Versiyon 1.0, ciddi güvenlik kusurlarından dolayı hiçbir zaman piyasaya sürülmemiştir.Su-30 chưa từng tham gia không chiến trong một cuộc chiến tranh thực sự.
Tam çevirisi Kusursuz Cinayet anlamındadır.Ám sát (暗殺) theo nghĩa chữ Hán là giết người một cách lén lút.
Uygulamadaki kusurlar bazen tek bir ürünün maliyetini ikiye katlayabilir.Giảm giá nhà sản xuất đôi khi chỉ có giá trị tại một cửa hàng duy nhất.
Fakat bu durum kusursuz bir Lambertian değildir.Luồng này không phải là một luồng cực đại.
17:1 Yahudi olmayanlar tarafından sunulsa dahi kusurlu hayvan kurban etme Lev.Không nguyền rủa bất kỳ Người Do Thái công chính — Lev.
Falanca kimse çok iyidir, ibâdette şu kusuru olmasa, dahâ iyi olurdu demek, gıybet olur.Người làm lành còn chưa biết có được hưởng phước không, huống nữa là chuyện sai quấy ấy?
Diğer kusurlar gibi lokalize değildirler ve kararsızdırlar.これらの欠陥は、他の欠陥のように局所的なものではなく、また不安定である。
Ancak bu eserler tamamen kusursuz değildiler.しかし、これらの表はどれも正確ではなかった。
Kusursuz Dünya (özgün adı: A Perfect World), 1993 yapımı ABD sinema filmidir.『パーフェクト ワールド』(原題: A Perfect World)は、1993年のアメリカ映画。
Bu kusur çeşidinin diğer daha karmaşık melezleri de mümkündür.これらの位相欠陥の、もっと複雑な組み合わせも可能である。
2. Müşterek kusurlu çatma Çarpışan gemilerin tümünün kusurlu olması halinde söz konusu olur....2番目の船が非常に望ましいと考える人々が何人かいる。
R47: Doğum kusurlarına neden olabilir.R64: 乳児に害がある可能性がある。
Federasyon Yüksek Denetimi, yapıda 36 adet kusur tespt etti.研究チームは、その組織から36個の標本を育てた。
Kusurlu şiirler, biliyorum.詩吟が得意。
Çalışmalarda miyopi göz kusurunun ebeveynlerden miras alındığı görülmüştür.アイドル活動について最近になって両親から認められた。
Ayrıca, fiziksel özellikler genellikle kristal kusurlar tarafından kontrol edilir.また物理的性質はその結晶の欠陥により決まることが多い。
On, on beş Ve yirmi yıllık devlete sadık ve kusursuz hizmete göre verildi.天長7年(830年)従五位下・正親正に叙任される。
Çok büyük bir aruz kusurudur.このことに対し心からお詫び申し上げます。
Kusurlu olmalarını istedim."こういうことはきちんとする」と言っていた。
Kusursuz sistem olamamaktadır.システムは正確で無ければならない。
Misafirlerimize saygıda kusur ettiğimizi düşünerek dertlendik.私は集会で我々は妨害されるだろうかと訊ねてみた。
Perde baskıları kusursuzdur.赤本が充実している。
Başkalarının kusurunu örtmekte gece gibi ol.他人からの指摘を素直に受け入れる。
Onlardan sonra da en iyisi, daha sonra gelenlerdir" "Ashâbımın kusurları, yanlış hareketleri olacaktır.「走(に)ぐるを上(じょう)と為(な)す」、逃げるのが最善の策である、という意味。
Britanya halkı:Britanyalı kardeşlerimize karşı da saygıda kusur etmiş değiliz.我们不是没有顾念我们英国的弟兄。
Versiyon 1.0, ciddi güvenlik kusurlarından dolayı hiçbir zaman piyasaya sürülmemiştir.1.0版本从未公开过,因为存在严重的安全漏洞。
Ama kusura bakmazsanız görüntü dışında sanatla pek ilgisi yok.很少說話,對畫畫以外事沒興趣。
Halbuki pratikte veriler çok defa kusursuzca simetrik değildirler.很多靈恩運動的醫病神蹟也常常難以辨識真偽。
Kuramların, bilimsel olarak yararlı sayılabilmesi için kusursuz doğrulukta olmalarına gerek yoktur.理论并不需要绝对精确,这对科学同样有用。
Çok büyük bir aruz kusurudur.也是高度致歉的方式。
Bu üç yıldız neredeyse kusursuz bir eşkenar üçgen oluştururlar.其中三颗最亮的星组成一个三角。
Kusursuz Dünya (özgün adı: A Perfect World), 1993 yapımı ABD sinema filmidir.《完美的世界》(英语:A Perfect World)是一部于1993年公映的美国电影。
Kusurlu şiirler, biliyorum.有《晰斋诗》。
Royale Noir sızdırıldığı ve Microsoft tarafından kesinleştirilmediği için bazı kusurlar olduğu belirtildi.由于Royale Noir被提前泄露,且不是由微软完成,它有一些不完善的地方。
Bu kusurların biçimi, boyutu, miktarı ve yeri maddenin özelliklerini direkt olarak etkilemektedir.內含物的數量、位置、大小等都會影響評級。
Büyük bir kusuru vardı ki, o da, paraya karşı olan zaafıydı.但这都是放屁,他们最后把钱也拿走了。
Atıl İnaç) SİYAD En İyi Film Ödülü: Kusursuzlar (Yön.最佳影片獎(Best Film Award):獎勵原創、富想像力的電影製作。
Kader kusursuz güzelliği başına hep bela olmuştur.心靈淨化常掛心,美化人生娛終生。
Objektif kusurları (fotoğrafçılık) Teleobjektif (fotoğrafçılık)《镜头》(Objektiv):外交政策节目。
13:45 Kusurlu kişiyi saflaştırmak için anlatılan kurallara uy Lev.1:45 那信了由上主傳於她的話必要完成的,是有福的。
Adeta kusursuz bir tekniği vardır.並擁有非常優秀的體術。
Çok büyük bir aruz kusurudur.여러분께 깊은 사과의 말씀을 하나 드리겠습니다.
İnsana ait kusurları taşımaz, fakat onun tüm erdemlerine sahiptir."인간과 요괴 모두의 마음을 끄는 알 수 없는 분위기의 소유자.
Kusuru olmadığını söyler.그러나 그는 사과하지 않았다.
Britanya halkı:Britanyalı kardeşlerimize karşı da saygıda kusur etmiş değiliz.우리는 또한 영국의 형제 자매에게도 주의를 환기시키는 데 부족함이 없었다.
"Edis: Kusura bakmasınlar kendime sanatçı diyorum".그리고 자신을 공연인이 아닌 예술가로 여겼다."고 말했다.
Ruhlarındaki kusurları üzerinden onları kontrolü altına almıştır.자신의 눈을 빼앗은 소우지에 대해 앙심을 품고 있다.
Kusurlu olmalarını istedim."'꼭 완결은 내고 싶다'고 밝혔다.
2 Kusurlu bir kompozisyon.2차 감수분열의 오류로 생긴다.
"Bir boğa ile iki kusursuz koç al. Koçu sen kes.“된장과 간장, 두마리 토끼 한번에 잡기”. 《한겨레》.
Ancak sigorta şirketinin sağladığı hizmetlerde meydana gelen kusurlardan acente sorumlu tutulmaz.그러나 금융·보험업자가 행하는 공익신탁의 신탁재산에서 발생하는 수익금액에 대해서는 교육세를 부과하지 않는다.
Versiyon 1.0, ciddi güvenlik kusurlarından dolayı hiçbir zaman piyasaya sürülmemiştir.גרסה 1.0 לא פורסמה מעולם בשל פגמים חמורים.
Pratik olarak kusursuz bir dengeyi sağlamak hemen hemen imkânsızdır.בפועל, זה כמעט בלתי אפשרי לשמור על איזון מושלם.
Kristal yapıları anlamak kristalografik kusurları anlamak için önemli bir önkoşuldur.הבנת מבני הגבישים הוא תנאי הכרחי חשוב להבנת פגמים קריסטלוגרפיים.
İnsanlığında kusur etme.אינך יכול לשנות את הטבע האנושי.
Kütüphane, yapıda bulunan kusurlar sebebiyle Mart 2007'de kapatıldı.הספרייה נסגרה לאחר שנה, בחודש מרץ 2007 בשל ליקויי בנייה חמורים.
Kusursuz Seviye Digimon.מציאת מיקום מתאים.
Winnie'nin konuşkanlığının tersine, kılıbık Willie kusurlu sayılabilecek kadar az konuşur.בניגוד חמור לפטפטנות של ויני, וילי הוא לקוני עד שיתוק.
Korolyov öldükten sonra, Mişin Baş Tasarımcısı oldu ve kusurlu N1 roketi programı ortaya çıktı.לאחר מות קורוליוב הוביל מישין את תוכנית N-1 שהתגלתה כלקויה.
Kusurlu olmalarını istedim."אני צריך שזה יהיה מושלם!"