Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Estas são as gerações de Noé. Era homem justo e perfeito em suas gerações, e andava com Deus.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.노아의 사적은 이러하니라 노아는 의인이요 당세에 완전한 자라 그가 하나님과 동행 하였으며
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Nầy là dòng dõi của Nô-ê. Nô-ê trong đời mình là một người công bình và toàn vẹn, đồng đi cùng Ðức Chúa Trời.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Noénak pedig ez a története: Noé igaz, tökéletes férfiú vala a vele egykorúak között. Istennel jár vala Noé.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Questa è la storia di Noè. Noè era uomo giusto e integro tra i suoi contemporanei e camminava con Dio
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Teć są rodzaje Noego: Noe mąż sprawiedliwy, doskonałym był za wieku swego; z Bogiem chodził Noe.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Tito jsou příběhové Noé: Noé muž spravedlivý, dokonalý byl za svého věku, s Bohem ustavičně chodil Noé.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.To so rodovi Noetovi. Noe je bil mož pravičen, popoln med vrstniki svojimi; z Bogom je hodil Noe neprestano.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Toto sú rody Noachove: Noach bol spravedlivý muž dokonalý vo svojich pokoleniach. Noach chodil s Bohom.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Voici la postérité de Noé. Noé était un homme juste et intègre dans son temps; Noé marchait avec Dieu.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Вот житие Ноя: Ной был человек праведный и непорочный в роде своем; Ной ходил пред Богом.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.Ето Ноевото потомство. Ной беше човек праведен, непорочен между съвременниците си; той ходеше по Бога.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.אלה תולדת נח נח איש צדיק תמים היה בדרתיו את האלהים התהלך נח׃
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.هذه مواليد نوح. كان نوح رجلا بارا كاملا في اجياله. وسار نوح مع الله.
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.挪 亞 的 後 代 、 記 在 下 面 。 挪 亞 是 個 義 人 、 在 當 時 的 世 代 是 個 完 全 人 . 挪 亞 與 神 同 行
Nuhun öyküsü şöyledir: Nuh doğru bir insandı. Çağdaşları arasında kusursuz biriydi. Tanrı yolunda yürüdü.挪亞 的 後代 、 記 在 下面 。 挪亞 是 個義人 、 在 當時 的 世代 是 個 完全 人 . 挪亞與神 同行
O büyük nüfus araştırmasını kusursuz bir biçimde hatırlatıyor, büyükten küçüğe dünyadaki en büyük altı ülke:Đây là sự nhắc nhở hoàn hảo về bảng khảo sát dân số, 6 quốc gia lớn nhất trên thế giới theo thứ tự giảm dần:
O büyük nüfus araştırmasını kusursuz bir biçimde hatırlatıyor, büyükten küçüğe dünyadaki en büyük altı ülke:이는 정말 훌륭한 인구 조사에 대한 완벽한 암시입니다. 세계에서 가장 큰 여섯개의 나라는 내림차순으로,
O büyük nüfus araştırmasını kusursuz bir biçimde hatırlatıyor, büyükten küçüğe dünyadaki en büyük altı ülke:To obraz przedstawiający sondaż populacji, 6 największych państw:
O büyük nüfus araştırmasını kusursuz bir biçimde hatırlatıyor, büyükten küçüğe dünyadaki en büyük altı ülke:Досконале втілення соціологічного опитування, шість найбільших держав світу в спадному порядку:
O büyük nüfus araştırmasını kusursuz bir biçimde hatırlatıyor, büyükten küçüğe dünyadaki en büyük altı ülke:Это замечательное воплощение нового соцопроса населения. И шесть крупнейших наций в порядке убывания:
O büyük nüfus araştırmasını kusursuz bir biçimde hatırlatıyor, büyükten küçüğe dünyadaki en büyük altı ülke:זהו המיצג המושלם לסקר האוכלוסיה הגדול, שש האומות הגדולות בעולם בסדר יורד:
O büyük nüfus araştırmasını kusursuz bir biçimde hatırlatıyor, büyükten küçüğe dünyadaki en büyük altı ülke:إنها إستحضار رائع لذلك المسح السكانى العظيم، أكبر ست دول في العالم وبترتيب تنازلي:
O büyük nüfus araştırmasını kusursuz bir biçimde hatırlatıyor, büyükten küçüğe dünyadaki en büyük altı ülke:世界の6大共同体を順に見ると 中国 インド Facebook -
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Było tak pięknie wykonane, takie architektoniczne, precyzyjne.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.C'était si architectural. C'était si précis.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Det var så arkitektonisk. Det var så præcist.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Era atât de arhitecturală. Atât de precisă.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Era così architetturale. Era così preciso.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Era tan arquitectónica. Tan precisa.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Era tão arquitetónico. Era tão preciso.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Es war so architektonisch. So makellos.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Het was zo architectonisch. Zo precies.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.참으로 건축학적이기도 했고, 정교했어요.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Olyan jól megépítették. Olyan pontos volt.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Sangat arsitektural. Sangat teliti.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Ήταν αρχιτεκτονική η κατασκευή. Μεγάλης ακριβείας.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Беше толкова архитектурна. Толкова прецизна.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.Настолько архитектурно. Настолько точно.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.זה היה ארכיטקטורי. זה היה מאוד מדוייק.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.كانت هندستها غاية في الدقة.
O kadar mimari, o kadar kusursuzdu ki.でも私は思いました:こんな小さな子供がどうして
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.곧 창세 전에 그리스도 안에서 우리를 택하사 우리로 사랑 안에서 그 앞에 거룩하고 흠이 없게 하시려고
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.ligesom han har udvalgt os i ham før Verdens Grundlæggelse til at være hellige og ulastelige for hans Åsyn,
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.tak, ako si nás v ňom vyvolil pred založením sveta, aby sme boli svätí a bezvadní pred ním, v láske,
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.так как Он избрал нас в Нем прежде создания мира, чтобымы были святы и непорочны пред Ним в любви,
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.тъй щото, да бъдем за похвала на неговата слава ние, които отнапред се надяехме на Христа,
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.яко ж вибрав нас у Йому перед оснуваннєм сьвіта, щоб бути нам сьвятим і непорочним перед Ним у любови,
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.כאשר בחר אתנו בו לפני מוסדות תבל להיות קדשים ותמימים לפניו באהבה׃
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.كما اختارنا فيه قبل تأسيس العالم لنكون قديسين وبلا لوم قدامه في المحبة
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.就 如 神 從 創 立 世 界 以 前 、 在 基 督 裡 揀 選 了 我 們 、 使 我 們 在 他 面 前 成 為 聖 潔 、 無 有 瑕 疵
O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesihte seçti.就 如神 從創 立 世界 以前 、 在 基督 裡揀選 了 我 們 、 使我 們 在 他 面前 成 為聖潔 、 無有 瑕疵
Önder Şabat Günü RABbe sunacağı yakmalık sunu olarak kusursuz altı kuzu, bir koç sunacak.Az égõáldozat pedig, melyet a fejedelem vigyen az Úrnak szombatnapon, hat ép bárány és egy ép kos legyen;
Önder Şabat Günü RABbe sunacağı yakmalık sunu olarak kusursuz altı kuzu, bir koç sunacak.Của lễ thiêu mà vua sẽ dâng cho Ðức Giê-hô-va nơi ngày sa-bát là sáu con chiên con không tì vít.
Önder Şabat Günü RABbe sunacağı yakmalık sunu olarak kusursuz altı kuzu, bir koç sunacak.Của lễ thiêu mà vua sẽ dâng cho Ðức_Giê - hô-va nơi ngày sa - bát là sáu con_chiên con không tì vít .
Önder Şabat Günü RABbe sunacağı yakmalık sunu olarak kusursuz altı kuzu, bir koç sunacak.Det Brændoffer, Fyrsten bringer HERREN på Sabbatsdagen, skal udgøre seks lydefri Lam og en lydefri Væder,
Önder Şabat Günü RABbe sunacağı yakmalık sunu olarak kusursuz altı kuzu, bir koç sunacak.In žgalščina, ki naj jo knez daruje GOSPODU v sobotni dan, bodi: šest jagnjet brez madeža in oven brez madeža,
Önder Şabat Günü RABbe sunacağı yakmalık sunu olarak kusursuz altı kuzu, bir koç sunacak.안식일에 왕이 여호와께 드릴 번제는 흠 없는 어린 양 여섯과 흠없는 수양 하나라
Önder Şabat Günü RABbe sunacağı yakmalık sunu olarak kusursuz altı kuzu, bir koç sunacak.והעלה אשר יקרב הנשיא ליהוה ביום השבת ששה כבשים תמימם ואיל תמים׃
Önder Şabat Günü RABbe sunacağı yakmalık sunu olarak kusursuz altı kuzu, bir koç sunacak.والمحرقة التي يقربها الرئيس للرب في يوم السبت ستة حملان صحيحة وكبش صحيح.