kurumuş ile cümle
kurumuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.Vyšetřovatelé při prohlídce jeho bytu našli i další lidské pozůstatky a vanu plnou krve.
Son dönemlerde ejderhanın baş kısmı tahrip olarak bozulmuş; burnundan sızan su da kurumuştur.Starý prales je v závěru zničen vichřicí, v polomech začíná kůrovcová kalamita.
1950 yılında Corpus Christi, Texas şehrinde kurumuştur.A fost fondat în 1950 în orașul Corpus Christi, Texas, SUA.
Daha sonra kurumuş ve kullanımdan kalkmıştır.După aia i s-a făcut moale și așa a rămas.
1971 yılından beri kurumuş olan Lop Nur tuz gölünden geriye kalan bölgedir.Deșertul sărat se află într-o depresiune, care până în anul 1971 era un lac sărat.
Bu sulak alan muhtemelen günümüzden 10 bin yıl önce kurumuş olmalıdır.Vulcanul a fost activ probabil pentru zeci de mii de ani.
Fakat 1985'ten sonra ağaçlar kendiliğinden kurumuştur.În 1985, templul s-a prăbușit.
Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti.Az Orthis a hasi teknő búbján kilépő nyéllyukkal is rendelkezett.
Ayrıca dereler de kurumuştur.A teteje is eltűnt.
Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti.Shaw jopa etsi kuivatusta nahasta tikkejä saksilla.
1950 yılında Corpus Christi, Texas şehrinde kurumuştur.Se perustettiin vuonna 1950 Corpus Christin kaupungissa Texasissa.
Zamanla bu göl kurumuştur.Gamst Sø var på dette tidspunkt udtørret.
Ağacın kurumuş dalını çıkarmaya uğraşıyordum.Ryddet gården Skavlan i Snåsa.
Şimdi bu göl tamamen kurumuş ve çok çamurlu ve tuzludur..Hồ này hiện nay đã hoàn toàn khô cạn và ở trạng thái nhiều bùn lầy và muối lắng đọng.
Hatta Shaw, kurumuş deriyi dikiş var mı diye makasla kontrol etmişti.Shaw thậm chí đã dùng kéo cắt da khô để kiểm tra các vết khâu.
Fakat 1985'ten sonra ağaçlar kendiliğinden kurumuştur.Năm 85, Hồ Tà Thi Trục Hầu Đê mất.
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.これに加えて、家の中から凶器とみられる包丁が血を洗い流した状態で見つかった。
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.現場檢獲疑似兇器染血菜刀一把。
Aralık 2006'da Seyfe gölü kurumuştur.2006年12月,海上牧云记。
Kehrizler kurumuş ve ülke çapında terk edilmiştir.尘缨无可濯,坐对涤襟泉。
"Sinan Kurumuş, Beşiktaş'ta!".그러나 나는 무색식처(無色識處)에서 단멸한다.'
Daha sonra kurumuş biberler dövülerek, zeytin yağı ve bir miktar tuz ilave edilerek isot haline getirilir.그 후 뜨거운 물에 채소를 끓인 후에, 한 스푼 정도의 쌀과 레몬 즙이 첨가된다.
Ağacın kurumuş dalını çıkarmaya uğraşıyordum.날카로운 부리를 이용해 나무의 잎을 잘라내어 삼켰을 것이다.
"SİNAN KURUMUŞ TEPECİKSPORDA".חייב משום זורע כלאים".
Kadın neredeyse tamamen kurumuş bir çalının üzerine oturmuştur.А аз стоя на ръба на някаква шеметна пропаст.
"Sinan Kurumuş, Beşiktaş'ta!".Dušan Šarac) "I na križu" - (narodna – arr.
Tam kurumuş haliyle yayın uçları birbirine değecek kadar hedef yönüne (sırt tarafına) büküktür.Vijčani spojevi se mogu općenito razvrstati u sljedeće skupine: Nosivi vijčani spojevi.
Polisler eve giderek üzerinde hala daha kurumuş kan izleri olan bıçağı getirdiler.Obe telá neskôr teroristi vyniesli z športovej haly, zostala po nich však krvavá stopa.
12 Haziran 1853 tarihinda göl tamamen kurumuştur.Sai 30. juunil 1865 Järva praostiks.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Ada puluhan ribu mil aliran air yang mengering di Amerika Serikat.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Ci sono decine di migliaia di miglia di corsi d'acqua prosciugati negli USA.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Có đến hơn 10 ngàn dặm sông suối khô cạn trên nước Mỹ.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Er bestaan tienduizenden kilometers van drooggevallen beken in de Verenigde Staten.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Es gibt in den Vereinigten Staaten zehntausende Meilen entwässerte Flussläufe.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Existují desítky tisíc kilometrů odvodněných toků ve Spojených státech.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Existujú desiatky tisícok kilometrov odvodnených tokov v Spojených štátoch.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Hay decenas de miles de kilómetros de arroyos secos en Estados Unidos.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Il y a des dizaines de milliers de kilomètres de cours d'eau asséchés aux Etats-Unis.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.미국에는 수 만 마일의 말라버린 하천이 존재합니다.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Sunt zeci de mii de mile de cursuri secate în SUA.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Több tízezernyi mérföldnyi kiszáradt patak van az Egyesült Államokban.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.W USA mamy dziesiątki tysięcy mil wyschniętych strumieni.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Δεκάδες χιλιάδες μίλια αποξηραμένων ποταμών υπάρχουν στις Ηνωμένες Πολιτείες.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Десятки тисяч миль потоків в США зневоднені.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Десятки тысяч километров русел в США обезвожены.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.Има десетки хиляди километри на обезводнени потоци в САЩ.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.יש עשרות אלפי קילומטרים של נחלים שהתייבשו בארה"ב.
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.هناك آلاف الاميال من الجداول التي جفت في الولايات المتحدة الامريكية
Amerika Birleşik Devletleri'nde on binlerce mil kurumuş dere var.川が米国にはたくさん存在します この地図上で
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.A föld totálisan lepusztult volt, erózió itt, szárazság ott.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.Đất bị phá hủy hoàn toàn, sói lở nữa, đất đã hoàn toàn khô cằn.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.Es gab Erdabtragungen und das Land war ausgetrocknet.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.Het land was volkomen verwoest. Erosie, verdroogde aarde.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.I terreni erano completamente distrutti, per l'erosione, la terra si era seccata.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.땅은 완전히 황폐화되고, 침식되고, 말라있었습니다.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.La terre complètement détruite, l'érosion, la terre desséchée.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.La tierra completamente destruida, la erosión, la tierra se había secado.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.Pamântul complet distrus, erodat, uscat.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.Potem teren został całkowicie zniszczony. Gleba wyschła, uległa erozji.
Arazi tamamen tahrip edilmişti, oradaki aşınmadan toprak kurumuştu.Pozemek kompletně zničený, eroze, vysušená půda.