Ana içeriğe geç
Sözlük

kuyumcu ile cümle

kuyumcu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Saat tamircisi ve kuyumcu olan babası Earnshaw doğmadan ölmüştür.Zijn vader, horlogemaker en juwelier, stierf voordat hij werd geboren.
Kuyumcunun dükkânında güzel küçük bir akülü araba gören Leprikon hemen bu arabaya binerek yola çıkar.Een vrachtwagen of grote bestelwagen rijdt zich meteen vast in deze smalle doorgang.
Selahattin, erdemli ama okuması yazması olmayan bir kuyumcuydu.Of hij uitbetaald werd en hoe het met hem afliep, staat niet geschreven.
Ekipler onları tutuklamak için kuyumcuya girer.Ze beveelt de troopers om hun Jedi aanvoerders om te brengen.
Kuyumculuktaki ünü dolayisyla bu şehre "Goldstadt (Altın Şehir)" de denilmektedir.Daarmee wordt verwezen naar Johannesburg (de stad van goud).
Bazı kaynaklara göre ise babası kuyumcuydu.Według części źródeł jego ojciec był garbarzem.
Eğitimini Bolonya'nın ünlü kuyumcusu ve ressamı Francia olarak da tanınan Francesco Raibolini'den aldı.Technice rytí se vyučil v dílně proslulého boloňského malíře a zlatníka Francesca Raibolini zvaného Francia.
Vito 1943 yılında Joe ile küçük kuyumcu soygunu yaparken yakalanmıştır.V roce 1943 byl však Vito při jedné z krádeží chycen.
Mevcut Premier League kupası, Kraliyet Kuyumcuları Londra Asprey tarafından tasarlandı.Actualul trofeu al Premier League a fost creat de Royal Jewellers Asprey of London.
İş hayatında kuyumculuk ve sigortacılık yaparak faaliyet göstermişti.A háború után a biztosítási, üzleti életben dolgozott.
Bu kitap heykeltıraş ve kuyumcu Benvenuto Cellini (1500-1571) tarafından kullanılmıştır.A Saliera (sótartó) Benvenuto Cellini (1500-1571) szobrász, éremmetsző és aranyműves műalkotása.
Burada bir kraliyet darphanesi kuruldu ve kasaba, kuyumcuları ile tanınmaya başladı.Kaupunkiin perustettiin kuninkaallinen rahapaja ja kaupunki sai kuuluisuutta kultasepistään.
Şirket kuyumculuk, gümüş işlemeciliği ve mücevheratçılık için bir lonca işlevini görmüştür.Hän suunnitteli yhtiölle monenlaisia hopeisia käyttöesineitä ja koruja.
Dürer'in babası, 1455'te Macaristan'dan gelerek Nürnberg'e yerleşen bir kuyumcuydu.Suku, joka oli lähtöisin Unkarista saksalaisti nimen Thürer asetuttuaan Nürnbergiin vuonna 1455.
Bu yetişen incilerden de yalnızca %5'i kalitesi bakımından kuyumculuk sektöründe değerlendirilebilir.Alle kolmasosa timanteista on tarpeeksi korkealaatuisia koruiksi.
ABD'ye göç eden 4000 Meşhed Yahudisi ise kuyumculuk ve halıcılıkla uğraştı.Eloonjääneet 43 000 juutalaista keskitettiin ghettoihin ja pakotettiin pakkotyöhön.
Dürer, çocukluğunu babasının kuyumcu dükkânında çalışarak geçirdi.Εργάστηκε από μικρός στις επιχειρήσεις του πατέρα του.
Bir kuyumcu dükkanına ev sahipliği yapmaktadır.Σήμερα είναι ιδιοκτήτης κοσμηματοπωλείου.
Annesinin başka bir kuyumcu ile yeniden evlenmesinin ardından, 1644 yılında babası vefat etti.Μετά το θάνατο της μητέρας του το 1886 ο πατέρας του ξαναπαντρεύτηκε.
Köprünün üzerinde çok sayıda kuyumcu dükkanı bulunmaktadır.Υπάρχει μεγάλη ποικιλία από πετρόκτιστες γέφυρες.
Kuyumculuktaki ünü dolayisyla bu şehre "Goldstadt (Altın Şehir)" de denilmektedir.Derfor har den fået kaldenavnet «Goldstadt» eller «Guldbyen».
Vito 1943 yılında Joe ile küçük kuyumcu soygunu yaparken yakalanmıştır.I 1903 blev han anholdt af Joe Petrosino i en drabssag.
Bu eserlerin ticareti de kuyumculuk olarak adlandırılır.Friaktier kaldes også fondsaktier.
Pforzheim'ın ekonomisi kuyumculuk ve saate dayalıdır.Pforzheim dikenal di seluruh dunia akan industri perhiasan dan jam tangannya.
Kuyumculuktaki ünü dolayisyla bu şehre "Goldstadt (Altın Şehir)" de denilmektedir.Karena itulah, kota dijuluki "Goldstadt" (Kota Emas).
Mevcut Premier League kupası, Kraliyet Kuyumcuları Londra Asprey tarafından tasarlandı.Chiếc cúp Premier League hiện tại được tạo ra bởi Royal Jewellers Asprey of London.
Burada bir kraliyet darphanesi kuruldu ve kasaba, kuyumcuları ile tanınmaya başladı.Một xưởng đúc tiền hoàng gia đã được thành lập ở đây và từ đó thị trấn nổi tiếng với các thợ kim hoàn.
Altının çok değerli olduğunu gören kuyumcu o gün altını incelemek için almak ister.それを見ていた油屋は、あの茶金が注目していたことからさぞかし値打ちのあるものに違いないと考え、茶屋の店主にその茶碗を買いたいと申し出る。
Bir kuyumcu dükkanına ev sahipliği yapmaktadır.母親は宝石店を経営している。
Kuyumcunun dükkânında güzel küçük bir akülü araba gören Leprikon hemen bu arabaya binerek yola çıkar.他在车店里买了一部可以在驾驶室做爱的高档小车。
Annesinin başka bir kuyumcu ile yeniden evlenmesinin ardından, 1644 yılında babası vefat etti.1644년 아버지가 사망한 후 어머니는 다른 금세공사와 재혼하였다.
Kuyumcu, değerli metal ve taşları işleyerek takı ve yatırım aracına dönüştüren kişidir.금고(金庫)는 돈이나 기타 귀중품을 보관하기 위해 특수 제작한 상자이다.
Bir kuyumcu dükkanına ev sahipliği yapmaktadır.בעלת חנות תכשיטים.
Öyküye göre bu kaşıkçı, bulduğu taşı bir kuyumcuya değerinin çok altında satar.מתחת למעטפת הזהב המקיפה את לוחית היהלום, נמצא שקע חלול, אשר מעריכים כי שימש לחיבור התכשיט לעצם גדול.
Öyküye göre bu kaşıkçı, bulduğu taşı bir kuyumcuya değerinin çok altında satar.Крадецът кой знае защо е хвърлил това доста голямо парче злато!
Dürer'in babası, 1455'te Macaristan'dan gelerek Nürnberg'e yerleşen bir kuyumcuydu.Бащата на Албрехт Дюрер носи същото име и е златар, който се преселва през 1455 година от Унгария в Нюрнберг.
Burada bir kraliyet darphanesi kuruldu ve kasaba, kuyumcuları ile tanınmaya başladı.U njemu je osnovana kraljevska kovaonica novca i grad je postao poznat po zlatarima.
Şâir kuyumcu titizliğiyle çalışır.Valstija garsi savo juvelyrikos dirbiniais.
Bazı kaynaklara göre ise babası kuyumcuydu.Mõne allika järgi oli tema ema Alkippe ja isa Eupalamos.
Annesinin başka bir kuyumcu ile yeniden evlenmesinin ardından, 1644 yılında babası vefat etti.Peale ema surma aastal 1891 abiellus tema isa uuesti.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Bersihkanlah dahulu perak dari sanganya, barulah yang indah dapat dibentuk oleh tangan seniman
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Haal het schuim van het zilver af, dan blijft de goede grondstof voor de smelter over.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Hãy lấy cức khỏi bạc , Thì thợ_bạc liền được một khí dụng ;
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Hãy lấy cức khỏi bạc, Thì thợ bạc liền được một khí dụng;
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Jako když bys odjal trůsku od stříbra, ukáže se slevači nádoba čistá:
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.은에서 찌끼를 제하라 그리하면 장색의 쓸만한 그릇이 나올 것이요
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Kun hopeasta poistetaan kuona, kuontuu kultasepältä astia.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Man tue den Schaum vom Silber, so wird ein reines Gefäß daraus.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Når Slagger fjernes fra Sølv, så bliver det hele lutret;
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Odejm zużelicę od srebra, a wynijdzie odlewającemu naczynie kosztowne.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Odstrániť trosky zo striebra, a vyjde čistá nádoba slievačovi;
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Ote de l`argent les scories, Et il en sortira un vase pour le fondeur.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Quita las escorias de la plata, y saldrá un objeto para el fundidor
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Scoate zgura din argint, şi argintarul va face din el un vas ales.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Skaffa slagget bort ifrån silvret, så får guldsmeden fram en klenod därav.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Skill slagget fra sølvet, så får gullsmeden et kar ut av det.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Távolítsd el az ezüstbõl a salakot, és abból edény lesz az ötvösnek:
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Tira da prata a escória, e sairá um vaso para o fundidor.
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Togli le scorie dall'argento e l'orafo ne farà un bel vaso
Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.Vzemi srebru žlindro, in prikaže se zlatarju posoda:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod