Ana içeriğe geç
Sözlük

leke ile cümle

leke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kan lekesi çıkarılamaz.The blood stain can't be removed.
Duvarda kan lekeleri vardı.There were blood spatters on the wall.
Onun yüzü gözyaşlarıyla lekeliydi.Her face was stained with tears.
Doğum lekeni görmeme izin ver.Let me see your birthmark.
Tom'un köpeğinin siyah ve beyaz lekeleri var.Tom's dog has black and white spots.
Bu leke asla çıkmayacak.This stain will never go out.
Bu lekeyi hiç çıkaramayacağız.We'll never be able to get this stain out.
Bu lekeyi çıkarmak imkansız olacak.It'll be impossible to remove this stain.
Tom'un sol bacağında bir doğum lekesi var.Tom has a birthmark on his left leg.
Tom, John'un kravatında bir leke fark etti.Tom noticed a spot on John's tie.
Sami, Leyla'nın dairesinde bulduğu deterjanla kan lekelerini temizlemeye çalıştı.Sami tried to clean the blood stains with detergent found in Layla's apartment.
Bu leke kolay çıkmaz.This stain won't come out easily.
Bu lekeyi temizleyebileceğimi sanmıyorum.I don't think I'll be able to get this stain out.
Şimdi mutfak tezgahının üstündeki kahve lekesini sildim.I've just wiped the coffee spill off the kitchen counter.
Donald Trump bokun adını lekeliyor.Donald Trump gives pieces of shit a bad name.
Bence bu mürekkep lekesi çıkar.I think it'll be possible to get this ink stain out.
Banyo tamamen lekesiz.The bathroom was completely spotless.
Kasırga, Jupiter'deki Büyük kırmızı lekeyi andırıyordu.The storm resembled the Great Red Spot of Jupiter.
1610 yılında, onun yüzeyindeki güneş lekelerini keşfetti.In 1610, he discovered sunspots on its surface.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Sunspots had some importance in the debate over the nature of the Solar System.
Gain 1969 yılında güçlü, leke çıkarıcı bir deterjan olarak tanıtıldı.Gain was introduced in 1969 as a powerful, stain-removing detergent.
2007'den 2009'a kadar, güneş lekesi faaliyetleri ortalamadan çok uzaktı.From 2007 to 2009, sunspot levels were far below average.
Unilever, leke çıkarmada kenarı olan bir ürüne ihtiyaçları olduğuna karar verdi.Unilever decided that they needed a product with an edge in stain removal.
Uyumlu optiklere, lekeli imajlama ve optik interferometreye bakınız.See adaptive optics, speckle imaging and optical interferometry.
2008'de, güneş minimumu için bile uç bir durum, zamanın yüzde 73'ünde Güneş lekesizdi.In 2008, the Sun was spot-free 73 percent of the time, extreme even for a solar minimum.
Kapalı havalimanı yolu kent için bir kara leke.Blocked Airport Highway a Black Mark for City.
Döngünün tipik minimum döneminde çok az Güneş lekesi görünür ve hatta bazen hiç görünmez.At a typical solar minimum, few sunspots are visible, and occasionally none can be seen at all.
Başın üstü ile yanlarında koyu lekeler vardır.It has paler underparts with wider, dark barring on flanks.
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.The Wilson effect implies that sunspots are depressions on the Sun's surface.
Genç kuşlar, kanatlar ve omuzlarda koyu lekelidir ve aksi takdirde dişilere benzer.Young birds are dark blotched on the wings and shoulders, and otherwise resemble the females.
Güneş lekeleri çoğunlukla gruplar halinde görünür.Sunspots usually appear in groups.
O dönemde, lekeli bir giysi zenginlik ve cömertlik belirtisiydi.Red clothing was a sign of status and wealth.
Derinin açık bölümlerinde kızıl lekeler belirir.The dimension inside the portals appears to be red.
Şarap, kahve, çay, meyve suları ve sebze lekeleri gibi ağartılabilir lekeler.Bleachable stains such as wine, coffee, tea, fruit juices, and vegetable stains.
Göz üstlerinde ve arkasında da beyaz lekeler bulunmaktadır.Their faces are white and dead-looking.
Köklerde koyu lekeler görülür.There are dark stripes in the thighs.
Bu lekeler hayvan büyüdükçe silindiği için yaş tayinine yarar.This coloration usually fades as the animal grows older.
Düzenlemiş nanofiberlerin kullanımı kıyafetleri su ve leke tutmaz ya da kırışmaz yapmaktadır.The use of engineered nanofibers already makes clothes water- and stain-repellent or wrinkle-free.
Bu altmış yıl boyunca lekenin karardığı tespit edildi.This was accepted as the wreck location for 60 years.
Ancak Pasolini, kardeşinin hatırasını lekelememek için bu olayı gündeme getirmekten kaçınıyordu.Stinger reminds him not to follow his brother's mistake.
Sağ elinde ejder şeklinde bir doğum lekesi vardır.The child holds a bird in his right hand.
Aynı zamanda yanağında küçük kırmızı bir leke vardı.He also had minor plastic surgery on his face.
Buna rağmen, güneş lekesi seviyesi normalin altındaydı.The radiation level of the landing ground was normal.
Bazı bireylerde sırtta ve kanatlarda beyaz lekeler bulunur.Some individuals have white patches on the back and wings.
Gözlerinin gerisinde büyük bir belirgin leke vardır.There is a single branched tentacle over each of its eyes.
Bunun yerine büyük koyu lekeye çok benzeyen bir kasırga gezegenin kuzey yarımküresinde görüldü.Instead, a new storm similar to the Great Dark Spot was found in Neptune's northern hemisphere.
Erişkinlikte vücut üzerinde beyaz lekeler oluşan siyah bir renk alır.It has a distinctive colour pattern of a black body with white extremities.
Burun, göz ve ayaklarda siyah lekeler görülebilir.Dark eyes and nose are seen.
Ancak bu lekelerin hiç oluşmadığı enfeksiyonlar da görülür.It has also been observed that recurrent infections do not occur.
Modern nörobilimi tetikleyen şey Golgi lekesi denen lekeydi.So what really launched modern neuroscience was a stain called the Golgi stain.
Bu, örnek olarak, dilimlenmiş bir fare beynini serotonin taşıyıcılarına karşı lekeleyen bir antikor.This, for example, is an antibody staining against serotonin transporters in a slice of mouse brain.
Ve bunun gibi antikor lekelemeleri böylesine bir soruyu anlayabilmek için kullanılabilir.And antibody stainings like this one can be used to understand that sort of question.
Lekeleri silip çıkarayım.I want to wipe the smudges clean.
Beyaz kapısı üzerinde çirkin lekeler kalmıştı.On the white door ugly blotches were left.
Onurumu lekeledin.Uncomfortable? You are the one who started it.
Kendi odasına kapı kolu, kan lekesi oldu.The door-handle of his own room was blood- stained.
Aşınmış, nasıl söylediği, kendinize gerekir , buruşuk ve lekeli.You must yourself have remarked how worn, wrinkled, and stained they were.
Bunu özellikle istemedim, küçük ve bir şekilde lekelenmiş fotoğrafları.I didn't want this special, little group of photographs to get sullied in some way.
Pekala, burada lekeyi görebilirsiniz.Okay, so you can see here the spot.
Kan lekesi nasıl çıkar biliyor musun ?Can you think of a way to clean this off for me?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
leke ile cümle - Sayfa 2 - leke kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App