ihoon tulee pilkkuja, valkoisia pilkkuja,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Když by na kůži těla muže aneb ženy byly poškvrny, totiž poškvrny pobělavé,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Khi nào người nam hãy nữ trên da thân mình có những đém trắng ,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Khi nào người nam hãy nữ trên da thân mình có những đém trắng,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,남자나 여자의 피부에 색점 곧 흰 색점이 있으면
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Lorsqu`un homme ou une femme aura sur la peau de son corps des taches, des taches blanches,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Når en Mand eller Kvinde får lyse Pletter, hvide Pletter på Huden,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Når en mann eller kvinne får lyse flekker, hvite, lyse flekker, på huden,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,När någon, man eller kvinna, på sin kropps hud får fläckar, vita fläckar,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Quando homem (ou mulher) tiver na pele da sua carne manchas lustrosas, isto é, manchas lustrosas brancas,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Quando un uomo o una donna ha sulla pelle del corpo macchie lucide, bianche
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Tedy wynijdzie kapłan z domu onego przede drzwi, i zamknie on dom przez siedem dni.
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Wenn einem Mann oder Weib an der Haut ihres Fleisches etwas eiterweiß ist
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Και εαν ανηρ, η γυνη, εχωσιν επι του δερματος της σαρκος αυτων εξανθηματα, εξανθηματα λευκωπα,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Ако мъж или жена има по кожата на месата си бели лъскави петна,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Если у мужчины или у женщины на коже тела их будут пятна, пятна белые,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,ואיש או אשה כי יהיה בעור בשרם בהרת בהרת לבנת׃
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,واذا كان رجل او امرأة في جلد جسده لمع لمع بيض
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,無 論 男 女 、 皮 肉 上 若 起 了 火 斑 、 就 是 白 火 斑
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,無論 男女 、 皮肉 上 若 起 了 火斑 、 就是 白火斑
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Acești pistrui se numesc pete solare și sunt doar una dintre manifestările câmpului magnetic al Soarelui.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Bintik ini disebut bintik matahari, yang hanya merupakan salah satu manifestasi dari medan magnet matahari.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Ce sont des taches solaires, une des manifestations du champ magnétique du Soleil.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Dessa fräknar kallas för solfläckar, och de är bara en utav yttringarna från Solens magnetiska fält.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Esas pecas se llaman manchas solares, y son sólo una de las manifestaciones del campo magnético solar.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Essas sardas chamam-se manchas solares, e são apenas uma das manifestações do campo magnético do Sol.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Ezeket a szeplőket napfoltoknak hívják, többek közt ők a Nap mágneses terének a manifesztációi.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Het zijn zonnevlekken en ze zijn slechts één van de manifestaties van het magnetisch veld van de zon.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.이 주근깨들은 태양의 흑점인데 그것은 태양의 자기장 때문에 생기지요.
Bu çillere güneş lekeleri deniyor ve bunlar güneşin manyetik alanının göstergelerinden sadece bir tanesi.Những thứ này được gọi là vết đen, và chúng chỉ là một trong số các biểu hiện của từ trường Mặt Trời.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod