Ana içeriğe geç
Sözlük

kuzu ile cümle

kuzu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Áp-ra-ham lựa để riêng ra bảy con chiên tơ trong bầy;
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Avraam a pus de o parte şapte mieluşele din turmă.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.És külön állíta Ábrahám a nyájból hét juhot.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.I postawił Abraham siedmioro owiec z stada osobno.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Ja Aabraham asetti laumasta seitsemän uuhikaritsaa erilleen muista.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.아브라함이 일곱 암양 새끼를 따로 놓으니
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Luego Abraham apartó del rebaño siete corderas
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Men Abraham satte syv Lam til Side,
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Men Abraham ställde sju lamm av hjorden avsides.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Og Abraham stilte syv får av småfeet for sig selv.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Poi Abramo mise in disparte sette agnelle del gregge
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Pôs Abraão, porém, � parte sete cordeiras do rebanho.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Postavil pa je bil Abraham sedem mladih ovac od črede posebe.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Und Abraham stellt sieben Lämmer besonders.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.Και εβαλεν ο Αβρααμ κατα μερος επτα θηλυκα αρνια του ποιμνιου.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.А Авраам отдели седем женски агнета от стадото.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.И поставил Авраам семь агниц из стада мелкого скота особо.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.ויצב אברהם את שבע כבשת הצאן לבדהן׃
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.واقام ابراهيم سبع نعاج من الغنم وحدها.
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.亞 伯 拉 罕 把 七 隻 母 羊 羔 另 放 在 一 處
İbrahim sürüsünden yedi dişi kuzu ayırdı.亞伯拉罕 把 七 隻 母 羊羔 另 放 在 一 處
İngiltere'de üretilen kuzu eti,영국에서 생산된 양고기가
İngiltere'de üretilen kuzu eti,האם בשר-כבש שמיוצר בבריטניה
İngiltere'de üretilen kuzu eti,هل لحم الخروف المنتج في المملكة المتحدة
İngiltere'de üretilen kuzu eti,ニュージーランドで生育され 冷凍され
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederDacă cineva din casa lui Israel junghie în tabără sau afară din tabără un bou, un miel sau o capră,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederHa valaki Izráel házából ökröt, vagy bárányt, vagy kecskét öl le a táborban, vagy a ki öl a táboron kivül,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederHver mann av Israels hus som slakter en okse eller et får eller en gjet enten i leiren eller utenfor leiren
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban eder무릇 이스라엘 집의 누구든지 소나 어린 양이나 염소를 진 안에서 잡든지 진 밖에서 잡든지
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederKuka ikinä Israelin heimosta teurastaa härän tai karitsan tai vuohen leirissä tai leirin ulkopuolella
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederOm någon av Israels hus, i lägret eller utanför lägret, slaktar ett fäkreatur eller ett lamm eller en get,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederQualquer homem da casa de Israel que imolar boi, ou cordeiro, ou cabra, no arraial, ou fora do arraial,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederQualunque Israelita scanna un bue o un agnello o una capra entro il campo o fuori del camp
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederSi un homme de la maison d`Israël égorge dans le camp ou hors du camp un boeuf, un agneau ou une chèvre,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederVsakdo iz hiše Izraelove, ki zakolje vola ali ovco ali kozo v taborišču ali pa zunaj taborišča
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederВсеки човек от Израилевия дом, който заколи говедо, агне, или коза в стана, или който заколи вън от стана,
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederесли кто из дома Израилева заколет тельца или овцу или козу в стане, или если кто заколет вне стана
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederאיש איש מבית ישראל אשר ישחט שור או כשב או עז במחנה או אשר ישחט מחוץ למחנה׃
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban ederكل انسان من بيت اسرائيل يذبح بقرا او غنما او معزى في المحلّة او يذبح خارج المحلّة
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban eder凡 以 色 列 家 中 的 人 、 宰 公 牛 、 或 是 綿 羊 羔 、 或 是 山 羊 、 不 拘 宰 於 營 內 營 外
İsraillilerden kim ordugahın içinde ya da dışında bir sığır, bir kuzu ya da keçi kurban eder凡 以色列 家中 的 人 、 宰 公牛 、 或是 綿 羊羔 、 或是 山羊 、 不拘 宰於 營內 營外
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.A chrámu som nevidel v ňom, lebo Pán Bôh, všemohúci, je jeho chrámom a Baránok.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Ale chrámu jsem v něm neviděl; nebo Pán Bůh všemohoucí chrám jeho jest a Beránek.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Alem kościoła nie widział w niem; albowiem Pan, Bóg wszechmogący, jest kościołem jego, i Baranek.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.A svetišča nisem videl v njem, kajti Gospod, Bog, Vsegamogočni, je svetišče njegovo in Jagnje.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.És templomot nem láttam abban: mert az Úr, a mindenható Isten annak temploma, és a Bárány.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Ik zag in de stad geen tempel, want de Here, de Almachtige God, en het Lam werden er overal vereerd.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.În cetate n'am văzut niciun Templu; pentrucă Domnul Dumnezeu, Cel Atotputernic, ca şi Mielul, sînt Templul ei.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.성안에 성전을 내가 보지 못하였으니 이는 주 하나님 곧 전능하신 이와 및 어린 양이 그 성전이심이라
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Mutta temppeliä minä en siinä nähnyt; sillä Herra Jumala, Kaikkivaltias, on sen temppeli, ja Karitsa.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Nela não vi santuário, porque o seu santuário é o Senhor Deus Todo-Poderoso, e o Cordeiro.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Non vidi alcun tempio in essa perché il Signore Dio, l'Onnipotente, e l'Agnello sono il suo tempio
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.No vi en ella templo, porque el Señor Dios Todopoderoso, y el Cordero, es el templo de ella
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Och jag såg i den intet tempel, ty Herren Gud, den Allsmäktige, är dess tempel, han och Lammet.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Ở đó , tôi không thấy đền thờ nào ; vì Chúa là Ðức_Chúa_Trời toàn_năng và Chiên_Con đều là đền thờ của thành .
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Ở đó, tôi không thấy đền thờ nào; vì Chúa là Ðức Chúa Trời toàn năng và Chiên Con đều là đền thờ của thành.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Og jeg så intet Tempel i den; thi dens Tempel er Herren, Gud, den almægtige, og Lammet.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Og noget tempel så jeg ikke i den; for dens tempel er Gud Herren, den allmektige, og Lammet.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Und ich sah keinen Tempel darin; denn der HERR, der allmächtige Gott, ist ihr Tempel, und das Lamm.
Kentte tapınak görmedim. Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı ve Kuzu, kentin tapınağıdır.Και ναον δεν ειδον εν αυτη διοτι ναος αυτης ειναι ο Κυριος ο Θεος ο παντοκρατωρ και το Αρνιον.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod