Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.De mantel die onder de efod werd gedragen, werd geweven van blauwpurper,
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Derpå tilvirkede de Kåben, som hører til Efoden, i vævet Arbejde, helt og holdent af violet Purpur.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Efodkåpan gjorde man av vävt tyg, helt och hållet mörkblått.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.És megcsinálák az efód palástját takácsmunkával, egészen kék lenbõl.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Fece il manto dell'efod, lavoro di tessitore, tutto di porpora viola
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Fez-se também o manto do éfode de obra tecida, todo de azul,
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Hizo también la túnica del efod, obra de tejedor, toda de material azul
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Họ cũng chế áo dài của ê-phót bằng vải thường toàn màu tím.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Họ cũng chế áo_dài của ê - phót bằng vải thường toàn màu tím .
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.In naredil je vrhnjo suknjo pod naramnik, izcela stkano iz višnjevega blaga.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Jubah yang dipakai di atas efod, seluruhnya dibuat dari wol biru
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Kasukan viitta tehtiin kokonaan kutomalla punasinisistä langoista.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.그가 에봇 받침 긴 옷을 전부 청색으로 짜서 만들되
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.On fit la robe de l`éphod, tissée entièrement d`étoffe bleue.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Så gjorde de overkjortelen som hører til livkjortelen, av vevd arbeid, helt igjennem av blå ull.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Udělal také plášť náležející k náramenníku, dílem vytkávaným, všecken z postavce modrého,
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Und machte einen Purpurrock zum Leibrock, gewirkt, ganz von blauem Purpur,
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Urobił także płaszcz pod naramiennik robotą tkaną, wszystek hijacyntowy;
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Και εκαμε τον ποδηρη του εφοδ εργασιας υφαντης, ολον εκ κυανου.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.И сделал верхнюю ризу к ефоду, тканую, всю из голубой шерсти ,
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.Направи мантията на ефода, тъкана изработка цяла от синьо.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.ויעש את מעיל האפד מעשה ארג כליל תכלת׃
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.وصنع جبة الرداء صنعة النسّاج كلها من اسمانجوني.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.他 用 織 工 作 以 弗 得 的 外 袍 、 顏 色 全 是 藍 的
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.他 用 織 工作 以弗 得 的 外袍 、 顏色 全 是 藍 的
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.hans Hænder er Stænger af Guld, fyldt med Rubiner, hans Liv en Elfenbensplade, besat med Safirer,
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.jeho ruky obliny zlata, vysádzané taršíšom; jeho telo umelecké dielo zo slonovej kosti, obložené zafírami;
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.손은 황옥을 물린 황금 노리개 같고 몸은 아로새긴 상아에 청옥을 입힌듯 하구나
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Seine Hände sind wie goldene Ringe, voll Türkise. Sein Leib ist wie reines Elfenbein, mit Saphiren geschmückt.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Ses mains sont des anneaux d`or, Garnis de chrysolithes; Son corps est de l`ivoire poli, Couvert de saphirs;
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tangannya elok, bercincin emas dengan permata, tubuhnya bagaikan gading bertatah batu nilam
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc : Thân mình người khác_nào ngà bóng_láng cẩn ngọc xanh .
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc: Thân mình người khác nào ngà bóng láng cẩn ngọc xanh.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.ידיו גלילי זהב ממלאים בתרשיש מעיו עשת שן מעלפת ספירים׃
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.يداه حلقتان من ذهب مرصعتان بالزبرجد. بطنه عاج ابيض مغلف بالياقوت الازرق.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好 像 金 管 、 鑲 嵌 水 蒼 玉 . 他 的 身 體 如 同 雕 刻 的 象 牙 、 周 圍 鑲 嵌 藍 寶 石
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好像 金管 、 鑲嵌 水蒼玉 . 他 的 身體 如同 雕刻 的 象牙 、 周圍鑲 嵌 藍寶石
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;A második sor: karbunkulus, zafir és gyémánt.
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;A második sor pedig: karbunkulus, zafir és gyémánt.
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;a segunda fileira era de uma granada, uma safira e um ônix;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;a segunda fileira será de uma granada, uma safira e um ônix;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;A w drugim rzędzie: karbunkuł, szafir i jaspis.
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;Di baris kedua batu zamrud, batu nilam dan intan
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;Di baris kedua zamrud, batu nilam dan intan
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;die andere ein Rubin, Saphir, Demant;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;die andere ein Rubin, Saphir und Demant;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;druga vrsta pa: rubin, safir in diamant;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;druhý rad: karbunkulus, zafír a diamant,
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;Druhý rad: karbunkulus, zafír a diamant.
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;hàng thứ nhì , ngọc phỉ túy , ngọc lam bửu , và ngọc kim_cương ;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;hàng thứ nhì , ngọc phỉ túy , ngọc lam bửu và ngọc kim_cương ;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;hàng thứ nhì, ngọc phỉ túy, ngọc lam bửu và ngọc kim cương;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;hàng thứ nhì, ngọc phỉ túy, ngọc lam bửu, và ngọc kim cương;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;i andra raden en karbunkel, en safir och en kalcedon;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;I den annen rad skal det være en karfunkel, en safir og en diamant,
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;I den annen rad var det en karfunkel, en safir og en diamant,
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;în al doilea rînd, un rubin, un safir, şi un diamant;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;în al doilea şir: un rubin, un safir şi un diamant;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;in druga vrsta: rubin, safir in diamant;
ikinci sırada firuze, laciverttaşı, aytaşı;둘째 줄은 석류석 남보석 홍마노요