Her yönüyle kusursuz..הוא מושלם
Her yönüyle kusursuz.إنه ممتاز فى كل شىء
Her yönüyle kusursuz.それはすごいな
Her zamanki gibi, kusursuzsun.- Medalion mojej ciotki. Dla ochrony.
Her zamanki gibi, kusursuzsun.Безупречен, както винаги.
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.- A vida é imperfeita. Para vocês os dois, Iá em cima a 150 m do chão, é imperfeita.
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.Da, vam 1.500 metrov nad zemljo izgleda odlično, na ulicah pa ni tako.
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.En valitse aikaa ja paikkaa tälläiseen
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.Który to budynek, sir?
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.Para Uds. dos, revoloteando a 150 metros de altura, es imperfecta.
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.Pentru voi doi, care veţi fi la 500 de metri înalţime de pământ, nu e perfect.
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.Vy dvaja vo výške 500 stôp, to nie je dokonalé.
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.Vy dva ve výšce 500 stop, to není dokonalý.
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.Για εσάς, οι κύκλοι πάνω απ' τον κίνδυνο δεν είναι κάτι τέλειο.
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.За вас двамата, които кръжите на 500 фута над земята,не е съвършен.
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.בשבילכם לטוס בגובה 500 רגל ...מעל המטרה, זה לא מושלם
İkiniz 150 metre yukarıda gezineceksiniz, sizin için kusursuz değil.أنا لم أقل كلمة، يا سيدي
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.A mottóm az volt, hogy minél kevesebb gyógyszer, annál kevésbé vagyok tökéletlen.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Il mio motto era meno farmaci, meno difettoso.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.제 모토가 약물을 적게할수록 문제도 적어진다 였습니다.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Ma devise était, moins de médicament, moins de déficience.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Mé heslo bylo: "čím méně léků, tím menší problém."
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Mein Motto war: Je weniger Medizin, desto weniger kaputt.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Mijn motto was: hoe minder pillen, hoe minder mankementen.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Mi lema era cuantos menos medicamentos, menos defectuosa.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Mitt motto var "ju mindre medicin, desto mindre defekt".
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Moje motto brzmiało "Im mniej leków, tym mniej wad."
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Motto-ul meu era: mai puține medicamente, mai puține deficiențe.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.O meu lema era quanto menos medicamentos, menos defeituosa.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Phương châm của tôi là càng sử dụng thuốc ít hơn, khiếm khuyết gây ra sẽ càng ít hơn.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Το σύνθημά μου ήταν όσο λιγότερα φάρμακα, τόσο μικρότερη η δυσλειτουργία.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Моим девизом было "Меньше лечения, больше здоровья".
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.Моят девиз бе по-малко лекарства, по-малко дефекти.
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.הסיסמה שלי היתה, "פחות תרופות - פחות דפוקה".
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.شعاري هو أنه كلما قلت العقاقير كلما قلّ الاختلال
İlkem şuydu: ne kadar az ilaç o kadar az kusur.ロサンゼルスでの私の精神分析医 カプラン先生は
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, günahından ötürü sunu olarak kusursuz bir dişi keçi getirmeli.그 범한 죄에 깨우침을 받거든 그는 흠 없는 암염소를 끌고와서 그 범한 죄를 인하여 그것을 예물로 삼아
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, günahından ötürü sunu olarak kusursuz bir dişi keçi getirmeli.maka segera setelah menyadarinya, ia harus mengurbankan seekor kambing betina yang tak ada cacatnya
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, günahından ötürü sunu olarak kusursuz bir dişi keçi getirmeli.ако му се посочи греха, който е сторил да принесе коза без недостатък;
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, günahından ötürü sunu olarak kusursuz bir dişi keçi getirmeli.או הודע אליו חטאתו אשר חטא והביא קרבנו שעירת עזים תמימה נקבה על חטאתו אשר חטא׃
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, günahından ötürü sunu olarak kusursuz bir dişi keçi getirmeli.ثم أعلم بخطيته التي اخطأ بها يأتي بقربانه عنزا من المعز انثى صحيحة عن خطيته التي اخطأ.
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, günahından ötürü sunu olarak kusursuz bir dişi keçi getirmeli.所 犯 的 罪 自 己 知 道 了 、 就 要 為 所 犯 的 罪 、 牽 一 隻 沒 有 殘 疾 的 母 山 羊 為 供 物
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, günahından ötürü sunu olarak kusursuz bir dişi keçi getirmeli.所 犯 的 罪 自己 知道 了 、 就 要 為所犯 的 罪 、 牽一隻沒 有 殘疾 的 母山羊 為 供物
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.A byl by znám hřích jeho, jímž zhřešil: tedy přivede obět svou z koz, samce bez poškvrny.
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.et qu`il vienne à découvrir le péché qu`il a commis, il offrira en sacrifice un bouc mâle sans défaut.
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.Ha tudtára esik néki a bûne, a melyet elkövetett, akkor vigyen áldozatul egy ép kecskebakot,
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.I byłby jawny grzech jego, którym zgrzeszył, przywiedzie na ofiarę swoję kozła z kóz, samca zupełnego;
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.kadar mu pride na vest greh, s katerim je grešil, naj prinese kozla, brezhibnega samca.
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.그 범한 죄에 깨우침을 받거든 그는 흠 없는 수염소를 예물로 가져다가
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.Luego que se le haga conocer el pecado que cometió, presentará como su ofrenda un macho cabrío sin defecto
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.moet hij, zodra hij zich daarvan bewust wordt, een bok zonder lichamelijke gebreken offeren.
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.quando conosca il peccato commesso, porterà come offerta un capro maschio senza difetto
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.se o pecado que cometeu lhe for notificado, então trará por sua oferta um bode, sem defeito;
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.şi ajunge să descopere păcatul pe care l -a făcut, să aducă jertfă un ţap fără cusur!
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.und er wird seiner Sünde inne, die er getan hat, der soll zum Opfer bringen einen Ziegenbock ohne Fehl,
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.ако му се посочи греха що е сторил, то за приноса си да донесе козел без недостатък;
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.то, когда узнан будет им грех, которым он согрешил,пусть приведет он в жертву козла без порока,
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.או הודע אליו חטאתו אשר חטא בה והביא את קרבנו שעיר עזים זכר תמים׃
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.ثم أعلم بخطيته التي اخطأ بها ياتي بقربانه تيسا من المعز ذكرا صحيحا.
İşlediği günah kendisine açıklanırsa, sunu olarak kusursuz bir teke getirmeli.所 犯 的 罪 自 己 知 道 了 、 就 要 牽 一 隻 沒 有 殘 疾 的 公 山 羊 為 供 物