Ana içeriğe geç
Sözlük

kutu ile cümle

kutu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yukarı çıkarken bir kutup ayısının saldırısına uğrarlar ve Sawyer ayıya ateş ederek öldürür.No caminho, os 6 são atacados por um urso polar, que Sawyer mata com tiros.
Doğrudan kremasyon için bazen bir karton kutu kullanıldı.Às vezes é usado creme para o recheio doce.
Vites kutusu: 4 ileri, 1 geri, tüm vitesler senkromeçli.Caixa de mudanças: quatro marchas sincronizadas para frente e uma à ré, com alavanca no assoalho.
Sanıldığının aksine kutup ayılarıyla penguenler aynı yerde yaşamaz.Ao contrário do que se pensa, no bairro não existiam pitangueiras.
Ses kutuları çok iyi gelişmiştir.Os softwares de computação gráfica tem evoluido muito rapidamente.
Sarı kutular ise madalya dağıtılan yarışmaları göstermektedir.As caixas em amarelo representam um dia de competição valendo medalha.
Kutup ayısının karaciğeri kesinlikle yenmez ve "zehirli" olarak kabul edilir ve sakınılır.A saliva do sapo era considerada venenosa e conhecida como "veneno que abafa".
Örneğin (r, θ), (r, θ+2π) ve (−r, θ+π), aynı noktaya ait kutupsal koordinatlardır.Também: (+½ e -½), (+π e -π) etc... são outros pares conjugados de inversos aditivos.
Eş kutuplu jeneratör (yukarıda solda), bu duruma bir örnektir.O corpo sustentante é um exemplo deste tipo de aeronave.
Kutupsal koordinat sisteminin gelişimine katkıda bulunmuştur.É creditado como introdutor das coordenadas polares.
"Pandoranın kutusu bugün açılacak".«Igreja do Rosário será reaberta hoje».
Ve kutupların sayısı da birden fazla olabilmektedir.O número de leigos provavelmente excede em muito isso.
12 Ekim 2014 tarihinde kaynağından ("Albums" kutusunu seçin) arşivlendi.Consultado em 12 de outubro de 2013 «Avicii» (selecione a aba "Albums").
Kutup buz tabakası her yıl kabaca 10 metrelik bir ölçüyle hareket eder.O comprimento do glaciar reduz-se cada ano em 10 m.
Eğer dikey olarak konumlandırılan döngü altta beslenirse, yatay olarak kutuplanacaktır.Se quisermos torná-lo mais suave, vamos ajustá-lo a um sussurro.
Kutupsal koordinat sistemiSistema de coordenadas Sistema de referência
Kutup ayıları muhteşem yüzücülerdir.Os crocodilianos são excelentes nadadores.
SK Austria Kärnten Avusturya'nın Klagenfurt şehrinde kutulan futbol kulübü.SK Austria Kärnten foi um clube de futebol da cidade de Klagenfurt capital da província austríaco Caríntia.
Günümüzde pastiller aluminyum ambalajlarda paketli ve kutu içinde satılmaktadır.Comercialmente, é vendido em pacotes e em garrafas.
Kutuda ne var?O que há na caixa?
Kutuda altı elma var.Há seis maçãs na caixa.
O kutu ahşaptan yapılmıştır.Aquela caixa é feita de madeira.
Senin çöp kutun alevler içinde yanıyor.Sua lata de lixo está em chamas.
Sıra Osiris'e geldiğinde, kutuya girdi ve içine uzandı.Toen het Osiris' beurt was stapte hij in de kist en strekte zich erin uit.
Pandora'nın kutusundaki ruhlardan biriydi.Ze was een van de gruwelen in de doos van Pandora.
Orada bir kutunun içine girer.Daar zit een doosje in.
Yeşil kutularda ve yeşil etiketli cam şişelerde satılıyor.Hij wordt verkocht in flessen met een lichtgroen etiket.
Pandora'nın Kutusu'nu alır.Deze vertelt hem dat hij de doos van Pandora moet vinden.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.Als hij terugkomt in de motelkamer blijkt Beth weg te zijn.
Osteoblastlar kutuplaşmış hücrelerdir.Osteoblasten zijn de aanbouwende cellen.
Pandora'nın Kutusu Filmi.Het is het thema van de Doos van Pandora.
Kibrit kutusu masanın üzerinde(dir).Met het mes op tafel.
Sanatçılar Rönesans devrinde karanlık kutuyu buldular.De trams hadden zittingen van donkerbruin kunstleer in rug-aan-rug opstelling..
Yin ve Yang imgesinin asıl adı Tai-Chi'dir; evreni, devinimi ve kutupları gösterir.Hij is een zeer machtige Djinn en leider van hun stam, de Marid.
Kutular çekilemez, sadece itilir.Bochten maken kan niet, enkel hoeken maken kan.
Eddie's Archive İngiliz heavy metal grubu Iron Maiden'ın 16 Kasım 2002'de piyasaya sürülen bir kutu setidir.Eddie's Archive is een verzamelbox van de Britse heavymetalband Iron Maiden, uitgebracht op 16 november 2002.
Yine bölmeli bir kutu düşünelim.Ze krijgt weer een paniekaanval.
1898 - Edward L. Thorndike bilmece kutusunu tanımladı.1898 - Edward Thorndike beschrijft de Law of effect.
Ses kutuları çok iyi gelişmiştir.De onderste gewrichtsknobbels zijn goed ontwikkeld.
Kutuzov, geri çekilme kararı verir.De Orde van Koetoezov is de orde van de terugtocht.
Yakalamak istediğiniz pencereyi (tarayıcı penceresi veya iletişim kutusu gibi) seçin.Sluit nou toch maar wel eventjes het raam hoor.
Bu ürünlere kutulu ürün denir.Ze kunnen zich dan executive producer noemen.
Eğilip kutuyu açar.Ik gooi de grens open ...
Bu sırada çöp kutusunun hareket etmekte olduğunu görür.Met deze stok wordt het doosje voortbewogen.
Yukarı çıkarken bir kutup ayısının saldırısına uğrarlar ve Sawyer ayıya ateş ederek öldürür.Tijdens hun tocht worden ze aangevallen door een ijsbeer, maar Sawyer schiet hem dood.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.Haastig werden de lijken door de SS-lijfwachten met benzine overgoten en in brand gestoken.
Gezegenin tarihi boyunca birçok kez manyetik kutupların yer değiştirdiği bilinmektedir.In de geschiedenis van de Aarde hebben de magnetische polen al vele malen met elkaar van positie gewisseld.
Daha sonra Daniel O'Grady kutuya benzin döker.Dan O'Grady heeft daarom de kabouter in zijn kelder opgesloten.
63 km uzunluğu ile kutup bölgelerinin dışında kalan en uzun buzullardan biridir.Met een lengte van 62 km is het een van de langste gletsjers buiten de poolgebieden.
Kazadan birkaç saat sonra uçağın kara kutularından birinin bulunduğu açıklandı.Na de crash werd één zwarte doos teruggevonden.
Sanıldığının aksine kutup ayılarıyla penguenler aynı yerde yaşamaz.Eenmaal daar blijken de pinguïns hier niet te zijn.
Cam Minaresi, Kutub Minar'ın ardından dünyanın en yüksek taş minaresidir.De minaret van Jam is de tweede hoogste bakstenen minaret in de wereld, na de Qutb Minar.
Kate, kutuların boş olduğunu bildiklerini ve bunu unutamayacaklarını söyler.De vrouw geeft hierop luidkeels te kennen dat de buis verstopt is en zij niets meer kan horen.
"Almanya'da Afrin Kutuplaşması mı?".Ik draag de Duitse cultuur in mij".
Ancak motor ve vites kutusu da sorunlar çıkarttı.De romp en de kap kregen eveneens een opknapbeurt.
Yeraltının böylesi kutsal bir kutubu ve kazığı vardır.In de gebedsruimte zijn een bima en een Heilige Arke aanwezig.
Bu bir başarı olarak görüldü; ve Kutuzov'a Knyaz (Türkçesi: Prens veya Dük) rütbesi verildi.Dit succes leverde hem de titel knjaz (vorst of hertog) op.
Yanıtlar birbirinden siyah kutularla ayrılır.De drie banen worden van elkaar gescheiden door zwarte lijnen.
Biraların yerinde ise ketçap kutuları duruyordu.Voor een deel van het proces waren de kapucijnen aanwezig.
En sonunda bir kutuyu bir platformun içinden çıkarırlar.De ruimte is van buitenaf te bereiken middels een kofferbakdeksel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod