Ana içeriğe geç
Sözlük

kutsal ile cümle

kutsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Те вярват, че хвойновият дим е свят.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.הם מאמינים שעשן של ערער הוא קדוש.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.لأنهم يظنون أن دخان العرعر مقدس
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.登山家たちは大きな岩を囲んで立って
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.Geen ruimte voor mystieke wezens, aangestuurd vanuit de goddelijke wereld.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.신성한 혼 같은 것의 도움이 필요하지 않게 되었지요.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.Och det fanns inte plats för- -mystiska varelser och talande gudar.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.Plus de place pour les créatures mystérieuses inspirées par le divin.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.Und es gibt keinen Raum mehr für mystische Kreaturen, die Befehle vom Göttlichen annehmen.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.מעל כל האלים והמסתורין, וכבר אין מקום ליצורים מסתוריים שמקבלים תכתיבים שמיימיים.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.فوق كل الآلهة والأسرار ، وليس ثمة متسع للمخلوقات الصوفية التي تتلقى الإملاء من الآلهة.
Artık, kutsal emirler alan mitolojik yaratıklara yer yok.神の言葉を伝える謎の生き物は 消えた... 合理的人文主義の 誕生です
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...(73:9) Знамений наших мы не видим, нет уже пророка, и нет с нами, кто знал бы, доколе это будет .
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...우리의 표적이 보이지 아니하며 선지자도 다시 없으며 이런일이 얼마나 오랠는지 우리 중에 아는 자도 없나이다
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...leinket nem látjuk, próféta nincs többé, és nincs közöttünk, a ki tudná: meddig tart [ez?]
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Merkkejämme me emme näe, ei ole enää profeettaa, eikä ole joukossamme ketään, joka tietäisi, kuinka kauan -.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Nabi-nabi dan tanda-tanda ajaib tak tampak lagi, dan tak seorang pun tahu sampai kapan terus begini
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Nevidíme svojich odznakov; už nieto proroka, ani nieto medzi nami toho, kto by vedel, dokedy to bude trvať.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Non vediamo più le nostre insegne, non ci sono più profeti e tra di noi nessuno sa fino a quando..
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Nous ne voyons plus nos signes; Il n`y a plus de prophète, Et personne parmi nous qui sache jusqu`à quand...
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Unsere Zeichen sehen wir nicht, und kein Prophet predigt mehr, und keiner ist bei uns, der weiß, wie lange.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Våra tecken se vi icke; ingen profet finnes mer, och hos oss är ingen som vet för huru länge.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Vore Tegn, dem ser vi ikke, Profeter findes ej mer; hvor længe, ved ingen af os.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Ya no distinguimos nuestras señales; ya no hay profeta, ni con nosotros hay quien sepa hasta cuándo..
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Znaków naszych nie widzimy:już niemasz proroka, i niemasz między nami, któryby wiedział, póki to ma trwać.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Znamení svých nevidíme, jižť není proroka, aniž jest mezi námi, kdo by věděl, dokud to stane.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Znamenj naših ne vidimo, ni več proroka, in ni ga med nami, ki bi vedel, doklej –?
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...Τα σημεια ημων δεν βλεπομεν δεν υπαρχει πλεον προφητης ουδε γνωριζων μεταξυ ημων το εως ποτε.
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...אותתינו לא ראינו אין עוד נביא ולא אתנו ידע עד מה׃
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...‎آياتنا لا نرى. لا نبي بعد. ولا بيننا من يعرف حتى متى
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...我 們 不 見 我 們 的 標 幟 . 不 再 有 先 知 . 我 們 內 中 也 沒 有 人 知 道 這 災 禍 要 到 幾 時 呢
Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, Peygamberler de yok oldu, İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek...我們不見我們 的 標幟 . 不再 有 先知 . 我 們內 中 也 沒 有 人 知道 這災禍 要 到 幾時 呢
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Dopo tutto questo, resterai ancora insensibile, o Signore, tacerai e ci umilierai sino in fondo
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Hát megtartóztatod-é magad mind e mellett is, Uram; hallgatsz-é és gyötörsz minket felettébb?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Izali nad tem zatrzymasz się Panie? izali milczeć a nas tak bardzo trapić będziesz?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.우리 열조가 주를 찬송하던 우리의 거룩하고 아름다운 전이 불에 탔으며 우리의 즐거워하던 곳이 다 황무하였나이다
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Onze heilige, prachtige tempel, waar onze vaders U loofden, is platgebrand en alle mooie dingen zijn verwoest.
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Ser du roligt HERRE, på sligt, kan du tie og bøje os så dybt?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Vil du tross dette holde dig tilbake, Herre? Vil du tie og trykke oss så tungt?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.בית קדשנו ותפארתנו אשר הללוך אבתינו היה לשרפת אש וכל מחמדינו היה לחרבה׃
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.بيت قدسنا وجمالنا حيث سبحك آباؤنا قد صار حريق نار وكل مشتهياتنا صارت خرابا.
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.我 們 聖 潔 華 美 的 殿 、 就 是 我 們 列 祖 讚 美 你 的 所 在 、 被 火 焚 燒 . 我 們 所 羨 慕 的 美 地 、 盡 都 荒 廢
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.我 們聖潔華 美 的 殿 、 就是 我 們列祖 讚 美 你 的 所在 、 被 火焚 燒 . 我 們所羨慕 的 美地 、 盡都 荒廢
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.(73:7) предали огню святилище Твое; совсем осквернили жилище имени Твоего;
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Au pus foc sfîntului Tău locaş; au dărîmat şi au pîngărit locuinţa Numelui Tău.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa, Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng_nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa , Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất .
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De har satt ild på din helligdom; like til grunnen har de vanhelliget ditt navns bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De hava satt eld på din helgedom och oskärat ända till grunden ditt namns boning.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Hanno dato alle fiamme il tuo santuario, hanno profanato e demolito la dimora del tuo nome
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Han prendido fuego a tu santuario; han profanado el tabernáculo de tu nombre, echándolo a tierra
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.He pistivät sinun pyhäkkösi tuleen, he häväisivät, panivat maan tasalle sinun nimesi asumuksen.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Ils ont mis le feu à ton sanctuaire; Ils ont abattu, profané la demeure de ton nom.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.주의 성소를 불사르며 주의 이름이 계신 곳을 더럽혀 땅에 엎었나이다
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Lançaram fogo ao teu santuário; profanaram, derrubando-a até o chão, a morada do teu nome.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Mereka membakar Rumah-Mu sampai musnah; dan menajiskan tempat Engkau disembah
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.På din Helligdom satte de Ild, de skændede og nedrev dit Navns Bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Podpálili tvoju svätyňu; zrútiac ho na zem poškvrnili príbytok tvojho mena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Sie verbrennen dein Heiligtum; sie entweihen und werfen zu Boden die Wohnung deines Namens.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Szent helyedet lángba borították; neved hajlékát földig megfertõztették.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod