Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.De la palabra griega que significa « olor ». Sus óxidos huelen fuertemente a rábanos.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Græsk for "lugt". Dets oksider lugter kraftigt ligesom radisser.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Grec pour « & #160; sent & #160; ». Son oxyde sent fortement une odeur de radis.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Grekiska för 'lukt'. Dess oxid luktar starkt av rädisor.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Griechisch für‚ riechen‘. Seine Oxide riechen stark nach Radieschen.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Grieks voor 'geur'. Haar oxide ruikt sterk naar radijsjes.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.O Grego para 'cheiro'. O seu óxido tem um cheiro forte.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Po grecku 'zapach'. Jego tlenki mają silny zapach, jak rzodkiewki.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Řecké slovo pro 'pach'. Jeho oxidy silně páchnou po ředkvičkách.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Ελληνική λέξη 'οσμή'. Το οξείδιά του μυρίζουν έντονα όπως τα ραπανάκια.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Грецькою означає « пахнути ». Його оксиди пахнуть сильно, як редька.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.يوناني لـ له مثل
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.ギリシャ語で「におい」。その酸化物はダイコンのような強い臭いがします。
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.6개월 후에는 신경이 많이 자랐고 근육이 강하게 수축할 수 있었어요.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.Au bout de 6 mois, les nerfs poussaient bien, et on pouvait voir de fortes contractions.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.Después de seis meses los nervios habían crecido bien y se podían ver contracciones fuertes.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.E dopo sei mesi i nervi erano cresciuti bene e le contrazioni erano belle forti.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.Iar după şase luni, nervii au crescut bine, şi am putut vedea contracţii mai puternice.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.Nach sechs Monaten, wuchsen die Nerven gut ein, man konnte starke Kontraktionen sehen.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.Na zes maanden groeiden ze er stevig in, en zag je stevige contracties.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.Po około pół roku nerwy wrosły się na dobre i zaobserwowaliśmy silne skurcze.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.Sau 6 tháng, những dây thần kinh phát triển toàn toàn, ta có thể thấy sự co duỗi rất mạnh.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.Μετά από έξι μήνες, τα νεύρα μεγάλωσαν αρκετά και μπορούσαμε να δούμε έντονες συσπάσεις.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.А след 6 месеца се бяха врасли добре, и можеха да свиват мускула.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.Через шесть месяцев они вросли как следует, и мы увидели уверенное сокращение.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.ולאחר שישה חודשים, העצבים צמחו היטב, ואפשר היה לראות התכווצויות רציניות.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.وبعد ستة أشهر ، نمت الأعصاب جيداً ، وكان بإمكاننا رؤية انقباضات قوية.
Altı ayın ardından sinirler oldukça iyi bir şekilde gelişti, ve kuvvetli kasılmaları görebiliyorduk.強い収縮も可能になりました このような感じです
Amarna döneminde kuvvetli iki kadın figürü var, annesi Tiye ve eşi Nefertiti.È interessante, este periodo que se chama Amarna periodo de reinado de
Amarna döneminde kuvvetli iki kadın figürü var, annesi Tiye ve eşi Nefertiti.Faraonovu matku Teje a manželku Nefertiti.
Amarna döneminde kuvvetli iki kadın figürü var, annesi Tiye ve eşi Nefertiti.Jego matkę Tiye i żonę Nefertiti.
Amarna döneminde kuvvetli iki kadın figürü var, annesi Tiye ve eşi Nefertiti.Неговата майка, Тия, и жена му, Нефертити.
Amarna döneminde kuvvetli iki kadın figürü var, annesi Tiye ve eşi Nefertiti.حيث وجدنا سيدتان قويتان والدته الملكة تي وزوجته نفرتيتي. كلاهما
Ancak aynı zamanda bu bedeni kucağında kolayca taşıyabilecek kadar büyük ve kuvvetli. .Všimnite si, ako hlboko je mramor vytesaný na tej látke.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.A tartalomé a legerősebb.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Das Streben nach Sinn ist das stärkste.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Het nastreven van betekenis is het sterkst.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Jagten på mening er det stærkeste.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.의미의 추구가 가장 강력한 것입니다.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.La búsqueda de significación es la más potente.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.La ricerca del significato è la più forte.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Najsilniejszy wpływ ma poszukiwanie znaczenia.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Pencarian makna adalah yang terkuat.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Prizadevanje za smisel je najmočnejše.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Pyrkimys merkityksellisyyteen on voimakkain.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Snaha o dosažení smyslnosti je nejsilnější.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Sökandet efter mening är den starkaste.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Sự tìm kiếm ý nghĩa ảnh hưởng mạnh mẽ nhất.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Urmărirea înţelesului este cel mai puternic.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Η αναζήτηση νοήματος είναι η δυνατότερη.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Наиболее сильное влияние оказывает стремление к осмысленности.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Осмисленість життя у цьому плані найбільш впливова.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.Стремежът към смисъл е най-силен.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.המרדף אחר משמעות הוא החזק ביותר.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.بل البحث عن المعنى كان هو الأقوى.
Anlam arayışının bağı en kuvvetliydi.夢中の追求にも強い関係がありました
Aynı zamanda orada çok kuvvetli bir direniş görüyoruz.Chúng tôi cũng thấy cuộc nổi loạn mạnh mẽ tại đây.
Aynı zamanda orada çok kuvvetli bir direniş görüyoruz.De opstand is daar endemisch.
Aynı zamanda orada çok kuvvetli bir direniş görüyoruz.Ebenso gibt es sehr viele Aufständische.
Aynı zamanda orada çok kuvvetli bir direniş görüyoruz.우리는 또 거기서, 강한 내란의 가능성도 느낍니다.