Anne dünyadaki en kutsal varlıktır.Мати - найсвятіше, що є в нашому житті.
Anne dünyadaki en kutsal varlıktır.Мать - самое святое, что есть в нашей жизни.
Anne dünyadaki en kutsal varlıktır.אם היא הדבר הקדוש ביותר בחיים.
Anne dünyadaki en kutsal varlıktır.ان الام هي أهم شيء في حياة المكسيكي
Anne dünyadaki en kutsal varlıktır.メキシコは母親であり、今子供達に呼び掛けています。
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.A spravia mi svätyňu, aby som býval prostred nich.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.E me farão um santuário, para que eu habite no meio deles.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.És készítsenek nékem szent hajlékot, hogy õ közöttök lakozzam.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Essi mi faranno un santuario e io abiterò in mezzo a loro
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Het volk moet een heiligdom voor Mij maken, zodat Ik onder mijn volk kan wonen.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Họ sẽ làm cho ta một đền thánh và ta sẽ ở giữa họ .
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Họ sẽ làm cho ta một đền thánh và ta sẽ ở giữa họ.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Ils me feront un sanctuaire, et j`habiterai au milieu d`eux.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.In naredé naj mi svetišče, da bom prebival med njimi.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.I uczynią mi świątnicę, abym mieszkał w pośrodku ich.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.I udělajíť mi svatyni, abych bydlil uprostřed nich.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Ja tehkööt he minulle pyhäkön asuakseni heidän keskellään.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.내가 그들 중에 거할 성소를 그들을 시켜 나를 위하여 짓되
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Och de skola göra åt mig en helgedom, för att jag må bo mitt ibland dem.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Og de skal gjøre mig en helligdom, så vil jeg bo midt iblandt dem.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Og du skal indrette mig en Helligdom, for at jeg kan bo midt iblandt dem.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Que me hagan un santuario, y yo habitaré en medio de ellos
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Să-Mi facă un locaş sfînt, şi Eu voi locui în mijlocul lor.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Suruhlah bangsa itu membuat sebuah kemah untuk-Ku, supaya Aku dapat tinggal di tengah mereka
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Und sie sollen mir ein Heiligtum machen, daß ich unter ihnen wohne.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.Και ας καμωσιν εις εμε αγιαστηριον, δια να κατοικω μεταξυ αυτων.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.И да Ми направят светилище, за да обитавам между тях.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.И устроят они Мне святилище, и буду обитать посреди их;
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.ועשו לי מקדש ושכנתי בתוכם׃
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.فيصنعون لي مقدسا لاسكن في وسطهم.
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.又 當 為 我 造 聖 所 、 使 我 可 以 住 在 他 們 中 間
‹‹Aralarında yaşamam için bana kutsal bir yer yapsınlar.又 當為 我 造聖所 、 使我 可以 住在 他 們中間
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.A smilstvo a vôbec akákoľvek nečistota alebo lakomstvo nech sa ani nemenuje medzi vami, jako sa sluší svätým,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Hurerei aber und alle Unreinigkeit oder Geiz lasset nicht von euch gesagt werden, wie den Heiligen zusteht,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.음행과 온갖 더러운 것과 탐욕은 너희 중에서 그 이름이라도 부르지 말라 이는 성도의 마땅한 바니라
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Mas a prostituição, e toda sorte de impureza ou cobiça, nem sequer se nomeie entre vós, como convém a santos,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Men Utugt og al Urenhed eller Havesyge bør end ikke nævnes iblandt eder, som det sømmer sig for hellige,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Nesramnost pa in sleherna nečistost ali lakomnost naj se še imenuje ne med vami, kakor se spodobi svetim,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Smilstvo pak a všeliká nečistota, neb lakomství, aniž jmenováno buď mezi vámi, jakož sluší na svaté,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Van ontucht, vuiligheid of hebzucht mag bij u geen sprake zijn.
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Πορνεια δε και πασα ακαθαρσια η πλεονεξια μηδε ας ονομαζηται μεταξυ σας, καθως πρεπει εις αγιους,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.А блуд и всякая нечистота и любостяжание не должны даже именоваться у вас, как прилично святым.
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.Блуд же і всяка нечистота або зажерливість нехай і не згадуеть ся між вами, як подобає сьвятим,
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.и не участвувайте в безплодни дела на тъмнината, а по-добре ги изобличавайте;
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.אבל זנות וכל טמאה ואהבת בצע בל יזכר ביניכם כאשר נאוה לקדשים׃
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.واما الزنى وكل نجاسة او طمع فلا يسمّ بينكم كما يليق بقديسين
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.至 於 淫 亂 、 並 一 切 污 穢 、 或 是 貪 婪 、 在 你 們 中 間 連 題 都 不 可 、 方 合 聖 徒 的 體 統
Aranızda fuhuş, pislik ya da açgözlülük anılmasın bile. Kutsallara yaraşmaz bu.至於 淫亂 、 並一切 污穢 、 或是 貪婪 、 在 你 們中間連題 都 不 可 、 方 合聖徒 的 體統
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.A hitük szerint a boróka füstje szent.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Ei cred că fumul de ienupăr e sfânt.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Ellos piensan que el humo del junípero es sagrado.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Họ tin rằng khói bách xù rất linh thiêng.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Ils croient que la fumée de genièvre est sacrée.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.그들은 향나무 연기가 신성하다고 믿습니다.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Per loro il fumo di ginepro è sacro.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Sie glauben, dass Wacholder-Rauch heilig ist.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Veria že dym z borievky je posvätný.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Wierzą, że dym jałowcowy jest święty.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.Zij geloven dat jeneverbesrook heilig is.
Ardıç dumanının kutsal olduğuna inanıyorlar.По их поверьям, дым можжевельника свят.