Ana içeriğe geç
Sözlük

kutsal ile cümle

kutsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Khuôn cửa của đền thờ hình_vuông , và mặt trước của nơi thánh cũng đồng một hình_như hình trước cửa đền thờ .
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.외전 문설주는 네모졌고 내전 전면에 있는 식양은 이러하니
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Les poteaux du temple étaient carrés, et la face du sanctuaire avait le même aspect.
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Podboji v templju so bili na štiri vogle; in tisti na pročelju svetišča so imeli enako podobo.
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Podwoje kościelne były na cztery granie, a kształt świątnicy był jako kształt kościelny.
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Tempelsalens dörröppning var fyrkantig, och framsidan av det heligaste hade sitt givna utseende.
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Temppelisalissa oli nelikulmaiset ovenpielet. Mutta pyhimmän edessä näkyi
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Und die Türpfosten im Tempel waren viereckig, und war alles artig aneinander gefügt.
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Uşiorii Templului era în patru muchi. Şi în faţa Locului prea sfînt erau ceva care se vedea
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Ved Indgangen til det Hellige var der firkantede Dørstolper. Foran Helligdommen var der noget, der så ud som
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.Οι παρασταται του ναου ησαν τετραγωνοι και το προσωπον του αγιαστηριου, η θεα του ενος ως η θεα του αλλου.
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.В храме были четырехугольные дверные косяки, и святилище имело такой же вид, как явидел.
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.ההיכל מזוזת רבעה ופני הקדש המראה כמראה׃
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.وقوائم الهيكل مربعة ووجه القدس منظره كمنظر وجه الهيكل.
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.殿 的 門 柱 是 方 的 . 至 聖 所 的 前 面 、 形 狀 和 殿 的 形 狀 一 樣
Ana bölümün kapı söveleri kare şeklindeydi, En Kutsal Yerin önündeki kapı söveleri bunlara benziyordu.殿 的 門柱 是 方 的 . 至 聖所 的 前面 、 形狀 和 殿 的 形狀一樣
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.A były dwoiste drzwi u kościoła i u świątnicy.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.A chrám i svätyňa maly po dvoje dverí.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.A dvojnásobní dvéře byly u chrámu i u svatyně,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Ðền thờ và nơi thành có hai cửa ;
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Ðền thờ và nơi thành có hai cửa;
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Det Hellige havde to Dørfløje;
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.El lugar santo y el lugar santísimo tenían dos puertas
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.És kettõs ajtói valának a szenthelynek és a szentek szentjének,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Il santuario e il Santo dei santi avevano due porte ciascuno
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.In tempelj in svetišče sta imeli dvojne duri.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.내전과 외전에 각기 문이 있는데
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Le temple et le sanctuaire avaient deux portes.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Och både tempelsalen och det heligaste hade dubbeldörrar.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Og templet og helligdommen hadde to dører.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Ora, a nave e o santuário ambos tinham portas duplas.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Sekä temppelisalissa että pyhimmässä oli kaksoisovet.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Templul şi Locul prea sfînt aveau două uşi.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Und die Türen am Tempel und am Allerheiligsten
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Zowel de centrale ruimte als het Heilige der Heiligen hadden dubbele deuren,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.Και ο ναος και το αγιαστηριον ειχον δυο θυρωματα.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.А храмът и светилището имаха две врати.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.В храме и во святилище по две двери,
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.ושתים דלתות להיכל ולקדש׃
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.وللهيكل وللقدس بابان.
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.殿 和 至 聖 所 的 門 、 各 有 兩 扇
Ana bölümün ve En Kutsal Yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.殿和 至聖所的門 、 各有兩扇
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Aber darüber hinaus war es auch verbunden mit der Vorstellung einer heiligen Geographie der Anden.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Ale co ważniejsze, było ono połączone z andyjskimi wyobrażeniami na temat świętej geografii.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Ami még ennél is fontosabb, hogy össze volt kapcsolva andokiak fogalma szerinti szent földrajzzal.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Dar și mai important, a fost legat de noțiunile andine de geografie sacră.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Maar belangrijker: het was verbonden met de Andeaanse noties van heilig landschap.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Ma, cosa più importante, era legata alla nozione andina della geografia sacra.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Mais, plus important encore, elle était liée aux notions Andines de géographie sacrée.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Pero más importante, estaba vinculada con las nociones Andinas de geografía sagrada.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Важнее то, что местонахождение города восходит к понятиям сакральной географии Анд.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.Но по-важното е, че е бил свързан с разбиранията в Андите за свещено разположение.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.אך חשוב יותר, היא היתה מחוברת לרעיונות האנדיים של הגיאוגרפיה המקודשת.
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.ولكن الأهم من ذلك أنها كانت موصولة مع التضاريس المقدسة لأمم الأنديز
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.アンデスの神聖な 地形の一部でした 太陽のつなぎ柱と 呼ばれるインティワタナは
Ancak daha da önemlisi And uygarlığı düşüncesinin kutsal coğrafyasına bağlanmıştı.더 중요한 것은, 마추픽추가 성지(聖地)의 안데스적 개념에 완전히 연결되어 있었다는 것입니다.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Ale niech nie wchodzą patrzyć, gdy będą uwijane rzeczy święte, aby nie pomarli.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Ale tamtí nech neprijdú ani na okamih zo všetečnosti vidieť svätyňu, aby nezomreli.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››A onino nepřicházejte hleděti na věci svaté, když zavinovány bývají, aby nezemřeli.
Ancak Kehatoğulları içeri girip bir an bile kutsal eşyalara bakmamalı, yoksa ölürler.››Dẫu một lát , chúng_nó chớ nên vào đặng xem những vật thánh , e phải chết chăng .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kutsal ile cümle - Sayfa 44 - kutsal kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App