Ana içeriğe geç
Sözlük

kuyumcu ile cümle

kuyumcu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Αφαιρεσον την σκωριαν απο του αργυρου, και σκευος θελει εξελθει εις τον χρυσοχοον
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Отдели примесь от серебра, и выйдет у серебряника сосуд:
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Отмахни нечистото от среброто, И ще излезе съд за златаря.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.הגו סיגים מכסף ויצא לצרף כלי׃
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.ازل الزغل من الفضة فيخرج اناء للصائغ.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.除 去 銀 子 的 渣 滓 、 就 有 銀 子 出 來 、 銀 匠 能 以 作 器 皿
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.除去 銀子 的 渣滓 、 就 有 銀子 出來 、 銀匠 能 以 作 器皿
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Dacă coroana ar fi fost mai puţin densă decât aurul pur, atunci, cu siguranță, aurarul l-a păcălit pe rege.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Jeśli korona byłaby lżejsza od czystego złota, oznaczałoby to, że złotnik oszukał króla.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.만약 왕관이 순수한 금보다 밀도가 낮다면, 그 금세공인은 명백히 왕을 속인 것입니다.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Nếu chiếc vương miện là không đặc như vàng nguyên chất, thì tên thợ kim hoàn chắc chắn đã ăn gian.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Se a coroa fosse menos densa do que o ouro puro, então o ourives teria com certeza enganado o rei.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Si la corona fuese menos densa que el oro puro, entonces, el orfebre habría indudablemente engañado al rey.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Si la couronne était moins dense que l'or pur, alors l'orfèvre aurait trompé le roi.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Wäre die Krone weniger dicht als pures Gold, hätte der Schmied den König höchstwahrscheinlich betrogen.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Ако короната била по-малко плътна от чисто злато, тогава златарят със сигурност бил излъгал краля.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Если плотность окажется меньше плотности чистого золота, то золотокузнец обманул короля.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.Якщо у корони буде менша щільність, ніж у щирого золота, то значить, ювелір шахраював.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.אם הכתר יהיה פחות צפוף מהזהב הטהור, אז אין ספק שהצורף רימה את המלך.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.إذا كان التاج أقل كثافة من الذهب الخالص، فإن الصائخ قد خدع الملك بالتأكيد.
Eğer tacın yoğunluğu saf altından daha az ise, o zaman kuyumcunun kralı kandırdığı kesindi.金細工師は王様を 確かにだましたということになります アルキメデスが王様のところに戻り 実験を行ったところ
Güney Amerika'nın en büyük kuyumcuları그들은 남미 최고의 금 세공자들로써
Güney Amerika'nın en büyük kuyumcularıהצורפים הגדולים ביותר של דרום אמריקה,
Güney Amerika'nın en büyük kuyumcularıعظماء جنوب أفريقيا من الصاغة
Güney Amerika'nın en büyük kuyumcuları西洋の征服とともに
Hepsi budala, bilgisiz, Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.사람마다 우준하고 무식하도다 금장색마다 자기의 조각한 신상으로 인하여 수치를 당하나니 이는 그 부어 만든 우상은 거짓 것이요 그 속에 생기가 없음이라
Hepsi budala, bilgisiz. Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.사람마다 우준하고 무식하도다 금장색마다 자기의 만든 신상으로 인하여 수치를 당하나니 이는 그 부어만든 우상은 거짓이요 그 속에 생기가 없음이라
Hepsi budala, bilgisiz, Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.נבער כל אדם מדעת הביש כל צורף מפסל כי שקר נסכו ולא רוח בם׃
Hepsi budala, bilgisiz. Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.נבער כל אדם מדעת הביש כל צרף מפסל כי שקר נסכו ולא רוח בם׃
Hepsi budala, bilgisiz. Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.بلد كل انسان بمعرفته. خزي كل صائغ من التمثال. لان مسبوكه كذب ولا روح فيه.
Hepsi budala, bilgisiz, Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.بلد كل انسان من معرفته. خزي كل صائغ من التمثال. لان مسبوكه كذب ولا روح فيه.
Hepsi budala, bilgisiz. Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.各 人 都 成 了 畜 類 、 毫 無 知 識 . 各 銀 匠 都 因 他 的 偶 像 羞 愧 . 他 所 鑄 的 偶 像 、 本 是 虛 假 的 、 其 中 並 無 氣 息
Hepsi budala, bilgisiz. Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.各 人 都 成 了 畜類 、 毫無 知識.各銀匠 都 因 他 的 偶像 羞愧 . 他 所 鑄 的 偶像 、 本 是 虛 假的 、 其中 並無 氣息
Hepsi budala, bilgisiz, Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.各 人 都 成 了 畜 類 、 毫 無 知 識 . 各 銀 匠 都 因 他 雕 刻 的 偶 像 羞 愧 . 他 所 鑄 的 偶 像 、 本 是 虛 假 的 、 其 中 並 無 氣 息
Hepsi budala, bilgisiz, Her kuyumcu yaptığı puttan utanacak. O putlar yapmacıktır, Soluk yoktur onlarda.各 人 都 成 了 畜類 、 毫無 知識.各銀匠 都 因 他 雕刻 的 偶像 羞愧 . 他 所 鑄 的 偶像 、 本 是 虛 假的 、 其中 並無 氣息
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.El rey dijo que le había dado a un orfebre justo el oro necesario para hacer una corona.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.Il re disse di aver consegnato all'orafo l'esatta quantità di oro necessaria per forgiare una corona.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.왕은 왕관을 만들기 위해 금 세공인에게 정확한 양의 금을 주었노라고 말하였습니다.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.Król oznajmił, że dał złotnikowi dokładną ilość złota potrzebną do wykonania korony.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.Le roi lui dit qu'il avait donné à l'orfèvre l'exacte quantité d'or pour faire une couronne.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.O rei disse que tinha dado ao ourives a quantidade exata de ouro necessária para fazer uma coroa.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.Regele a spus că dăduse unui aurar cantitatea exactă de aur pentru o coroană.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.Vua nói ông đã đưa tên thợ kim hoàn một lượng vàng chính xác cần thiết để làm một Vương miện.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.Король сказав, що дав ювеліру точну кількість золота, щоб зробити корону.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.Кралят казал, че дал на златаря точното количество злато, необходимо за изработването на корона.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.По словам короля, он дал кузнецу достаточно золота, чтобы сделать корону.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.המלך אמר שנתן לצורף כמות מדוייקת של זהב הדרושה כדי ליצור כתר.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.وقال الملك أنه أعطى صائغ الحلي القدر المحدد من الذهب اللازم لصناعة تاج.
Kral, kuyumcuya bir taç yapacak kadar altın verdiğini söyledi.金細工師に渡したと言います 王冠が出来上がると 王様は金細工師がずるをして
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Anh xem mấy người ở cửa hàng bán nhẫn nghĩ gì về chúng ta chứ?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Ce crezi ca au gandit despre noi oamenii din magazinul de bijuterii ?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Cosa pensi che abbiano pensato di noi le persone della gioielleria?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Jak myślisz, co pomysleli o nas ludzie u jubilera?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Le kaj so si mislili ljudje v trgovini s prstani?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Menurutmu bagaimana orang-orang di toko cincin berpikir tentang kita?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Que penses-tu que les gens à la bijouterie pensaient de nous ?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Vad tror du att personalen i ring butiken tänkte om oss?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Was denkst du, was die Leute im Juwelierladen über uns gedacht haben?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Wat dacht je dat de mensen van de ringenwinkel over ons dachten?
Kuyumcudaki insanların hakkımızda ne düşündüğünü sanıyorsun?Τι νομίζεις πως οι άνθρωποι στο κοσμηματοπωλείο σκέφτηκαν για μας;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod