Ana içeriğe geç
Sözlük

kusur ile cümle

kusur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Descartes ve Spinoza’dan ayrı olarak, Leibniz’in kusursuz bir üniversite geçmişi vardır felsefe üzerine.שלא כמו דקארט ושפינוזה, לייבניץ רכש ידע מקיף ויסודי בפילוסופיה באוניברסיטה.
Ek olarak, manuel yaklaşım bazı kesin kusurları ortaya çıkartmada her zaman etkili olmayabilir.בנוסף, הגישה הידנית לא תמיד אפקטיבית במציאת פגמים מסוג מסוים.
Bu sayede kusursuz bir atış yapılmasını sağlar.Там тя бива наградена за отлична стрелба.
Başkanın konuşması kusursuz, çıkarcı, buyurgan bir küstahlıktadır.Речта на президента е изискана, обмислена и несъмнено арогантна.
Test otomasyonu bu tip kusurları bulmada etkili test etme tiplerini mümkün kılar.Автоматизираното тестване дава възможност за ефективното провеждане на такъв тип тестове.
R47: Doğum kusurlarına neden olabilir.R64: Може да причини увреждане на здравето на кърмачета.
Mükemmellik, eksiksiz ve kusursuz olma durumunu ifade eden bir kavramdır.За прекрасно започва да се счита това, което е ясно, разумно и лишено от прекалена сложност.
Wimshurst'un ise bu kusurları yoktur.Този път Миоко няма късмет.
"Böyle kusursuzluk beklemiyorduk".Така опитите ми излязоха несполучливи..."
Ürün kusurları müşteriye kadar ulaşmasına izin verilen hatalardır.При него даден продукт се произвежда чак след поръчка на клиент.
Repertuarını kusursuz çalar.Непрекъснато обогатява репертоара си.
Mükemmellik, eksiksiz ve kusursuz olma durumunu ifade eden bir kavramdır.Slučajnost je apsolutna, savršena, bezrazložnost.
Kusursuz, doğru bir adamdır.Plemenit je i pošten čovjek.
Romanları teknik açıdan kusurludur.Ilustracija sa tehnikama.
Birinin kusuru söylenince üzülürse gıybet olur.Kada vidite nešto usamljeno, postanete tužni.
Karanlığın yılı olan 2029 yılında gezegenin yöneticileri olan akıllı makineler kusursuz bir plan yaparlar.V Roku temnoty, 2029 vymysleli vládcovia planéty Zem jedinečný plán.
Ama kusura bakmazsanız görüntü dışında sanatla pek ilgisi yok.Mimo nazerania nie je priestor celkom ničím.
Yazılı çevirmeler yapılabilir, fakat genellikle kusurlu olurlar ve böylece yazım çok değişebilir.Ano, triky môžu byť prekladané, no potom sa môže stať, že dôjde k miernemu nedorozumeniu.
Mükemmellik, eksiksiz ve kusursuz olma durumunu ifade eden bir kavramdır.Bolo povedané, že túžobne odhodlanie je buď dokonalé alebo nedokonalé.
Kütüphane, yapıda bulunan kusurlar sebebiyle Mart 2007'de kapatıldı.Avšak klub bol rozpustený roku 2007, kvôli existenčným problémom.
Kusursuz, doğru bir adamdır.Prý charakter a správný chlap .
Kusurlu olmalarını istedim."My chceme dač dokonalého zaviesť“.
Yani insanlarda bulunan tüm kusurlar onlarda da bulunuyordu.Med vsemi ljudmi je ta usoda doletela tudi tebe.
Kusurlu şiirler, biliyorum.Tai puikūs poetiniai palyginimai.
Tam çevirisi Kusursuz Cinayet anlamındadır.Pagrindinė versija yra užsakomoji žmogžudystė.
20.Bölüm Kusursuz Seviye!20-ojoje nuobodžios lygiosios.
İnsanlığında kusur etme.Nevengia žmogaus artumo.
On-on beş gün içinde donanmayı kusursuz şekilde ortaya çıkartmazsan artık kendin bilirsin.Prireikus per penkias dienas toks laivas įgyja visiškai sukomplektuotą įgulą.
Zırhının kalınlığından ötürü kusurları da bulunuyordu.Per jį išryškėjo artilerijos svarba.
Onun eserlerinde yarattığı dünya yaşadığına göre çok daha kusursuzdu.Dar jam gyvam esant jo kūriniai susilaukė didelės šlovės.
Kusursuz sistem olamamaktadır.Programos nėra protai.
Versiyon 1.0, ciddi güvenlik kusurlarından dolayı hiçbir zaman piyasaya sürülmemiştir.Versiooni 1.0 ei avalikustatud tõsise programmeerimisvea tõttu.
Ürün kusurları müşteriye kadar ulaşmasına izin verilen hatalardır.Nimelt veast saab defekt, kui toode jõuab kliendini.
Ancak bu eserler tamamen kusursuz değildiler.Sest asjad vähemalt näivad üsna ebatäiuslikud.
Birey, algısal veya tanıma kusurunu kabul ettiği zaman, terapi çeşitlerinden birisi önerilebilir.Kui indiviid mõistab oma taju või äratundmise puudujääke, siis saab soovitada ravi.
O kusursuz biri.Ta on üleni täiuslik.
"Malzeme kusurları".Materjalide kogumik".
1571 yılında Manila Asya bölgesindeki kusursuz üsleri olmuştu.1571 asutasid nad Hispaania Ida-India keskusena Manila.
Ancak sigorta şirketinin sağladığı hizmetlerde meydana gelen kusurlardan acente sorumlu tutulmaz.Alati on ka riske, mida kindlustusseltsid ei kindlusta.
Onun tüm eserleri kusursuz ve mükemmeldir.Iga hääl oli ise virtuoosne ja täiuslik.
20.Bölüm Kusursuz Seviye!Absoluudis 22. koht.
Unutulmamalıdır ki bu kanun bütün kusursuz kara cisimler için evrenseldir.Järeldame, et valem kehtib kõigi kumerate mustade kehade jaoks.
Hindistan kusurlu olarak Antlaşmayı reddeder.Rahvas hääletas ülekaalukalt leppe vastu.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.A percepção no século XVII era que a Lua era uma esfera celestial perfeita.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Au 17° siècle, on voyait la lune comme une sphère céleste parfaite.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.A XVII. században azt gondolták, a Hold tökéletes, mennyei gömb.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Die Wahrnehmung im 17. Jahrhundert war, dass der Mond eine perfekte Himmelssphäre darstellte.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.In de perceptie van de 17e eeuw was de maan een perfecte hemelse sfeer.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.La percepción en el siglo XVII era que se trataba de una esfera celeste perfecta.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.La percezione nel 17° secolo era che si trattava di una sfera celeste perfetta.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Pada abad ke-17, Bulan dianggap sebagai bulatan sempurna di langit.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Percepția în secolul 17 era că Luna e o sferă cerească perfectă.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Uppfattningen på 1600-talet var att månen var en perfekt himlasfär.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.V 17. století panovala představa, že měsíc je dokonalá nebeská koule.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.V 17. stoletju so verjeli, da je Luna popolno nebesno telo.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Vnímanie v 17-tom storočí bolo, že mesiac je dokonalá nebeská guľa.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.W siedemnastym wieku Księżyc postrzegano jako idealnie gładką sferę.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.Το 17ο αιώνα θεωρούσαν ότι το φεγγάρι ήταν μια τέλεια ουράνια σφαίρα.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.В 17 веке полагали, что Луна — идеальное небесное тело.
17. yüzyıl anlayışında Ay, kusursuz kutsal bir küre idi.През 17. век учените мислеха, че Луната има идеално чиста форма.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod