Ana içeriğe geç
Sözlük

laf ile cümle

laf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Lafını etmeye değmez.Nicht der Rede wert!
Az laf, çok iş!Weniger quatschen, mehr handeln!
Uzun lafın kısası: Hayatta her şey kısmet!Lange Rede, kurzer Sinn: Alles im Leben ist Schicksal!
Lafı ağzında geveleyip durdu.Er stotterte nur herum.
Lafını bil de konuş.Pass auf, was du sagst.
Uzun lafın kısası, bilen bilir.Lange Rede, kurzer Sinn. Wer kann, der kann.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abraham erhält die Verheissung der Nachkommenschaft (mittig und oben) und Sarah lacht hierzu (oben).
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Trotz dieser Erklärung heiratete Claudius erneut.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.Erzürne dich nicht über die Bösen; sei nicht neidisch auf die Übeltäter.
Serbest zaman Paul Lafargue ^Geburtstag von Paul Lafargue.
Ne hallere düştük' diye laf attı.Sie aber sprachen: Was geht uns das an?
Ülkenin körfeze bakan kısmında ras laffan denen bir endüstri şehri kurulmuştur.Zum Export des Erdgases wurde die Industrieansiedlung Ras Laffan gegründet.
Çok ağır laflar eden bir öğretmendir.Er war ein umstrittener Lehrer.
Delila, Samson'un ağzından laf alarak gücünün uzun saçlarından kaynaklandığını öğrenir.Delila fragte Samson also immer wieder nach dem Ursprung seiner großen Kraft.
1970'te Lafayette Kolejinde eğitimine devam etti.Seit 1970 sind auch Frauen am Lafayette College zum Studium zugelassen.
Babası Lafayette'ten kaybolur.Ihre Familie stammte aus Lazaropole.
Lafı ağzımdan aldın.Tu m'as ôté les mots de la bouche.
Bunları laf olsun diye söylemiyorum.Ce ne sont pas des paroles en l'air.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.Et ne M'interpelle plus au sujet des injustes, car ils vont être noyés.”
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Cependant Abraham les vit assurément, pendant qu'ils descendaient sur Terre sous la forme d'hommes.
Lafargue'ler 1911'de birlikte intihar ettiler.Les époux Lafargue se suicident en 1911 à Draveil.
"Abel Lafleur" (İngilizce).Abel Lafleur.
Ağustos 1792'de radikal fraksiyon, Lafayette'in tutuklanması emrini verdi.En juin 1792, il réclame la mise en accusation de La Fayette.
""Çankaya'yı halk seçsin, Erdoğan çıkarsa laf yok"".Si vous ne comprenez pas le kokoro, alors ne prenez pas votre sabre."
Serbest zaman Paul Lafargue ^Paul Lafargue, Le Droit à la paresse.
Bu ifade ona özgü meşhur laf olmuştur.Sa voix singulière l'a rendue célèbre.
Kendisi Fransız-Şilili ünlü müzisyen Gastón Lafourcade'in kızıdır.Elle est la fille de musiciens, son père Gastón Lafourcade étant un musicien franco-chilien.
Ağzında hiç laf tutamaz direk söyler.Il n'a pas de bouche, voyons.
Sakız ticaret'inde İran'da önemli bir kaynak olan Laft, ekonomi'ye de bu sayede katkıda bulunmaktadır.Comme en Chine, le dragon apporte la pluie, essentielle pour l'agriculture.
Çok laf yedik, tepki çektik.J'ai déconné, me suis bagarré.
Amerika'ya laf attılar, ters bir Amerika bayrağı salladılar ve yoğun derecede yuhalandılar her seferinde.Ils avaient planté un drapeau américain et étaient partis.
Lafımı bölme.No interrumpas mis palabras.
Hiç dinlemiyorsun. Sana laf anlatmak duvara konuşmak gibi.¡Nunca escuchas, hablar contigo es como hablar con la pared!
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.A pesar de esta declaración, Claudio se casó una vez más.
1868'de Paul Lafargue ile evlendi.En 1868 se casó con Paul Lafargue.
Var mı başka bir kitapta böyle bir laf.¿O quizás en otro libro?
Bunun yerine "Efendi" lafzının kullanılmasını tercih etmiştir.Prefería el término Embajadora.
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.La división, no obstante, era meramente nominal y la autoridad real quedó por completo en manos de Graciano.
Bunlar lafla olmaz.No es broma.
Şarkı Philippe Lafontaine tarafından yazılmıştır.Es una de las obras realizadas por Filippino Lippi.
Her albüm çıkaran röportajlarında benimle ilgili laf söylüyor.Creo que que prefiero hacer álbumes separados para cada idioma.
Güzel lafızlara meydana konulmuş, âdetâ resim gibi yerli yerince tanzim edilmiştir."Suelo cuya belleza de brocado fino se extiende resplandeciente, como un vergel ameno.
Bunu laf olsun diye söylemiyorum.Mejor dicho, no quiero decir tonterías.
Lafı gelmişken, Shakespeare'i hiç okudun mu?A proposito, hai mai letto Shakespeare?
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abramo era di carattere estroverso, e con facilità trovava chi l'ascoltasse.
Lafayette Escadrille, 1958 yapımı yönetmenliği William A. Wellman'ın üstlendiği ABD yapımı sinema filmidir.La squadriglia Lafayette (Lafayette Escadrille) è un film del 1958, diretto da William A. Wellman.
Oyuncu film yönetmeni Laurent Laffargue ile beraber olup Alice adında bir kızı vardır.È la compagna del regista Laurent Laffargue con il quale ha una figlia di 6 anni, Alice.
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.La divisione era comunque nominale; il potere reale rimase nelle mani di Graziano.
İlk tapınak 1896 yılında Lafayette Bulvarı üzerindeki ilk sokağa taşınmıştır.Si trasferì nel suo primo tempio, su Lafayette Boulevard in First Street, nel 1896.
Bunlar lafla olmaz.Non dire assurdità.
Babası Lafayette'ten kaybolur.Egli fu succeduto da Lacidao.
Serbest zaman Paul Lafargue ^Paul Lafargue, Il diritto alla pigrizia.
Bu sırada tüm MITB katılımcıları lafını keser ve Six Man Tag Team maçı başlar.I Grandi Giochi di Magia inizieranno fra cinque mesi e tutti i membri di Fairy Tail cominciano ad allenarsi.
Lafla karın doymaz.Обещаниями сыт не будешь.
Tom lafı kesmek için, ağzını açtı.Том открыл рот, чтобы перебить.
Çünkü Tanrı'nın Egemenliği lafta değil, güçtedir.Ибо Царство Божие не в слове, а в силе.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Он принёс Ибрахиму камень, стоя на котором, он мог подниматься на любую высоту.
Lafları duymuyorlardı.Вы не слушали.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.Т. ч. мне чужие грехи не приписывайте».
Serbest zaman Paul Lafargue ^Поль Лафарг.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod