Kuyruk ya da postabdomen : Halka biçiminde 6 segmentten oluşur.Recoger un coco o pintar un segmento: 10 puntos.
Bu kuyruklar büyük bir ihtimalle düşmanlarına karşı savunma silahı olarak kullanır.En muchos casos poseen la facultad de violar como arma a los enemigos.
Kısa kuyruklu Quokka'lar ve Filander daima dört ayak üzerinde gider.Así que los cinco Toa Hordika y Norik siguen la corriente a Ko-Metru.
Kuyruk erkeğin kuyruğuna benzerdir.Las plumas de la cola son similares a las del macho.
Büyük flütteki kuyruk bölümü pikolo flütte yoktur.No presenta pico central en la plataforma.
Yarısı kuyrukta olmak üzere 58 ila 65 arasında omuru vardır ve ilk üç boyun omuru kaynaşmıştır.De la primera habrá entre cincuenta y sesenta y los restantes son de la segunda.
Kuluçka zamanı kuyruk bezinden ağır bir koku yayılır.Durante las horas nocturnas emite un fuerte perfume.
Kuyruk tüyle kaplıdır.Está bien cubierta de flecos.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.C/1995 O1, nombre del cometa Hale-Bopp.
Kıvrık kuyruklu keseligiller otçuldur ve genelde yapraklar ile beslenirler.Son arañas relativamente fuertes que crecen rápidas y generalmente se alimentan de grillos.
Bu sınıfta ilk Sovyet uçağı olarak bir kuyruk yükleme rampasına sahiptir.Es el primer accidente de un avión de carga de este modelo.
Kuyruk bir veri yapısı türüdür.Creo que mi arquitectura es una especie de marco de la naturaleza.
Kuyruk tek renk ve ucu uzun seyrek kıllarla kaplıdır.Los mismos son de un solo color y son telas asargadas.
Uçağın kuyruk tarafındakilerle birlikte adanın diğer tarafında yaşamıştır.Vive aislado de la demás gente al otro lado de la isla.
Sonuç olarak normal dağılıma nazaran Laplace dağılım daha şişkin kuyruklar gösterir.Así la distribución de Laplace presenta colas más gruesas que la distribución normal.
Kuyruk: Vücuda göre kısa, aşağıdan konumlu, uca doğru zarifçe incelir.Cola: Corto en comparación a su medida de cuerpo, abajo y tapering hacia el consejo.
O, kuyruktaydı.Era in coda.
Kuyrukluyıldız 12P/Pons–Brooks olarak bilinmektedir.La cometa in questione è adesso chiamata 12P/Pons-Brooks.
Bunlar periyodik kuyruklu yıldız 30P/Reinmuth ve 44P/Reinmuth'u keşfetti.Reinmuth scoprì anche due comete periodiche, la 30P/Reinmuth e la 44P/Reinmuth.
Bu gelgit kuyrukları dardır ve 167 ile 172 arasındaki cisimlerde daha iyi tanımlanır.Queste code sono più strette e meglio definite rispetto agli oggetti 167-172.
Schweizer, beş kuyruklu yıldız ve 11 Kasım 1864 yılında da bir NGC nesnesi (NGC 7804) keşfetmiştir.Schweizer scoprì cinque comete ed un oggetto del catalogo NGC, denominato NGC 7804, l'11 novembre 1864.
Centaurlar gibi birçok kısa dönemli kuyruklu yıldız da bu bölgede bulunur.In questa regione orbita anche una breve fascia di comete, compresi i centauri.
2007 ortalarına kadar amatör astronomlar kuyruklu yıldızın binden fazla CCD görüntüsünü sunmuştu.A partire dal 2000 gli astronomi dilettanti hanno inviato più di mille immagini CCD della cometa.
Kuyrukları yatay olarak düzleşmiştir.Su di esso sono disegnate delle tende.
Yangtze Nehri'nde suyun dışına sıçradıkları ve kuyrukları üzerinde dik durdukları bilinmektedir.Nel fiume Yangtze, si sa che le focene attere saltano fuor d'acqua e si tengono "in piedi" sulla coda.
Daha sonra aynı yıl içinde ikinci ve 1882'de de üçüncü kuyruklu yıldız keşfini yaptı.Nello stesso anno scoprì la seconda cometa, e una terza nel 1882.
Pek çok fotoğrafta gelgit kuyrukları ve köprüler görülebilir.In molte immagini sono visibili code mareali e ponti.
Kuyrukluyıldız anlamı da bulunur.La parola significa anche centimetro.
Uzun kuyrukludurlar.Bilancieri lunghi.
Kısa periyotlu kuyruklu yıldızlar iki yüz yıldan az süren yörüngelere sahiptir.Sono definite comete di corto periodo quelle che hanno un periodo orbitale inferiore a 200 anni.
Kara hayvanlarının büyük çoğunluğu kuyruklarını sinek ve diğer ısıran parazitleri kovmak için kullanırlar.Molti animali di terra usano la propria coda per scacciare mosche e altri insetti che mordono.
Bunlar kuyruk üzerinde de devam eder.Questo disegno continua anche sulle pinne.
Rosetta,2011 de 46P/Wirtanen kuyruklu yıldız ile buluşmayla 12 Ocak 2003 tarihinde fırlatılmak için kuruldu.La missione sarebbe dovuta partire il 12 gennaio 2003 per raggiungere la cometa 46P/Wirtanen nel 2011.
Gövdesinin üçte ikisi kadar da kuyrukları vardır.Anch'esso presenta un nodo a circa due terzi della sua lunghezza.
Bu sunucu istemciye uygun SYN+ACK cevabı geri döner fakat SYN kuyruk girişi atılır.Il server manda indietro la rispettiva risposta SYN+ACK al client, ma scarta l'entrata in coda del SYN.
Köpeklerin kuyruk ve kulaklarının kesimi günümüzde aralarında Türkiye'nin de olduğu pek çok ülkede yasaktır.Una tassa sui cani è o è stata presente in molti dei Paesi occidentali.
Uropatagium kuyruk ile arka bacaklar arasında olur.È codardo se la coda rientra tra le zampe posteriori.
Kızıl kuyruklu şahin Kuzey Amerika'da çok yaygın olarak bulunur.Le rane leopardo sono diffuse nel Nord America.
Bu cihaz kuyruklu yıldızın çekirdeğini gözlemleyebilsin diye en iyi hale getirildi.È ottimizzato per osservare il nucleo della cometa.
Ancak Halley kuyruklu yıldızı gibi istisnalar bulunur.Alcune comete sono prevedibili, come la cometa di Halley.
Koyu rengi pealeiye benzer ama özellikle kuyruk bölgesi daha koyudur.Ricorda il pealei, ma è più scuro specie sulla coda.
Kertenkelelerin kuyrukları koptuğu zaman bir ayı geçmeyen bir zaman içinde yeni bir kuyruk meydana gelir.Poco prima che i cuccioli vengano svezzati, avviene un nuovo ciclo di accoppiamento.
Sırt yüzgeçlerinden kuyruklarına doğru uzanan iki beyaz çizgi bulunur.Due striature di colore bianco corrono sul dorso dalla pinna dorsale alla coda.
Baş, gövde ve kuyruk olmak üzere üç kısma ayrılmıştır.Possiedono tre aureole: una sulla testa e due nelle gambe.
Birkaç haftada kuyruk kısmen yenilenebilir.La pista viene, almeno in parte, rinnovata.
Kuyruk, özellikle erkeklerde iyi gelişmiştir.Lo sport fa bene, soprattutto ai giovani.
Kuyruk iki renklidir.Mulini a due rulli.
Kızıl kuyruklu şahin Amerika Yerlileri kültüründe önemli bir yere sahiptir.Le hot rod sono importanti nella cultura americana.
Doğadaki başlıca düşmanları Uzun kuyruklu gelinciklerdir.Nemici comuni sono i Fighting Wire Frames.
Kanatları ve kuyrukları siyahtır.Le ali e la coda sono nere.
1973: Elektromanyetik kilitler değiştirildi, kuyruk ışıkları, ön disk frenler değiştirildi.1973: Изменены электромагнитные замки и задние фонари, установлены передние дисковые тормоза.
1910 - Halley kuyruklu yıldızı, Dünya'ya yaklaştı.1910 — Комета Галлея максимально приблизилась к Земле.
Kuyrukları da tekrar o kadar uzun olur.Их хвосты тоже гораздо длиннее.
Gövde tüyleri her iki tüy değiştirmede de değişir ama kanat ve kuyruk tüyleri yalnızca ilkbaharda değişir.Грудные перья меняются в обеих линьках, в то время как маховые и хвостовые только весной.
Ksenon Güneş atmosferinde, Dünya'da ve asteroidlerde ve kuyrukluyıldızlarda göreli olarak seyrek bulunur.Ксенон относительно редок в атмосфере Солнца, на Земле, в составе астероидов и комет.
Bu gelgit kuyrukları dardır ve 167 ile 172 arasındaki cisimlerde daha iyi tanımlanır.Эти приливные хвосты значительно у́же и отчётливее, нежели у объектов под номерами 167—172.
Kuyruk erkeğin kuyruğuna benzerdir.Окраска хвоста такая же, как и у самца.
Bacaklarının arasında mor renginde (Onix gibi uzaklaştıkça eni azalan) bir kuyruk bulunur.Между ними имеется кожаный лоскут, покрывающий рот.
Kuyrukluyıldız 12P/Pons–Brooks olarak bilinmektedir.12P может означать: 12P — комета Понса — Брукса.
Sarı kuyruksallayan (Motacilla flava) Türkiye.Жёлтая трясогузка (Motacilla flava).