Lafayette Street'te bir dükkan acar.Manhattan belvárosában.
Lafayette Street'te bir dükkan acar.בעיר התחתית של מנהטן.
Lafayette Street'te bir dükkan acar.في منتصف مدينة مانهاتن
Lafayette Street'te bir dükkan acar.そして飛行機から爆弾を
Lafı bile olmaz.De nada, de nada.
Lafı bile olmaz.De rien.
Lafı bile olmaz.Det var så lidt.
Lafı bile olmaz.-Ei kestä.
Lafı bile olmaz.Ingen orsak.
Lafı bile olmaz.Nie ma o czym mówić.
Lafı bile olmaz.No hay de qué.
Lafı bile olmaz.Non ti preoccupare, nessun problema.
Lafı bile olmaz.Semmiség volt.
Lafı bile olmaz.Szóra sem érdemes.
Lafı bile olmaz.Δεν κάνει τίποτα.
Lafı bile olmaz.Κανένα πρόβλημα.
Lafı bile olmaz.Μην το αναφέρεις καν.
Lafı bile olmaz.Не стоит благодарности.
Lafı bile olmaz.عادي
Lafı bile olmaz.لا مشكلة
Lafı daha fazla uzatmadan başlayalım istiyorum.Bez dalszej zwłoki, bierzmy się do tego.
Lafı daha fazla uzatmadan başlayalım istiyorum.Genug geredet, lasst es uns anpacken!
Lafı dolandırıyorsun ve hala bana kim olduğunu söylemiyorsun.Csak kerülgeted a forró kását és nem mondod meg kiről van szó?
Lafı dolandırıyorsun ve hala bana kim olduğunu söylemiyorsun.Κάνεις υπεκφυγές και δεν μου λες ποιός είναι. Αχ!
Lafı dolandırıyorsun ve hala bana kim olduğunu söylemiyorsun.انت تدورين في حلقة مفرغة ولم تقول بعد من هو
Lafı dolandırmayacağım... ...çünkü açıkça söylesem de söylemesem de bir şey değişmeyecek.Nem kerülgetem a forró kását. Mert ugyanaz lenne az eredménye, ha nyíltan elmondanám, meg akkor is, ha nem.
Lafı dolandırmayacağım... ...çünkü açıkça söylesem de söylemesem de bir şey değişmeyecek.Γιατί είμαι ανυπόμονος και θα σου έλεγα το ίδιο πράγμα ακόμα και αν το έκανα έμμεσα.
Lafı dolandırmayacağım... ...çünkü açıkça söylesem de söylemesem de bir şey değişmeyecek.سأكون صريحا معك بما انني مستعجل سأطلب منك نفس الشيء, حتى ولو طرحت سؤالي بطريقة مختلفة
Lafı dolandırmayı bırak.Ne tereld a témát.
Lafı dolandırmayı bırak.Σταμάτα να αλλάζεις το θέμα.
Lafı dolandırmayı bırak.لا تغير الموضوع
Lafı dolandırmıyorum. Ciddiyim.Δεν αλλάζω το θέμα, μιλάω σοβαρά.
Lafı dolandırmıyorum. Ciddiyim.انا لا اغير الموضوع انا جدي
Lafı dolandırmıyorum.Nem terelem a témát.
Lafı evirip çevirmeyin. Başka bir deyişle, yaranın üstündeki bantı bir anda çekin.Dilo, arranca esa tirita.
Lafı evirip çevirmeyin. Başka bir deyişle, yaranın üstündeki bantı bir anda çekin.Seien Sie direkt, reißen Sie das Pflaster ab.
Lafı evirip çevirmeyin.Бъдете директни.
Lafımı geri alıyorum, hala küçük bir beyin fırtınasına ihtiyaç var. .-5 plus -5. Takže to beru zpátky, stejně tu malou hru v hlavě hrát musíte.
Lafımı geri alıyorum, hala küçük bir beyin fırtınasına ihtiyaç var. .그러니까 뒤로 돌려서 여러분은 여전히 그 작은 게임을 머리 속에서 해야만 합니다.
Lafımı geri alıyorum, hala küçük bir beyin fırtınasına ihtiyaç var. .إذن سأسحب هذا , يتوجب عليك القيام بتلك الحيلة الصغيرة في عقلك
Lafımı geri alıyorum, hala küçük bir beyin fırtınasına ihtiyaç var. .すこし簡単です。 他の問題をしてみましょう。
Lafımı geri alıyorum.Παίρνω που πίσω.
lafın gelişi, anlattığım hikayeye tam olarak uyduğu için gösterdim.왜냐하면, 이건 우리들의 창시의 이야기를, 그들 자신을 방식으로 나타낸, 우둔한 버전이기 때문입니다.
lafın gelişi, anlattığım hikayeye tam olarak uyduğu için gösterdim.- sie sind kein Sponsor, oder? - weil, auf seine Art ist das eine krasse Version unserer Gründergeschichte.
lafın gelişi, anlattığım hikayeye tam olarak uyduğu için gösterdim.מפני שבמובן מסוים, זוהי גירסה גסה ומטומטמת של סיפור ייסודנו.
lafın gelişi, anlattığım hikayeye tam olarak uyduğu için gösterdim.انا اعرض هذا لكي .. اوضح فكرتي الاساسية لهذه المحادثة
lafın gelişi, anlattığım hikayeye tam olarak uyduğu için gösterdim.荒っぽい形をとった 私たちの始まりの物語だからです 私たちは母なる自然を引っ叩き 勝利しました
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .다시 한번 설명해보면 이 부분이 1/10이고, 여기가 5/100입니다
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Ikke for at blive ved, men det lige her er 1/10 og det her er 5 hundrededele, 5 over 100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Nebude od věci, když si zopakujeme ... Zde je 1 desetina a tady je 5 setin, 5 lomeno 100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Niet om oude koeien uit de sloot de halen, maar dit hier, is 1/10 en dit hier is 5/100, 5 over 100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Non per insistere, ma questo qui, questo qui e' 1/10 e poi questo e' 5/100, 5 fratto 100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Αυτό εδώ, ας το επαναλάβουμε, είναι 1/10 και μετά αυτό είναι 5 χιλιοστά, 5 προς εκατό.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .Да не издребняваме, но това тук е 1/10, а това тук е 5/100.
Lafı uzatmamak için, buradaki 1/10 ve sonra bu 5/100. .هذه 1/10 هنا ومن ثم لدينا 5/100، او 5 على 100
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Abych to zkrátil, odpověděl jsem: "Takže chcete, abych přišel zase?" Řekl:
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"Ca să scurtez o poveste lungă, am zis "Deci ai nevoie să vin din nou acolo?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"En bref, j'ai dit, "Alors, il faut que j'y retourne?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"För att göra en lång historia kort, jag sa, "Så du vill att jag skall komma tillbaka igen?"
Lafı uzatmayayım, dedim ki "Buranın arkasına mı geçmem gerekiyor?"긴 이야기를 짧게 하자면, 제가, "병원으로 다시 가야 하나요?"라고 말하니까