Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.10 jaar om te perfectioneren, wat u zo zult zien.
Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.10 Jahre Perfektion, die Sie gleich erleben werden.
Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.10 години за да го изгладим, това, на което ще станете свидетели.
Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.10 سنوات لاتقان الذي سنقوم به الآن
Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.Est-ce que quelqu'un pourrait jeter un petit animal de ferme sur la scène?
Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.State per vedere 10 anni di perfezionamento.
Göreceğiniz hareket 10 yılda kusursuz oldu.Десять лет до совершенства, которое вы хотите видеть.
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Eu sînt de batjocura prietenilor mei, cînd cer ajutorul lui Dumnezeu: dreptul, nevinovatul, de batjocură!
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.하나님께 불러 아뢰어 들으심을 입은 내가 이웃에게 웃음 받는 자가 되었으니 의롭고 순전한 자가 조롱거리가 되었구나
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Ludibrio del suo amico è diventato chi grida a Dio perché gli risponda; ludibrio il giusto, l'integro
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Til Latter for Venner er den, der råbte til Gud og fik Svar. den retfærdige er til Latter.
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Ystävänsä pilkkana on hän, jota Jumala kuuli, kun hän häntä huusi, hurskas, nuhteeton on pilkkana.
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.Za posměch příteli svému jsem, kteréhož, když volá, vyslýchá Bůh; v posměchuť jest spravedlivý a upřímý.
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.שחק לרעהו אהיה קרא לאלוה ויענהו שחוק צדיק תמים׃
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.رجلا سخرة لصاحبه صرت. دعا الله فاستجابه. سخرة هو الصديق الكامل.
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.我 這 求 告 神 、 蒙 他 應 允 的 人 、 竟 成 了 朋 友 所 譏 笑 的 . 公 義 完 全 人 、 竟 受 了 人 的 譏 笑
‹‹Gülünç oldum dostlarıma, Ben ki, Tanrıya yakarırdım, yanıtlardı beni. Doğru ve kusursuz adam gülünç oldu.我 這 求告 神 、 蒙 他 應允 的 人 、 竟 成 了 朋友 所 譏笑 的 . 公義 完全 人 、 竟 受 了 人 的 譏笑
Haiti kırsallarındaki çalışmaları sonucunda kusursuz hale getirildi.하이티에서 일해 왔던 폴 파머씨와 그의 팀에 의해서요.
Haiti kırsallarındaki çalışmaları sonucunda kusursuz hale getirildi.בעבודתם באזורים הנידחים של האיטי ב20 שנים האחרונות.
Haiti kırsallarındaki çalışmaları sonucunda kusursuz hale getirildi.في عملهم في ريف هاييتي خلال ال 20 سنة الماضية.
Haiti kırsallarındaki çalışmaları sonucunda kusursuz hale getirildi.最近 ルワンダにおける最初の1年半の取り組みを評価しました
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Apakah kau congkak karena kau merasa jauh lebih baik daripada orang lain?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Är allting bara snobbigt om du är bättre än andra?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Ennyire nagy dolog, hogy jobb vagy mint mások?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Er alting bare fint hvis du er bedre end andre?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Este totul asa minunat daca esti mai bun ca altii?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?E' tutto così grandioso se sei migliore degli altri?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Is alles echt zo geweldig als je beter bent dan anderen?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Je všechno prostě super když lepší než druzí?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?아! 잘났으면 다야?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Macht dich das zu einem besseren Menschen?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Ovatko kaikki muut sitten luusereita jos sinä olet parempi?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Robi cie to na lepszego Czlowieka?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Tout est parfait si tu es meilleur que les autres ?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Είναι όλα τόσα απλά αν είσαι καλύτερος απ'τους άλλους;
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?Всё прекрасно, если ты - лучше других?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?За теб всичко ли е превъзходно, затова , че си по-добър от другите?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?כולם טיפשים רק בגלל שנראה לך שאתה יותר טוב מאחרים?
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?هل كل شئ مذهل ان كنت افضل من الاخرين ؟
Hayatın mükemmel diye her şey kusursuz mu?ちょっと!勉強が出来ればいいんでしょ? 誰が出来ないって?
-Hayat kusursuz değildir. İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.Ada pertanyaan?
-Hayat kusursuz değildir. İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.Frågor?
-Hayat kusursuz değildir.Izgleda že odlično.
-Hayat kusursuz değildir.-La vida es imperfecta.
-Hayat kusursuz değildir.Nimic în viaţă nu este perfect.
-Hayat kusursuz değildir.Život neni dokonalej.
-Hayat kusursuz değildir.Život nie je dokonalý.
-Hayat kusursuz değildir.-Животът не е съвършен.
-Hayat kusursuz değildir.أنا لا أختار وقت أو مكان إجتماعاتهم.
Hayır. şaşırtıcı kusursuzluklar ilham veren hiç bişi yok gösterimdeNee. Er is niks zo inspirerend als perfecte uitvoeringen.
Hayır. şaşırtıcı kusursuzluklar ilham veren hiç bişi yok gösterimdeNein. Es gibt nichts inspirierendes in den zur Schau gestellten Mängeln eines Mannes.
Hayır. şaşırtıcı kusursuzluklar ilham veren hiç bişi yok gösterimdeNon. Il n'y a rien d'inspirant a propos d'un etalage d'incroyables perfections.
‹‹ ‹Her gün, her sabah yakmalık sunu olarak RABbe bir yaşında kusursuz bir kuzu sağlayacaksın.A pripravíš ročného baránka bez vady v zápalnú obeť na každý deň Hospodinovi: pripravíš ho každé ráno.
‹‹ ‹Her gün, her sabah yakmalık sunu olarak RABbe bir yaşında kusursuz bir kuzu sağlayacaksın."Cada día ofrecerás a Jehovah en holocausto un cordero de un año, sin defecto. Cada mañana lo ofrecerás
‹‹ ‹Her gün, her sabah yakmalık sunu olarak RABbe bir yaşında kusursuz bir kuzu sağlayacaksın.Elke morgen moet een eenjarig lam zonder gebreken als brandoffer aan de HERE worden geofferd.
‹‹ ‹Her gün, her sabah yakmalık sunu olarak RABbe bir yaşında kusursuz bir kuzu sağlayacaksın.És egy esztendõs ép bárányt áldozz égõáldozatul naponként az Úrnak; minden reggel áldozz azzal.
‹‹ ‹Her gün, her sabah yakmalık sunu olarak RABbe bir yaşında kusursuz bir kuzu sağlayacaksın.Et årgammelt, lydefrif Lam skal han daglig ofre som Brændoffer for HERREN; hver Morgen skal han ofre det;
‹‹ ‹Her gün, her sabah yakmalık sunu olarak RABbe bir yaşında kusursuz bir kuzu sağlayacaksın.In vsak dan daruj GOSPODU enoletno brezmadežno jagnje v žgalno daritev, vsako jutro ga daruj.
‹‹ ‹Her gün, her sabah yakmalık sunu olarak RABbe bir yaşında kusursuz bir kuzu sağlayacaksın.아침마다 일년 되고 흠 없는 어린 양 하나로 번제를 갖추어 나 여호와께 드리고
‹‹ ‹Her gün, her sabah yakmalık sunu olarak RABbe bir yaşında kusursuz bir kuzu sağlayacaksın.Mỗi ngày ngươi khá sắm cho Ðức Giê-hô-va một con chiên con giáp năm, không tì vít, vào mỗi buổi mai.