Ana içeriğe geç
Sözlük

kutsal ile cümle

kutsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Uvrhli oheň do svatyně tvé, na zem zřítivše, poškvrnili příbytku jména tvého.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Założyli ogieó w świątnicy twojej, a obaliwszy na ziemię, splugawili przybytek imienia twego.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zažgali so svetišče tvoje, do tal so oskrunili prebivališče tvojega imena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zij hebben de tempel in brand gestoken en Uw woning helemaal platgebrand; nu is het geen heilige plaats meer.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Κατεκαυσαν εν πυρι το αγιαστηριον σου εως εδαφους εβεβηλωσαν το κατοικητηριον του ονοματος σου.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Предадоха на огън светилището Ти; Оскверниха обиталището на името Ти като го повалиха на земята.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.שלחו באש מקדשך לארץ חללו משכן שמך׃
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.‎اطلقوا النار في مقدسك. دنسوا للارض مسكن اسمك‎.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.他 們 用 火 焚 燒 你 的 聖 所 、 褻 瀆 你 名 的 居 所 、 拆 毀 到 地
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.他 們用 火焚 燒 你 的 聖所 、 褻瀆 你 名 的 居所 、 拆毀 到 地
Avusturya Kralı, aslında Kutsal Roma İmparatorluğunu merkezi bir idari anlayışla yönetmedi.Ale nie kontrolował on Świętego Imperium Rzymskiego w
Avusturya Kralı, aslında Kutsal Roma İmparatorluğunu merkezi bir idari anlayışla yönetmedi.그렇지만 황제는 신성 로마 제국을 아주
Avusturya Kralı, aslında Kutsal Roma İmparatorluğunu merkezi bir idari anlayışla yönetmedi.Mas ele não controlava o Sagrado Império Romano de uma forma
Avusturya Kralı, aslında Kutsal Roma İmparatorluğunu merkezi bir idari anlayışla yönetmedi.Měl titul císaře Svaté říše římské.
Avusturya Kralı bu ünvandan vazgeçti. Bu bölge artık Kutsal Roma İmparatorluğu olmaktan çıkmıştı.En octubre de 1805, la armada francesa es destruida por
Avusturyalılar'ın yöneticisi bu Kutsal Roma İmparatoru sıfatıı taşıyordu.A vládce Rakušanů měl titul císaře Svaté říše římské.
Avusturyalılar'ın yöneticisi bu Kutsal Roma İmparatoru sıfatıı taşıyordu. Bu kişi II.Жените също така изикват от кралското семейство да се преюести в Париж.
Avusturyalılar'ın yöneticisi bu Kutsal Roma İmparatoru sıfatıı taşıyordu.Der Herrscher der Österreicher hatte den Titel des Kaisers des Heiligen Römischen Reichs.
Avusturyalılar'ın yöneticisi bu Kutsal Roma İmparatoru sıfatıı taşıyordu.E il sovrano degli austriaci aveva il titolo di Sacro Romano Imperatore.
Avusturyalılar'ın yöneticisi bu Kutsal Roma İmparatoru sıfatıı taşıyordu.E o governante dos austríacos tinha o título de Sacro Imperador Romano.
Avusturyalılar'ın yöneticisi bu Kutsal Roma İmparatoru sıfatıı taşıyordu.Le chef des Autrichiens avait le titre d'Empereur du Saint-Empire romain.
Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.달이 완벽한 구형의 천체라고 믿었죠.
Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Mặt Trăng là một trái cầu hoàn hảo.
Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.הירח היה כדור שמיימי מושלם.
Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.عن القمر انه كرة من الجنة مصنوعة باتقان
Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.ガリレオが見たのはゴツゴツした不毛なもので
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.A kadiva, jaké spravíš, čo do pomeru jeho složenia, nespravíte sebe; bude ti svätým, pre Hospodina.
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.Älkää valmistako itsellenne mitään muuta suitsutusta tämän sekoituksen mukaan. Pidä tämä Herralle pyhitettynä.
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.Kadzenia też, które byś czynił według złożenia tego, nie uczynicie sobie; toć będzie świętą rzeczą dla Pana.
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.네가 만들 향은 여호와를 위하여 거룩한 것이니 그 방법대로 너희를 위하여 만들지 말라
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.Maak nooit iets voor uzelf, want het is uitsluitend bestemd voor de HERE en u moet het als heilig behandelen.
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.Neuděláte sobě kadidla podlé složení tohoto, kteréž připravíš; za svatou věc tobě bude pro Hospodina.
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.No os haréis incienso de una composición similar. Te será cosa sagrada para Jehovah
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.Og ingen annen røkelse skal I lage eder således blandet som denne; hellig for Herren skal den være dig.
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.Tămîie ca aceasta, în aceeaş întocmire, să nu vă faceţi, ci s'o priviţi ca sfîntă, şi păstrată pentru Domnul.
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.Und desgleichen Räuchwerk sollt ihr euch nicht machen, sondern es soll dir heilig sein dem HERRN.
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.А според състава на тоя темян, който ще направиш да не правите за себе си; той да ти бъде свет за Господа.
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.курения, сделанного по сему составу, не делайте себе: святынею да будет оно у тебядля Господа;
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.והקטרת אשר תעשה במתכנתה לא תעשו לכם קדש תהיה לך ליהוה׃
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.والبخور الذي تصنعه على مقاديره لا تصنعوا لانفسكم. يكون عندك مقدّسا للرب
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.你 們 不 可 按 這 調 和 之 法 為 自 己 作 香 、 要 以 這 香 為 聖 、 歸 耶 和 華
Aynı reçeteyle kendinize buhur yapmayacaksınız. Onu RAB için kutsal sayacaksınız.你 們 不 可按 這調 和 之 法 為 自己 作香 、 要 以 這香為聖 、 歸 耶和華
Ayrıca bu kutsal noktaya Amerika'ya şiddetli aciliyeti hatırlatmak için geldik.Nós também viemos a este lugar satificado para lembrar a América da feroz urgência.
Ayrıca bu kutsal noktaya Amerika'ya şiddetli aciliyeti hatırlatmak için geldik.Nous venons également en ce lieu sanctifié pour rappeler à l'Amérique l'urgence absolue de l'heure présente.
Ayrıca bu kutsal noktaya Amerika'ya şiddetli aciliyeti hatırlatmak için geldik.Siamo venuti in questo santuario anche per ricordare all'America quanto sia pressante questa urgenza ora.
Ayrıca bu kutsal noktaya Amerika'ya şiddetli aciliyeti hatırlatmak için geldik.Έχουμε επίσης έρθει σε αυτόν τον καθεγιασμένο τόπο για να θυμίσουμε την Αμερική της άγριας ανάγκης του τώρα.
Ayrıca bu kutsal noktaya우리는 또한 미국인들에게 현재의 격렬한 긴박함을
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.A szentek keze, hogy a zarándokok kezébe ne érintse, és a Palm a Palm szent Palmers "csók.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.Dla świętych rąk, które pielgrzymów ręce dotykają, I dłoni do dłoni jest święty Palmers "pocałunek.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.Đối với thánh có bàn tay người hành hương 'tay làm liên lạc, cọ cọ nụ hôn' thánh Palmers.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.For helgener har hænder, som pilgrimme hænder rører og Palm til Palm er hellig Palmers "kys.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.För helgonen har händer som pilgrimernas händer vidrör och Palm till Palm är heligt Palmers "kyss.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.성도를위한 순례자 것을 손에있다 '손이 터치아요, 그리고 손바닥에 손바닥 거룩한 palmers은'키스.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.Para los santos tienen manos que los peregrinos manos se tocan, y la palma con palma es santo palmeros 'beso.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.Para os santos têm mãos que os peregrinos "mãos se tocam, E palma com palma é santo palmers 'beijo.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.Pentru sfinţii au mâini pe care pelerinii "mâinile se ating, Şi la palmă palmă este sfânt Palmers" sărut.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.Per i santi hanno mani che i pellegrini 'le mani si toccano, e palma a palma è santo Palmers' bacio.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.Sillä pyhät ovat kädet, että pyhiinvaeltajien kädet kosketat ja Palm Palm on pyhä Palmers "suudella.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.V případě, že svatí mají ruce poutníků ruce se dotýkají, a Palm Palm je svatý Palmers "polibek.
Aziz için hacılar bu eller var 'eller, dokunma, avuç kutsal Palmers' öpücük.V prípade, že svätí majú ruky pútnikov ruky sa dotýkajú, a Palm Palm je svätý Palmers "bozk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod