Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Moralla murhaa mukavasti.
Onun yaptığı her alet kusursuz çalışmaktadır.Hänen muita teoksiaan ovat Tervheks!
Kusuru olmadığını söyler.Hän ei ole pyytänyt anteeksi.
Onun tüm eserleri kusursuz ve mükemmeldir.Kaikki ovat täydellisiä, liian täydellisiä.
Bu sayede kusursuz bir atış yapılmasını sağlar.Zadinalla on myös erinomainen laukaus.
Kusursuz bir anlatım.Hauskoja kertomuksia.
Kusursuz eşevre durumu oranının n-sırası 1 e eşittir.Unitaarisen matriisin (A−1 = A*) ominaisarvojen itseisarvo on yksi.
Versiyon 1.0, ciddi güvenlik kusurlarından dolayı hiçbir zaman piyasaya sürülmemiştir.Η έκδοση 1.0 δεν δημοσιεύτηκε ποτέ λόγω πολύ μεγάλων κενών ασφαλείας στο πρωτόκολλο.
R47: Doğum kusurlarına neden olabilir.R47 Μπορεί να προκαλέσει γενετικές ανωμαλίες.
Burak Erdoğan ise kusursuz bulundu.Stainer και αποδείχτηκε τέλεια.
Adeta kusursuz bir tekniği vardır.Παρ'όλα αυτά διαθέτει κάποιες πολύ δυνατές τεχνικές.
Tanrı, mükemmel olduğu için, imparatorunda kusursuz olması gerekmekteydi.Ήταν προφανώς δικαιολογία γιατί ο αυτοκράτορας έπρεπε να είναι αρτιμελής.
"Böyle kusursuzluk beklemiyorduk".Δεν πίστευαν ότι είναι τόσο ακριβής».
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Οι ανατομικές ανωμαλίες επιτρέπουν την επικοινωνία ανάμεσα στο εξωτετρικό περιβάλλον και το νευρικό σύστημα.
Örneğin cesaret erdemi, korkaklık ve deli cesareti gibi kusurların ortasında yer alır.Για παράδειγμα, συσχετίζει τη δειλία και τη βιασύνη με το θάρρος.
Kusura bakmayın, ben kayboldum.Συγνώμη, έχω χαθεί.
Ayrıntılara dikkat ediyorum -gösterinin her dakikası kusursuz olmalı."Hvert minut af showet må og skal være perfekt".
Kusursuz sistem olamamaktadır.Systemet er dog ikke perfekt.
Eleştirmenler görünen deneysel başarıların aslında yöntemsel kusurlardan oluşabileceğini kanıtlamışlardır.Kritikere hævder, at metodiske fejl kan forklare tilsyneladende vellykkede forsøg.
Wimshurst'un ise bu kusurları yoktur.Windows Me har ikke denne fejl.
Diğer 6 ve 7. pozisyonlarda da kusurlar vardır.Det samme gælder sekvenserne 1 og 7.
Bu sayede kusursuz bir atış yapılmasını sağlar.Derved afgaves en hurtig række skud.
Devrin padişahları da ona hürmette kusur etmiyorlardı.Det norske kongehus undså sig heller ikke for at genere hende.
Babil kayıtları üzerine yakın zamanda yapılan araştırmalar, bunların kusursuz olduğunu göstermektedir.Det sidste som står i firmaets notater er at alt ser ud til at gå fint.
Kusursuz bir anlatım.Det mindste fuldkomne tal.
Kopyalar fiyat ve kalite bakımından çok büyük farklılıklar ve çeşitli kusurlar görülebilir.Der kan være stor forskel på både kompleksitet og pris.
Altı sayısı kusuru simgeler.2 stk. pr. cylinder.
Fakat, karşılama zayıfsa, bloke olma ve tekleme gibi çeşitli diğer kusurlarla karşılaşılabilir.Finder vi derimod ikke mening, risikerer vi at blive frustrerede og reagere på forskellig vis.
Onların değer ve itibarlarını iyi tanı ve kusurlarını görme.Se på dens ferd og bli vis!
Kütüphane, yapıda bulunan kusurlar sebebiyle Mart 2007'de kapatıldı.Bygningen ble stengt i mai 1796 grunnet strukturelle mangler.
Kusurlu şiirler, biliyorum.De aller beste diktene.
Kusurlu olmalarını istedim."Jeg ønsker å gjøre dem skarpe.»
Versiyon 1.0, ciddi güvenlik kusurlarından dolayı hiçbir zaman piyasaya sürülmemiştir.Phorum 4.0 ble aldri lansert grunnet noen problemer med scriptet.
Şüphesiz ki, her ikisi de kusur sayılan bu alışkanlıklara sahip olmamak gerekir."For heller ikke her er begge halvdelen nøyaktig like.»
Bu risk, AAT kusurlu olan ve tütün kullanan bireylerde daha da yüksektir.Risikoen øker med jo flere år og sigaretter man røyker.
Objektif kusurları (fotoğrafçılık) Teleobjektif (fotoğrafçılık)Kendir føroyingar (TV-program) (færøysk).
"Her şey Kusursuz Bir Fars Atmosferi İçinde Cereyan Etti", Murat Yalçın, Kitap-lık, No.106, Haziran 2007.«Hvem skal finansiere min gode smak?», av Øyvind Myhre, Ideer om Frihet nr. 3, 1989.
1571 yılında Manila Asya bölgesindeki kusursuz üsleri olmuştu.I 1571 ble Manila grunnlagt.
Bu yüzden siyah cisim kusursuz bir Lambertian radyatörüdür.Maka, benda hitam adalah radiator Lambertian sempurna.
Allahü teâlâ, onları bana bağışlıyacak, kusurlarını affedecektir."Allah Yang Maha Pemaaf-pun mengampuni mereka, dan segera seluruh keadaan pulih seperti sediakala.
Örneğin cesaret erdemi, korkaklık ve deli cesareti gibi kusurların ortasında yer alır.Misalnya keberanian sebagai jalan tengah dari pengecut dan gegabah.
Çok büyük bir aruz kusurudur.Aku minta maaf yang sebesar-besarnya."
Kusuru olmadığını söyler.Ia tidak mau minta maaf.
Anatomik kusurlar dış çevre ile sinir sistemi arasında devamlılığa sebep olabilir.Defek anatomi memungkinkan adanya hubungan antara lingkungan eksternal dengan sistem saraf.
Kusursuz sistem olamamaktadır.Terdapat pula sistem kasus yang belum sempurna.
Adeta kusursuz bir tekniği vardır.Ia memiliki teknik yang hebat.
Af, genel anlamda, bir kişinin kusurunun bağışlanması demektir.Dalam satu bagian, dikisahkan bagaimana seseorang dapat ditangkap hanya karena memiliki Al-Qur’an.
Kusura bakmasınlar, medyadaki bazı arkadaşlar da ayaklarını denk alsınlar.Dengan adanya media massa, beberapa pihak juga akan mendapat keuntungan.
Kusursuz eşevre durumu oranının n-sırası 1 e eşittir.Rasio ideal antara induk jantan dan betina adalah 1:3.
Kristal kusurları, yarı iletken malzemenin kusurlarının temel sebeplerindendir.Retakan kristal merupakan penyebab utama rusaknya perangkat semikonduktor.
PopMatters, albümün "tahmin edilebileceği kadar fazla kusurunun bulunmadığını" belirtti.PopMatters nói rằng album "không có nhiều điểm yếu như mọi người có thể nghĩ ra".
Normal dışı gelişim dört şekilde tezahür eder (Ölüm, sakatlık, büyüme gecikmesi ve işlevsel kusur).Có bốn biểu hiện của sự phát triển lệch lạc (Cái chết, dị dạng, chậm phát triển và khiếm khuyết chức năng).
İnsanlığında kusur etme.Không thay đổi người.
Ek olarak, manuel yaklaşım bazı kesin kusurları ortaya çıkartmada her zaman etkili olmayabilir.Ngoài ra, phương pháp thủ công có thể không phải lúc nào cũng có hiệu quả trong việc tìm kiếm các lớp lỗi.
Hindistan kusurlu olarak Antlaşmayı reddeder.Mary từ chối phê chuẩn hiệp ước.
Kusurlu olmalarını istedim."Tôi muốn làm cho họ sắc nét."
Ayrıntılara dikkat ediyorum -gösterinin her dakikası kusursuz olmalı."Mọi biểu lộ là các luận cứ của ông là chính xác."
Kusursuz sistem olamamaktadır.Tôi không hoàn hảo vô cùng.
"Bir boğa ile iki kusursuz koç al. Koçu sen kes.Sau đó, phải nuôi hai con lợn đực và cái, chuẩn bị cho việc cúng bái.
Kusurlu şiirler, biliyorum.Thể thơ :Thất ngôn tứ tuyệt