Ana içeriğe geç
Sözlük

kuvvetli ile cümle

kuvvetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sanatta sosyalist gerçekçiliğin kuvvetli bir destekçisiydi.Seriál propagoval reálny socializmus.
Kendisi çok kuvvetli olup hiçbir bağla bağlamak onu zaptetmiyordu.Bolo veľmi riskantné vôbec prísť s ním do styku nepripravený.
En kuvvetli fikir, en önemli görüş, sonuç cümlesinde yer almalıdır.Zoznam najdôležitejších pojmov je v sekcii Definícia.
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.Po nástupe k moci bola ich kľúčovým spojencom.
Kale, satrançtaki ikinci kuvvetli taştır.Veža (zastarano bašta) je po dáme druhá najsilnejšia figúra v šachu.
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.Pretiran kašelj lahko povzroči zlom reber ali kratkotrajno izgubo zavesti.
Kökleri yaklaşık 5.000 yıldır kuvvetli bir laksatif olarak kullanılmaktadır.Korenine rabarbare so uporabljali kot agresivno odvajalo več kot 5000 let.
Birbirini etkileyen akımlar arasında Buz denizi ve hava, dinç, kuvvetli, enerjik ve üretici ekosistem yaratır.Medsebojno delovanje tokov, morskega ledu in vode je ekosistem živ in produktiven.
Vezir , satranç taşlarının en kuvvetlisidir.Dama je najmočnejša šahovska figura.
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.Če so v skupini same samice, prevzame vodstvo najmočnejša med njimi.
Duyuları çok kuvvetlidir.In zvoki so tako mogočni.
Bu sayede üst harmonikleri kuvvetli bir tını elde edilebilmektedir.Tako dobimo višje harmonske tone strune.
Allah inancı kuvvetli ve dindar biri.Molite veliko in zaupno!
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.Močni vetrovi pihajo skozi vse leto.
Hafızası çok kuvvetliydi.Imel je zelo dober spomin.
Her ne kadar içinde çok kuvvetli bir canavar barındırsa da, Naruto sınıfının en kötü öğrencisiydi.Izmed naštetih je soto največja, obaku pa najmanjša šola.
Bacaklar kısa ve kuvvetli kemiklidir.Skočnica je kratka in masivna kost.
Hayal gücü taklitten daha kuvvetlidir.Je pametnejši, kot mu pripisujejo.
Kuvvetli kimyasal çözülme sonucunda oluşurlar.Uničevati v posebnih kemijskih sežigalnicah.
Onun gibi, hem fiziksel hem de diplomatik açıdan kuvvetliydi.Tam mu je pomagal tako finančno kot s svojimi diplomatskimi in vojaškimi sposobnostmi.
Gagaları oldukça kuvvetli ve sivri olan kuşlardır.Tai gana stambūs ir tvirti paukščiai.
Hayal gücü taklitten daha kuvvetlidir.Protas už valią yra stipresnis.
Teori ve deneyler birbirinden ayrı olarak geliştirilse de birbirlerine kuvvetli bir bağlılıkları vardır.Nors teorija ir eksperimentai kuriami atskirai, jie labai susiję.
İnsanlar birbirlerine ne kadar kuvvetli yaslanırlarsa, birbirlerinden korkmadıklarından o kadar emin olurlar.Kuo genai yra arčiau vienas kito, tuo labiau jie vienas nuo kito priklauso.
Bu kadın oğluna çok kuvvetli bir milliyet duygusu aşıladı.Jis sūnui paliko didžiulį iš moterėlių išviliotą turtą...
Kuvvetli kırmızı şarap ile tüketilmesi tavsiye edilir.Iš anksto atkimšti rekomenduojama jauną raudoną vyną.
Para Para ve Eurobeat birbirleriyle çok kuvvetli bir ilişki içerisindedir.Japonų animacija (anime) ir kiberpankas darė vienas kitam labai didelę įtaką.
Güçlü dişlerle bezenmiş, çok kuvvetli çeneleri vardır.Liežuvis su aštriais tvirtais dantimis.
Bir çok yapıtta barok etki kuvvetli olarak hissedilir.Daugelyje Bacho preliudų gausiai naudojamos imitacijos.
Kökleri yaklaşık 5.000 yıldır kuvvetli bir laksatif olarak kullanılmaktadır.Žmonės panašią gumą naudoja beveik 5 000 metų.
Hüseyin Paşa, son derece kuvvetliydi.Beabejo, labai galingas.
Tek başlarına patlayıcı özellikleri yoktur, kuvvetli bir oksitleyicidir.Jie neturi nė sviedžiamojo, nei sprogstamojo užtaiso.
Kabile kanunları hala çok kuvvetli derecede kullanılmaktadır ve uygulanmaktadır.Šiandien konstitucinė priežiūra visuotinai pripažįstama ir būtina.
Bacaklar uzun ve kuvvetlidir.Kojos ilgos ir stiprios.
Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı.Žymiausi kūriniai: „Karas ir taika“ bei „Ana Karenina“ (m. 1910 m.).
Ayrılmış olan meye sırt taraftan kuvvetlice basıktır.Neleidžiama parmestą priešininką bandyti apversti ant nugaros.
Hafızası çok kuvvetliydi.Jo regėjimas turėjo būti tikrai puikus.
Kuvvetli öksürmeler kaburga kırılması veya kısa süreli bilinç kaybına sebebiyet verebilir.Raskekujuline köha võib põhjustada rinnakorvi ribide mõranemist või lühiajalist teadvusekaotust.
Bu ışıklar dünya yüzeyinden en kuvvetli teleskoplarla dahi görülemez.Ka kõige tugevamate teleskoopidega ei ole pinnavorme praktiliselt näha.
O kadar kuvvetli bir halüsinojendir ki yarattığı etkiler yıllar sonra bile ortaya çıkabilir.Tema mälestused olid nii tugevad, et ta suutis neid ka aastaid hiljem meelde tuletada.
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.Tihti puhuvad tugevad tuuled.
Hafızası çok kuvvetliydi.Tal oli tähelepanuväärne mälu.
The Economist dergisi, bu ödülün Nobel Ödülü kadar kuvvetli bir ödül olduğunu öne sürmektedir.Premium Imperial Prize'i, mida peetakse Nobeli auhinnaga võrdseks autasuks.
Dünyanın en canlı, en kuvvetli ve yayılma kabiliyeti en yüksek olan orman tipidir.Tänapäeva maailma kõrgeim, suurim, kõige paksem ja vanim organism on kõik paljasseemnetaimed.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın.Aimee, estás uma rapariga mesmo forte,
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın.Aimee, ty si také silné, mocné malé dievčatko,
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Aimee, je bent zo'n sterk, krachtig meisje, volgens mij ga jij zo'n elastiek laten knappen.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Aimee, tu es vraiment une petite fille forte, et puissante, je crois que tu vas casser un de ces élastiques.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin."Rany, Aimee, jesteś taka silna, taka potężna, że chyba przerwiesz zaraz jakąś gumkę.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Έιμι, είσαι τόσο δυνατό, πανίσχυρο κοριτσάκι, νομίζω ότι θα σπάσεις έναν από αυτούς τις τους ιμάντες.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Ейми, ти си толкова силно, могъщо малко момиче, мисля, че ще скъсаш една от тези ленти.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin."Ого, Еймі, ти така сильна, дужа маленька дівчина, думаю, що ти зможеш зараз розірвати одну з цих стрічок.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın. Bir gün bu bantlardan birini kırabilirsin.Эйми, да ведь ты такая сильная, энергичная девочка, что я боюсь, ты возьмёшь и порвёшь одну из лент.
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın.저에게 말씀하시길, "이야, 에이미, 넌 정말 강하고, 힘이 넘치는 소녀로구나,
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın."Ôi Aimee, cháu thật là một cô gái bé nhỏ đầy sức mạnh."
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın.והוא אמר לי "וואו, איימי, את ילדה כל כך חזקה,
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın.وقال لي "آيمي, كم أنت فتاة قوية,
Aimee, sen gerçekten de çok güçlü kuvvetli küçük bir kızsın.ゴムバンドが切れちゃいそうだ
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.A szag görög nevéből. Oxidjainak retekre emlékeztető illata van.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Dalla parola greca che significa « odore ». I suoi ossidi hanno odori molto forti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod