Bizde bir laf vardır, başkasının karısını boşamak kolaydır, diye.”Жена его — Веламмо (Vellamo).
Pardon toprağı laf gelişi!Щебнистые почвы предгорий.
Çok laf yedik, tepki çektik.Я обострённо реагировал, когда реагировали на меня.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Несмотря на это Филипп все же женился повторно.
Fakat Menşevikler, III. Parti Kongresi'nin lafını bile duymak istemiyorlardı.В то же время Евсевий Кесарийский вообще не упоминал о Псамметихе III. Полиэн.
Ağacın dallarında Arapça harfleri ile Allah lafzı bulunmaktadır.Любимцы Аллаха в Коране (араб.
Bu ifade ona özgü meşhur laf olmuştur.Общественный смысл этой полемики был ему чужд.
ISBN 978-2-213-66283-1 "Changer de destin", Robert Laffont, Şubat 2012.ISBN 978-2-213-66283-1 «Изменение судьбы», РRobert Laffont.
Laura Marx 66 ve Paul Lafargue 69 yaşındaydı.Лауре было 66 лет, Полю — 69 лет.
İlk tapınak 1896 yılında Lafayette Bulvarı üzerindeki ilk sokağa taşınmıştır.Она переехала в свой первый храм, на Бульвар Лафайета, на Первую улицу, в 1896 году.
Sharon Lafaye Jones (4 Mayıs 1956 - 18 Kasım 2016), Amerikalı siyahi soul-funk müzisyeni ve şarkıcısı.Шэрон Лафайе Джонс (англ. Sharon Lafaye Jones, 4 мая 1956 — 18 ноября 2016) — американская соул/фанк певица.
Sokaktaki insanlar tarafından da kah laf işitir, kah kuş beyinli ithamlarına maruz kalır.Известны даже случаи имитации человеческой речи, особенно если птица обитает в границах населённого пункта.
Bunu laf olsun diye söylemiyorum.Я бы не назвал это недостатком.
Bunlar lafla olmaz.Не делайте глупостей.
Bizde bir laf vardır, başkasının karısını boşamak kolaydır, diye.”الشاهد فيه: قوله (أألحق) حيث سهل همزة الوصل الواقعة بعد همزة الاستفهام على ما قررناه لك في لغة البيت.
Lafını Adam film içinde söylüyor.وهو يقول ذلك بنفسه في الفيلم.
Bunlar lafla olmaz.حسنا، هذا مجرد هراء.
Ne hallere düştük' diye laf attı.فقال : ما أبالي ان رميت .
TLC'nin ilk albümü Şubat 1992'de LaFace etiketiyle satışa sunuldu.خاضت المجموعة الأولى من الطلاب امتحانات شهادة آي بي في مايو 1992.
Laf Lafı Açıyor.كذب اللسان.
Pardon toprağı laf gelişi!وتومضُ من بعيدٍ واحة الغفرانْ!
Ali Al Deek Lafarfash: Kudüs için şarkı söylemekten onur duyuyorum↑ علي الديك لفرفش: يشرفني أن أغني للقدس نسخة محفوظة 06 أغسطس 2018 على موقع واي باك مشين.
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Apesar desta declaração, Cláudio casou-se uma vez mais.
1868'de Paul Lafargue ile evlendi.Em 1868 se casou com Paul Lafargue.
Ancak bu bölünme yalnızca laftaydı ve esas otorite Gratianus'un elinde kaldı.A divisão, no entanto, era meramente nominal e a autoridade real ficou por completo nas mãos de Graciano.
Galeries Lafayette (), Fransız grand magasin (büyük mağaza) firması.Galeries Lafayette é uma loja de departamento francesa.
Konuyla ilgili olarak şu ifadelerde bulundu: "Beni gerçekten üzen filmi sevenlere ağır laflar atanlar.E um cara na frente disse, 'Pergunte quem gostou muito do filme'.
30 Ağustos 1994 tarihinde LaFace Records ve Arista Records etiketiyle yayımlanmıştır.Foi lançado em 30 de Agosto de 1994 pelas gravadoras LaFace Records e Arista Records.
Bu makamın zikri Lafzı Celal'dir.O principal componente deste material é a celulose.
Bu laflar Herman'ın hayal gücüne sanki bir kıvılcım tesiri yapar.Os dois tipos mais comuns são a ilusão da grelha de Hermann e a ilusão da grelha cintilante.
Editions Michel Lafon Hachette resmî sitesiEditions Michel Lafon Site oficial
Uzun lafın kısası, "Inmates", bizi sezonun geri kalanına hazırlayan bir bölüm oldu." yorumunda bulundu.Finalmente, "Inmates" funcionou principalmente como um set-up para o restante da temporada".
1918: Alicia Lafaurie Roncallo, ilk Karnaval Kraliçesi seçildi.Em 1955, Zelita Rodrigues é eleita a primeira Rainha do carnaval de Rio Branco.
Burada Laf Çok.Quero dizer muito.
Uzun lafın kısası, biz evlendik.Para encurtar a história, nós nos casamos.
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.En roep Mij omtrent de onrechtvaardigen niet aan.
Lafayette Escadrille, 1958 yapımı yönetmenliği William A. Wellman'ın üstlendiği ABD yapımı sinema filmidir.Lafayette Escadrille is een Amerikaanse oorlogsfilm uit 1958 onder regie van William A. Wellman.
Bunlar lafla olmaz.Dit is onzin.
Delila, Samson'un ağzından laf alarak gücünün uzun saçlarından kaynaklandığını öğrenir.Het plan lukt en Simson vertelt dat zijn kracht in zijn lange haar zit.
Fakat bunun boş bir laf olduğu çok geçmeden anlaşılır.Dat dit geen grootspraak was geweest, bleek al gauw.
Üniversitesinin ana kampüsü West Lafayette kampüsüdür.De hoofdcampus is in West Lafayette (Indiana).
Fakat Menşevikler, III. Parti Kongresi'nin lafını bile duymak istemiyorlardı.Lefebvre, die de uitkomsten van het Tweede Vaticaanse Concilie niet wilde erkennen.
Lafayette 20 Mayıs 1834'te öldü.La Fayette overleed in Paris op 20 mei 1834.
Hov kızar niye ben onların lafıylamı ismail ağa yı hapse attım da onların lafıyla bırakacam.En Wij deden een regen op hen regenen, en vreselijk was de regen voor hen, die waren gewaarschuwd.
1893 yılında Rue Laffitte'de bir sanat galerisi açtı.In 1859 opende hij een eigen galerie in de Rue Lafitte.
Lafeu - Bir yaşlı asilzade.Professor Yaffle: een oude specht.
Laffitte, devrimin sırrını açığa vurmuş oluyordu."“Fidel heeft tenslotte de revolutie uitgevonden.
Lafları duymuyorlardı.Niemand luisterde.
Goro Butterfly'a laf anlamayı nerede imkânsız bulmaktadır.Dendrocoryne De betekenis van de botanische naam Tropilis is onduidelijk.
Lafını etmeye değmez.Niets te danken!
Parayla ilgili bir laf ettim mi?Heb ik het over geld gehad?
Babası Lafayette'ten kaybolur.Wyodrębniono ją z diecezji Lafayette.
2012 yılında Zeynep Dizdar "Aşk Dediğin Laftır"ı tekrar seslendirmiştir.W 2015 wydali debiutancką EP-kę, zatytułowaną We Are Making Love Again.
2. Böbürlenmelerde çoğul olur: -Biz bu lafları çok duyduk. gibi.Wtedy padły znamienne słowa: „Obie straciłyśmy tak wiele”.
Lafayette Reynolds (Nelsan Ellis), Sookie'nin iş arkadaşı ve Tara'nın kuzeni.Lafayette Reynolds (Nelsan Ellis) – 48 odcinków – krewny Tary, przyjaciel Sookie.
Bunu laf olsun diye söylemiyorum.Nie powiedziałem że powinien się pan tego wstydzić.
Dolayısıyla Mısırlıların tanrıları görsel olarak lafzi tasvir etmezler.Nie ma jednak dowodów, że kapłani egipscy prowadzili wystarczająco dokładne obserwacje.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abraham satte då igång att pruta på siffran, och fick steg för steg ned den till tio rättfärdiga.
Kendisi Fransız-Şilili ünlü müzisyen Gastón Lafourcade'in kızıdır.Hon är dotter till den fransk-chilenske musikern Gastón Lafourcade.
ISBN 978-2-213-66283-1 "Changer de destin", Robert Laffont, Şubat 2012.ISBN 978-2-213-66283-1 Changer de destin ("Förändra sitt öde"), Robert Laffont, februari 2012.