Ana içeriğe geç
Sözlük

kuvvetli ile cümle

kuvvetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sağlam,pek ve kuvvetli anlamlarına gelir.座右の銘は、勢いと気配り。
Aslının, vahye dayanan yüksek, sırlı, feyizli ve kuvvetli dualardan birisinin de Sekine olduğu kabul edilir.道は真理であり、無極(むごく)と呼ばれ、また太極とか太素と呼ばれる。
Çok güçlü kuvvetli olması nedeniyle boksör Jack Dempsey'den esinlenilerek Dempsey diye çağırılmaya başlandı.彼はその腕っ節の強さから、プロボクサーのジャック・デンプシーに因んでデンプシーの愛称で呼ばれた。
Âhiret inançları kuvvetlidir.信仰心が厚く頑固者である。
Bu duyu köpek balıkları gibi bazı balıklarda çok kuvvetlidir.これらには魚類のように丈夫な鱗があった。
Onda "Visal" (Allah'a kavuşma) isteği kuvvetlidir.「偉大なることを望んだのは偉大である。
Kuvvetli bir hafızaya sahip olduğu kabul edilir.大変な記憶力をもっていたと考えられている。
Erkli (güçlü, kuvvetli) demektir.強勢のある /ə/ は /ɛ/ になる。
Rusya, kuvvetli bir devlet olduğunu kanıtladı.ロシアは強力な大統領制を獲得した。
1 Sanzatu açışı kuvvetli, yani 15 - 17 puan içeren ellerle yapılır.側脈が明瞭で、斜めに平行して11-15本あり、葉縁までとどく。
Kız olsa da çok kuvvetlidir.女の子だが強い。
Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.砂嵐あるいは砂の嵐とも言われる。
Zehirsiz yılanlarda bile zehirli olan kuvvetli bir sindirim sıvısı vardır.猛毒を持つものも含め蛇類を食する。
Bu konuda kuvvetli deliller vardır.之には立派な証拠がある。
Bu çözelti, kuvvetli bir yükseltgendir (oksitleyici).またプライドが高く意地っ張りでもある。
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.未だ風は激しく吹き続けている。
Para Para ve Eurobeat birbirleriyle çok kuvvetli bir ilişki içerisindedir.安全性とアベイラビリティは相互に密接に関連している。
B.A Baracüs ise Grubun tek siyahi ve en kuvvetli üyesidir.白人ラテンアメリカ人は最も大きい純粋な集団である。
Rüzgar; nem oranı düşük olduğu zaman kuvvetli rüzgar üretebilir.レベルが低いと単に風を発生させるだけにとどまる。
Kuvvetli bir ışığa baktığımızda gözlerimiz kamaşır.その反面、明るい光の下では目が眩んでしまう。
Vücutları kuvvetli yapıda ve hiçbir zaman düz değildir.機体は非常に強固であり、破壊されることは決してない。
Kuvvetli bir zehri vardır ve insanlar için ölümcüldür.本種の毒は強烈で、人間にとっても致命的。
Elindeki pençesi çok kuvvetli vuruşlar yapma özelliğine sahiptir.中でも特筆すべきは、彼の強力なフォアハンドである。
Hanife oğulları Haricilerin en kuvvetlileri ve en kalabalık olanları idi.ノードの「大きさ」(size) は(自分自身を含んだ)そのノードの子孫の数である。
Bu tuzlar oldukça kuvvetli yükseltgen maddelerdir.これらの塩の固体は、非常に高い格子エネルギーをもつ。
Böylece ne kuvvetli olan zayıfı ne de zayıf olan kuvvetliyi ezemeyecekti.敢(あえ)て軽慢(きょうまん)せず。
Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı.トルストイは、名高い『戦争と平和』や『アンナ・カレーニナ』をそこで著した。
Kuvvetli bir kuzey rüzgarı Venedik gemilerinin sahil surlarına yakın gelmelerine yardım ediyordu.一股强劲的北风帮助威尼斯船只接近城墙。
Altmış arşın boyu vardır ve çok kuvvetlidir.其四圍擁簇之象甚多,又有軍馬護之。
Kız olsa da çok kuvvetlidir.雖然是女孩子但卻很強。
Kuvvetli rüzgârlar sürekli esiyorlar.大风仍然刮个不停。
Artık daha kaslı yapılı ve eski (sürümler)ine göre daha kuvvetlidirler.出於安定性考慮,前二者的應用較TATP更為頻繁。
8 Nisan günü V. Aleksios'un ordusu Haçlıları cesaretsiz kılan kuvvetli bir direnç ortaya koydu.4月8日,阿历克塞五世的军队进行了顽强的抵抗,来阻止十字军的进攻。
Sağlam,pek ve kuvvetli anlamlarına gelir.遂能往来真极,表里睿图。
Messier 81, Messier 82, ve NGC 3077 çok kuvvetli bir şekilde birbirlerini etkiliyorlar.M81、M82和NGC3077彼此之間有著強烈的交互作用。
Bir kere programlandıktan sonra EPROM, sadece kuvvetli mor ötesi ışığa maruz kaldığında silinebilir.一旦編程完成後,EPROM只能用強紫外線照射來擦除。
Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı.托爾斯泰就是在這裡創作他的著名小說《戰爭與和平》和《安娜·卡列尼娜》。
Daha kuvvetli bir delil yoksa, gönderilmiş haber, kıyas'a tercih edilir.”睿宗下制:“嫡庶之分,不可不別,更詳禮典以聞。
Ağızdan alındığı zaman da analgesik tesiri kuvvetlidir.當不定式的主語是主格的時候,它通常被省略。
Tepelerinde güzel ve kuvvetli rüzgarlar eser.在山上和高處的建築物也可以看見光環。
Kuvvetli bir adamdır, Uçmaktan çok korkar bu yüzden uçağa binmek istemez.(本人廣播談) 有懼高症,也非常害怕搭乘飛機。
Kuvvetli nüfuz eder.影響巨大。
Gagaları büyük ve kuvvetlidir.螺軸肌很大及很強壯。
Genellikle daha kuvvetli ve daha pes bir ses bekler.这通常是最强也是最长的一波。
Kuvvetli bir gözlem gücü vardır.有極強的觀察力。
İnsanlar birbirlerine ne kadar kuvvetli yaslanırlarsa, birbirlerinden korkmadıklarından o kadar emin olurlar.越等武人,粗強識不及遠,咸一往意氣,皆無復二心。
Bunlar daha sonra, kuvvetli rüzgarın da arttırdığı buharlaşma sonucunda kururlar.將裝飾拆除後,更可變成巨掌,握緊敵人。
Kokusu o kadar kuvvetlidir ki hava almayan kaplarda saklanması gerekir yoksa kokusu diğer baharatlara geçer.地下室在條件上是空氣比較不流通、陽光不能照射,是次等的生活空間。
Kuvvetli ısıtma patlamalara yol açabilir.这个高度放热的反应可以引起爆炸。
Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir.與持有同系統能力的草野是兄妹關係。
Uçuşları hızlı, kuvvetli ve düzdür.飛行快速而有力,方向飄忽。
Bunun başlıca nedenleri; Kuvvetli bir yükseltgendir.文哉 柏崎文哉,高一,主角。
Kuvvetli ataklarda belirtiler uyanınca yeniden oluşabilir.只有深刻記憶者才可以把其喚醒過來。
Kısa sert ve kuvvetli bacaklara sahiptir.牠們擁有短而非常強壯的四肢。
Kabile kanunları hala çok kuvvetli derecede kullanılmaktadır ve uygulanmaktadır.僧伽跋澄在持戒及德行上非常嚴整,超脫塵俗。
Âhiret inançları kuvvetlidir.심신(深信)은 굳센 믿음을 가리킨다.
Diego Suarez 7 Mayıs'ta teslim oldu, buna rağmen kuvvetli Vichy kuvvetleri güneye doğru çekildi.5월 7일에는 디아고수아레즈가 항복했으며, 대부분의 비시 프랑스군은 남쪽으로 후퇴하였다.
Bu konuda kuvvetli deliller vardır.이에 대한 간단한 증명이 존재한다.
Kız olsa da çok kuvvetlidir.그녀는 여자임에도 불구하고 키가 매우 크다.
Erime noktası yüksek olan bileşiklerin iyonik bağı da kuvvetlidir.또한 높은 내마모성을 가지며 압축강도가 우수하다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod