Castella keki genellikle uzun kutularda satılır ve içindeki kek yaklaşık 27 cm uzunluğundadır.Кастеллу обычно продают в продолговатых коробках примерно 27-сантиметровой длины.
Kutup (Bektâşîlik’te) en yüksek derece anlamına gelir.Нижестоящая степень подчиняется вышестоящей.
2005'te Katie, hamile kardeşi Kristi'ye ve kocası Daniel'e video kasetlerle dolu bir kutu gönderir.В 2005 году Кэти привозит ящик старых видеокассет Кристи и её мужу Дэниэлу.
Yerküre, kutupları birleştiren çizgi ekseninde (yer ekseni) döner.Выходя за пределы земель надевает маску, напоминающею сову.
Norveç Kutup Enstitüsü.Норвежский Полярный Институт.
Kutuya bir kez bakıldığında kedi canlı veya ölü olabilir, ikisi birden olamaz.Если же ящик открыть, то кот будет либо жив, либо мёртв.
Scott'ın tüm takımı kutuptan dönüş yolculuğunda öldü.Вся британская полюсная команда погибла на обратном пути.
Pandora'nın Kutusu'nu alır.Примечания к Pandora’s Box.
Örnek: Kutu kutu pense Elmamı yerse Arkadaşım (...)Колыбельная ("На груди баюкаю детоньку мою… ") / Муз.
Jüpiter döndükçe iyonosferi de bağlantılı bir şekilde gezegenin kutup noktalarındaki manyetik alanlara kayar.Когда Юпитер вращается, его ионосфера движется относительно дипольного магнитного поля планеты.
İlk kutup-halkalı eliptik gökadalar 1978 yılında tanımlanmıştır.Первые эллиптические галактики с полярными кольцами были идентифицированы в 1978 году.
Bu çocuğun misketin sepetten kutuya aktarıldığına dikkat edip etmediğinden emin olmak içindir.Ребёнка просят угадать, что находится в коробке из-под конфет.
Yine bölmeli bir kutu düşünelim.И опять тщательный монтаж.
Posta kutusu - Okuyucu mektupları ve onlara verilmiş cevaplar.Клуб читателей – публикация писем читателей и ответов редакции на них.
Orada bir kutunun içine girer.В нём они находят шкатулку.
(Bilgi kutusuna baknz.)(Сборник речей и поучений).
Rita anahtarla kutuyu açar ve kutu gürültülü bir şekilde yere düşer.Рита открывает коробочку и тоже исчезает, коробочка глухо падает на пол.
Lise öğrencisi Clay Jensen, okuldan eve dönerken verandada bir kutu bulur.Молодой парень Клэй Дженсен однажды находит на пороге коробку со своим именем.
Kutup Yıldızı, aslında üç yıldızdan oluşan bir sistemdir.Полярная звезда на самом деле представляет собой тройную звёздную систему.
Kutuplar birbirinin özünü karşıtında barındırır.Эти полярности находятся в противоречии друг с другом.
Güney coğrafi kutbu tepe noktasında ise kutup yıldızı sayılacak parlak bir yıldız yoktur.В южном полушарии нет яркой полярной звезды.
Eğilip kutuyu açar.Она закрывает ящик.
Ürünler 0.33 ve 0.5 litrelik şişe ve kutularda satışa sunulmaktadır.Продаётся в бутылках 0,33 и 0,5 литра, а также в кегах по 30 и 50 литров.
Bu sırada çöp kutusunun hareket etmekte olduğunu görür.Вдруг в коробке кто-то начинает двигаться.
Denizin ismi Norveçli kutup kâşifi Roald Amundsen'in anısına koyulmuştur.Названо в честь норвежского полярного исследователя Руаля Амундсена.
Bu modemler genellikle birer kutu görünümü şeklindedirler.Снизу оправы почти всегда имеют вид коробочки.
Cam Minaresi, Kutub Minar'ın ardından dünyanın en yüksek taş minaresidir.Кутб-Минар — самый высокий в мире кирпичный минарет.
Onları yok etmek için herhangi bir kutudan çıkan "L" komutunu kullanabilirsiniz.Британцы могут использовать «do» для ответа во всех формах.
İnsanlar buraya ulaştıklarında burada yaşayan tek memeli kutup tilkisiydi.Лишь самые отважные путешественники смогли добраться сюда.
Boş kutular şimdilik bilinmeyen ya da doğrulanmamış bilgileri göstermektedir.Газетная утка — непроверенные или недостоверные сведения.
Kutup başlıkları temiz tutulmalıdır.Чётки должны содержаться в чистоте.
Versiyon 3 hesap gelen kutuları için IMAP IDLE desteği tanıttı.Тиражом номера указывалась сумма тиражей всех трех версий.
Bir gün hükümet görevlileri ona santaj yaparlar ve ondan siyah bir kutuyu bulmasını isterler.Сейчас же его команда вынуждена работать на правительство и похитить какой-то чёрный ящик.
Bazen kutuplardaki aurora tüm yüzeyi kaplayabilir.Иногда пятна покрывают почти всю поверхность спины.
Bilgi Grafiğindeki bilgiler, arama sonuçlarının sağındaki kutu olarak sunulmaktadır.Список кластеров выводился слева от списка результатов поиска.
Eeski bir kiliseye düzenlenen polis baskınından sonra kutular dolusu güneş gözlüğü bulur.Для того, чтобы увидеть, каким свод церкви был до катастрофы, достаточно надеть специальные очки.
Bu iki kabuk atmosfer tarafından birbirinden ayrılıyordu ve her birinin ayrı manyetik kutupları vardı.Оболочки разделены атмосферами, и у каждой оболочки есть свои магнитные полюса.
Havalanan uçaklar, seyir için kutupsal koordinat sisteminin biraz değiştirilmiş bir çeşidini kullanırlar.Например, в авиации, для навигации применяют несколько изменённую версию полярных координат.
Kutup bölgelerinde dönüş süresi 10 saat 39 dakika 24 saniyedir ve Sistem II adını alır.Продолжительность полёта составила 10 суток 21 час 1 минута 39 секунд.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Два реле (K1, K2) с контактами, управляемыми положительными сигналами, обеспечивают безопасную коммутацию.
Eğer bir noktanın r koordinatı 0 ise, o nokta θ koordinatından bağımsız olarak kutup üzerinde bulunur.Так как координата z равна 0, эта точка лежит на бесконечно удалённой прямой.
Ekvator'a ve kutuplara eşit uzaklıktadırlar.Есть озёра Айлган и Цагаан.
Mayının kutusu kısa silindir şeklinde ve üst kısmında baskı tapası bulunmaktaydı.Ранние модели вместо целика имели прорезь в верхней части затвора.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.После расправы нацисты подожгли дома посёлка, облили бензином и также подожгли тела убитых.
Best, yanına düşen birayı içip kutuyu taraftarlara doğru kaldırdı.Купив ящик пива, он направился туда.
Füzenin kutusu üzerinde ise "Customer: Ministry of Defense of Syria.Медаль Министерства обороны Российской Федерации «Участнику военной операции в Сирии».
Kutuz bütün Memluklu emirlerini acil bir toplantıya çağırdı.Спешно созвали всех на собор.
Kutup bölgelerinde ise bu süre 12 saate kadar düşmektedir.На разделку жертвы в зависимости от её размера уходит до 12 часов.
Büyük kutularda veya zeminde yetiştirilebilirler.Могут выращиваться, как в открытом грунте, так и в контейнерах.
Buna göre yıllık açılan 905 kutu, Türkiye üretiminin %16'sıdır.وفقا لذلك يتم افتتاح 905 مربع سنويا مما يعادل 16% من انتاج تركيا.
Şarkının sona ermesinin ardından Betty, çantasında Rita'nın anahtarına uyan mavi bir kutu bulur.تجد "بيتي" في حقيبتها صندوق أزرق يطابق مفتاح "ريتا".
Bu kutuplaşma 1997'de Japon TRISTAN parçacık hızlandırıcısı kullanılarak deneysel olarak onaylandı.وأكد هذا الاستقطاب تجريبيا سنة 1997 باستخدام معجل الجسيمات الياباني كيك بي.
İsveç'in topraklarının yüzde on beşi, Kuzey Kutup Dairesi içinde yer alır.يقع حوالي 15 ٪ من السويد إلى الشمال من الدائرة القطبية الشمالية.
Daha sonra elli dört istiflenmiş tuval kaplı kutuya bir altın iplik geçirdi.ثم قامت بتطريزها بخيوط ذهبية على اربعة وخمسون صندوقاً مكدسة ومغطاة بالقماش.
İlk kutup-halkalı eliptik gökadalar 1978 yılında tanımlanmıştır.وقد تم تحديد أول المجرات الإهليلجية الحلقية القطبية في عام 1978.
Başlangıçta basit bir meyve suyu kutusunu bile çözememiştir ve modern Japonca’yı okuduğu mangadan öğrenir.في البداية لم تستطع الشرب من علبة العصير بسهولة، وتعلمت اللغة اليابانية الحديثة عن طريق قرائتها للمانجا.
Yerküre, kutupları birleştiren çizgi ekseninde (yer ekseni) döner.ومن ثمَّ يهرع الأرض ذهابًا وإيابًا من جانبٍ إلى آخر مُتحققًا من المنطقة التي بحث فيها مؤخرًا.
Bart'ın dikdörtgen şeklindeki kafası, yönetmen Mark Kirkland tarafından kahve kutusu olarak tanımlandı.وقد عرف رأس بارت الذى في شكل مستطيل بأنه صندوق قهوة من قِبل المخرج مارك كير كيلان.
Güneş lekeleri genelde zıt manyetik kutuplara sahip çiftler olarak bulunur.عادةً ماتنشأ البقع الشمسية بين زوجين من الأقطاب المغناطيسية.
Sonra kendi kutusunu öğrenmek için geriye kalan kutuları açmaya başlar.وتستمر المفاوضات حتى فتح آخر علبة، للتوصل في النهاية إلى فتح صندوقه الخاص.