Ateşin üstüne su koyman lazım.Тебе надо полить костёр водой.
Ateşin üstüne su koyman lazım.Трябва да налееш малко вода върху огъня.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Aeroportul din Atlanta este modern, şi ar trebui să lase poarta acolo.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Atlanta Airport is een modern vliegveld en ze moeten daar de gate uit.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.El aeropuerto de Atlanta es moderno, y deberían dejar la puerta allí.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.아틀란타 공항은 현대적인 공항입니다. 그리고 그들은 그곳에 있는 게이트를 떠나야만 합니다.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.L'aereoporto di Atlanta è un aereoporto moderno, e dovrebbero lasciare il gate lì.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.L'aéroport d'Atlanta est moderne, et ils devraient partir de cette porte.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Lotnisko w Atlancie jest nowoczesne i powinni zostawić tam tę bramę.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Аэропорт в Атланте — роскошный, современный аэропорт, и они оттуда отправляются.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.Летището в Атланта е модерно летище и трябва да оставят портата там.
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.באטלנטה יש שדה תעופה מודרני וביציאה מהשערים שם
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.مطار اتلانطا, هو مطار حديث يتوجب عليهم مغادرة البوابة هنالك
Atlanta havaalanı çok modern bir hava alanıdır, hakkını vermek lazım.ゲートを抜けると そこには 電車があり 出発ゲートへ連れて行ってくれる
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Chúng ta cần tuyển ai đó để dán và siết con vít ở lòng bàn chân.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Dobbiamo assumere qualcuno che incolli e avviti le piante dei piedi.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Fel kell vennünk valakit, hogy ragassza és csavarozza a talpakat!
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.우리는 의족바닥을 접합하여 나사를 죌 사람을 고용해야 해요.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Musíme niekoho zamestnať, kto bude lepiť a skrutkovať podrážky na chodidlá.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Musimy kogoś zatrudnić, żeby kleił i przykręcał podeszwy stóp.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Necesitamos emplear a alguien que pegue y atornille las suelas de los pies.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Nous avons besoin d'employer quelqu'un pour coller et visser la semelle des pieds.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Potřebujeme zaměstnat někoho, kdo bude lepit a šroubovat podrážky chodidel.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım."Precisamos de contratar alguém "para colar e atarraxar a sola dos pés.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Trebuie să angajăm pe cineva să lipească și să înșurubeze tălpile protezelor.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.We moeten iemand in dienst nemen om de zolen van de voeten te plakken en te schroeven.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Wir müssen jemanden einstellen, um die Sohlen der Füße zu kleben und zu schrauben.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Πρέπει να προσλάβουμε κάποιον να κολλάει και να βιδώνει τη σόλα του ποδιού.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Нужен кто-то, чтобы склеивать и сверлить протезы.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.Трябва да назначим някой да лепи и да сглобява долната част на ходилото.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.אנחנו חייבים להעסיק מישהו כדי שידביק ויבריג את הסוליות של הרגליים.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.نحتاج لتوظيف شخص ما لإلصاق وتثبيت براغي نعل الرجل.
Ayak tabanını tutkallayıp vidalaması için birini işe almamız lazım.者を雇わねばなりません 増産する必要があるのです」
Ayna lazım mı?Behöver du en spegel?
Ayna lazım mı?Butuh cermin?
Ayna lazım mı?Een spiegel nodig?
Ayna lazım mı?Har du brug for et spejl?
Ayna lazım mı?Kell egy tükör?
Ayna lazım mı?¿Necesita un espejo?
Ayna lazım mı?Χρειάζεστε καθρέφτη;
Ayna lazım mı?Имаш ли нужда от огледало?
Ayna lazım mı?Нуждаете се от огледалото?
Ayna lazım mı??צריך מראה
Ayna lazım mı?هل أنت بحاجة لمرآة؟
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Allo stesso tempo devo stare attento a non inalare quello che creo.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.E ao mesmo tempo faço o possível para não inalar o meu próprio trabalho, ao mesmo tempo.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Et en même temps, je dois faire attention de ne pas inhaler mon propre travail, en même temps.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.그리고 동시에 숨쉬다가 작품을 실수로 빨아 들이지 않도록 조심해야하죠.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Muszę również uważać, żeby nie wciągnąć z oddechem swojej pracy.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Si in acelasi timp trebuie sa fiu atent ca sa nu inhalez munca mea, in acelasi timp.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Tegelijkertijd moet ik uitkijken dat ik mijn eigen werk niet inhaleer.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Und gleichzeitig muss ich darauf achten, dass ich nicht mein eigenes Werk dabei einatme.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Và ngay lúc đó tôi vừa phải quan sát và vừa không hít vào tác phẩm của mình.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Y, al mismo tiempo, tengo que estar atento de no inhalar mi propio trabajo.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.Zároveň som si musel dávať pozor, aby som moje dielo nevdýchol.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.И в същото време трябва да внимавам да не вдишам собствената си творба.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.И одновременно я постоянно слежу за тем, чтобы в это же время не вдохнуть свою собственную работу.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.ובאותו זמן אני גם צריך להזהר לא לשאוף את העבודה שלי, באותו הזמן.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.ويجب علي أن أكون حذرا ألا أستنشق عملي في ذات الوقت.
Aynı zamanda, nefes alırken kendi eserimi solumamaya dikkat etmem lazım.息を吸って 作品を吸い込まないこと (笑)