Ana içeriğe geç
Sözlük

laf ile cümle

laf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.Để tóm tắt lại, họ đã tới Canada.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.En résumé, mes grands-parents ont émigré au Canada.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.그래서 캐나다에서 살게 되셨어요.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.Om een lang verhaal kort te maken, ze kwamen naar Canada.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.Para encurtar uma longa história, eles vieram para o Canadá.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.To długa historia, ale w końcu wylądowali w Kanadzie.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.Έτσι, για να μην πολυλογώ, βρέθηκαν στον Καναδά.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.И така с две думи те дошли в Канада.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.Коротко говоря, так они оказались в Канаде.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.אז בקיצור, הם הגיעו לקנדה.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.لذا، اختصاراً للقصه، أتوا الى كندا.
Uzun lafın kısası, Kanada'ya gelmişler.祖母は化学者でした 彼女はトロントのバンティング研究所で働き
Uzun lafın kısası,하여튼 결론부터 말하자면
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Aby sme príbeh trochu skrátili, oni v skutočnosti letia krížom cez oceán.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Bene, per farla breve, in realtà stanno trasvolando l'intero oceano.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Bueno, para no cansarlos, realmente están volando a través del océano.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar. Doğu Afrika'ya kadar gidiyorlar.Объясню вкратце: их путь лежит прямо через океан и через Восточную Африку.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Ei bine, pentru a scurta povestea, ele zboara exact deasupra oceanului.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Et bien pour résumer, elles volent à travers l'océan.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Goed, om een lang verhaal kort te maken, eigenlijk vliegen ze recht de oceaan over.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Jamen, for at gøre en lang historie kort, flyver de faktisk tværs over oceanet.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.결론부터 말씀드리자면 잠자리는 사실 인도양을 건너는 것이었습니다.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Lyhyestä virsi kaunis, ne lentävät itse asiassa yli koko valtameren.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Mówiąc pokrótce, tak naprawdę one przelatują nad całym oceanem.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Nos, rövidre zárva, lényegében az egész óceánt átszelik.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Nun, um die Geschichte abzukürzen; sie fliegen tatsächlich über den ganzen Ozean hinweg.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Ồ, để tóm gọn, chúng đang thực sự qua đại dương.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Για να μη τα πολυλογώ, διασχίζουν τον ωκεανό.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.Е, за да съкратя историята, всъщност летят право през океана.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.ובכן, בקיצור, הן בעצם טסות ישר מעבר לאוקינוס.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.في الحقيقة، ولنختصر قصتها الطويلة، هي في الواقع تطير فوق المحيط.
Uzun lafın kısası, okyanusun tam ortasından uçup geliyorlar.彼らは海洋を渡っているのです 彼らは東アフリカまで移動しているのです
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Einfach ausgerückt: Wir hassen es, zu verlieren, was wir haben.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Em poucas palavras, detestamos perder o que temos.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.En termes simples : on déteste perdre ce que l'on a.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Forklaret simpelt, vi hader at miste det vi har.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Hiểu một cách đơn giản, chúng ta ghét bị mất đi những gì chúng ta đang có.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.In parole povere, odiamo perdere ciò che è nostro.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Jednoduše řečeno, nesnášíme ztrátu něčeho, co vlastníme
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.손실 회피는 쉽게 말해 사람들은 대체로 손해보기를 싫어한다는 뜻입니다.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Krótko mówiąc: nie znosimy się rozstawać z posiadanym dobrem.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Simpelweg gezegd, we verliezen niet graag de dingen van ons zijn.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Simplemente, odiamos perder aquello que tenemos.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Spus simplu, urâm să pierdem ce avem.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Με απλά λόγια, μισούμε να χάνουμε ότι έχουμε
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Казано просто, ние мразим да губим нещата, които притежаваме.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.Проще говоря, мы ненавидим терять то, что имеем.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.במילים פשוטות, אנחנו שונאים לאבד את מה יש לנו.
Uzun lafın kısası, sahip olduğumuz şeyi kaybetmekten nefret ederiz.人は利益より損失を 大きく感じる傾向がある
Uzun lafın kısası,אבל, אם תרשו לי לקצר את הסיפור,
Uzun lafın kısası,لكن، لاختصار القصة الطويلة،
Uzun lafın kısası,漫画家になるために学校を辞めたんです 【第一の姿 漫画家】
Vay canına, lafı nasıl çevireceğini iyi biliyorsun.Ouah ! Vous êtes vraiment énervante.
Vay canına, lafı nasıl çevireceğini iyi biliyorsun.Váó, te aztán tudod, hogy dühítsd fel az embert!
Vay canına, lafı nasıl çevireceğini iyi biliyorsun.Πως μπορεί ένα άτομο;
Ve bir saniyeliğine lafı Einstein'e bırakıyorum, ki, üzerine düşeni yaptığına inanıyorum.これは当然ですよね 彼は問題の定式化が肝要だと言います
Ve bir saniyeliğine lafı Einstein'e bırakıyorum, ki, üzerine düşeni yaptığına inanıyorum.Chvíli na pódiu teď vyhradím na vteřinku Einsteinovi, který, myslím si, si to zaslouží.
Ve bir saniyeliğine lafı Einstein'e bırakıyorum, ki, üzerine düşeni yaptığına inanıyorum.Dan saya akan berhenti sejenak di sini untuk mengenang Einstein, yang, saya percaya, sangat berperan penting.
Ve bir saniyeliğine lafı Einstein'e bırakıyorum, ki, üzerine düşeni yaptığına inanıyorum.E agora dou lugar por instantes a Einstein, que, penso eu, não ficou a dever nada a ninguém.
Ve bir saniyeliğine lafı Einstein'e bırakıyorum, ki, üzerine düşeni yaptığına inanıyorum.E lascio il campo ad Einstein, per un attimo che, credo, abbia dato a sufficienza.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod