Ana içeriğe geç
Sözlük

kutu ile cümle

kutu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Napolyon da doğrudan Moskova'ya yönelmiş, General Kutuzov da Rus ordularını geriye çekmişti.Napoléon se dirige alors vers Vienne avec sa Grande Armée, poursuivant les troupes du général russe Koutouzov.
Eğilip kutuyu açar.Secouer, puis immobiliser la boîte.
Kutuplar burada ∞ 'a gönderilen karmaşık sayılara karşılık gelir.Les pôles correspondent aux nombres complexes qui sont envoyés sur ∞.
Araçta GETRAG vites kutusu bulunmaktadır.Commandes de boîte au volant (boîte automatique).
Küme, gökyüzünde kuzey galaktik kutubun birkaç derece içindedir.L'amas est situé dans le ciel à quelques degrés du pôle galactique nord.
Sally’nin bir sepeti ve Anne’in bir kutusu vardır.Sally dispose d'un panier, et Anne d'une boite, Sally et Anne ont des billes à disposition.
(Bilgi kutusuna baknz.)(What do you want?) – Des renseignements.
(Vega günümüzden 14000 yıl sonra da kutup yıldızı olacaktır.)Véga sera à nouveau l'étoile polaire dans 13 000 ans.
1808 — Étienne-Louis Malus yansıma kutuplaşmayı keşfetti.1808 — Étienne Louis Malus découvre la polarisation par réflexion.
Dört kutuplu elektron modeli deneysel olarak henüz kanıtlanmamıştır.Aucune particule de matière exotique n'a encore été détectée expérimentalement.
Simgeler, hatta mesaj kutuları değiştirildi.La calandre et le tableau de bord sont modifiés.
Sıfır (karmaşık analiz) Kutup (karmaşık analiz)Voir zéro (analyse complexe).
Bayraklı e-postalar gelen kutusu.Cadiens Drapeau des Cadiens.
Resim yaptıktan sonra usturaları kutuya koyup dolaba kaldırdım.Je les prenais et les plaçais dans des cages sur mon bureau.
Hurley yakalandıkları Diğerleri'ne, onları Jacob'ın gönderdiğini ispatlamak için gitar kutusunu gösterir.Alors qu'ils s'apprêtent à les tuer, Hurley leur crie que Jacob les envoie.
Kutu mühürlüydü.La boîte est cachetée.
Ayrıca kutup yıldızı efendisidir.Chevalier de l'Étoile polaire.
Onlar kutulmayı başarsada Aldo ağır yaralanır.Ils réussissent à s'échapper mais dans la bataille, Aldo a été grièvement touché.
Bu kutuları açmak için herhangi bir anahtara ihtiyaç yoktur.Trois clés indépendantes sont nécessaires pour ouvrir ce coffre.
Kutu üzerinde de belirtildiği üzere alkolle birlikte karıştırılarak veya beraber tüketilmemesi Gerekir.Éviter également de partager les verres d’eau ou les couverts à table.
Kutup bölgesinde yaşamaktadır.Ils vivent isolés dans la zone polaire.
Bununla beraber, Kutuzov iki hafta boyunca halefinin geri çekilme uygulamasını devam ettirdi.Cuneus a pris deux jours pour se rétablir.
Kutu, teklilerle birlikte bir poster içermektedir.Le coffret inclut aussi un poster.
Verilen koordinatta bir kutu bulunur.Une caisse de solidarité est mise à disposition.
Hâlâ günümüzde bu tartışma eksenli ilmi kutuplaşmalar mevcuttur.Cependant l’existence même de certaines de ces cours poétiques est remise en cause aujourd’hui.
Güncellenmiş logolar, şişe etiketleme ve kutu tasarımları da aynı zamanda uygulandı.La capitainerie, l’entrepôt de pêche et le bureau des douanes sont construits en même temps.
Pozitif kutup kontaklı iki röle (K1, K2) emniyetli şalter kontakları sağlar.Deux relais (K1, K2) avec des contacts à guidage forcé fournissent les contacts de commutation de sécurité.
Rakipler birbirlerine kutu kaptırmamaya bakarlar.Les banques se méfient les unes des autres.
Bu şemalarda: Her kutu, öznesi kalın harflerle yazılmış bir sertifikayı temsil eder.Pour cela, chaque individu est équipé d'une carte contenant une puce électronique.
Böylece Avrupa'da 1990 öncesinin askeri, ekonomik ve siyasi kutuplaşması önemli ölçüde ortadan kalkmıştır.Au début du mois d'octobre, la situation politique et militaire en Europe avait énormément changé.
184 kutuplu olan bir tanesi 10 kHz'lik çıkış veriyordu.Parmi ceux-ci une perche du Nil qui pesait 184 k lors de sa capture.
WikiRank tarafından verilen puanlar bilgi kutularının kalite değerlendirmesinde kullanılmıştır.Les images fournies par MUSE ont été validées avec des valeurs de diagnostic,.
Bu alan yalıtkan maddeyi kutuplaştırır.On enveloppe alors cette sphère de mousse.
Zıt iki kutup birbirine dokunur ve birbirleri içinde kaybolurlar.Une pomme se détache et tombe précisément entre eux deux...
Her konuşması kutuplaşmaya yol açıyordu.Chaque chanterie se terminait par une allocution.
Hız (vites) kutusu 8 yarı otomatik hız konumundan oluşur.La transmission se fait au travers d'une boîte mécanique à huit vitesses.
Kutuyu masanın üzerinde bıraktı.Ella dejó la caja sobre la mesa.
Kutu boş.La caja está vacía.
Kutuyu açmayı başardı.Ella logró abrir la caja.
O, parasını kutuya koydu.Puso su dinero en la caja.
Boş kutuyu buldum.Encontré la caja vacía.
Kutuda ne var?¿Qué hay en la caja?
Kutuda çok sayıda yumurta var.Hay muchos huevos en la caja.
Bu kutu boş. İçinde hiçbir şey yok.Esta caja está vacía, no hay nada dentro.
Kutuda altı elma var.Hay seis manzanas en la caja.
Bu karton kutular narindir.Las cajas de cartón son frágiles.
Bunu oyuncak kutuna koy.Llevá esto a tu caja de juguetes.
O, caddedeki teneke kutuları topladı.Él recogió latas de la calle.
Kutuda oyuncak bir bebek var.Hay una muñeca en la caja.
O dün bir kutu yaptı.Ayer, él hizo una caja.
Büyükannem bize bir kutu elma gönderdi.La abuela nos mandó una caja de manzanas.
Tom karton kutularla odayı doldurdu.Tom llenó la habitación de cajas de cartón.
Kutu açık va boştu.La caja estaba abierta y vacía.
Bu kutudaki nedir?¿Qué hay en esta caja?
Kutusunda paketleyin.Empácalas en la caja.
Lütfen bu kutuyu aç.Abre esta caja, por favor.
Kutuyu boş buldum.Encontré la caja vacía.
Bir kutuyu nasıl yaparsınız?¿Cómo haces una caja?
Kutuya bakma.No mires en la caja.
Kutu neredeyse boş.La caja está casi vacía.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod