kurtulmuş ile cümle

kurtulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Böylece köyden sadece bu iki kişi sağ olarak kurtulmuş.من هؤلاء تمكن المتمردون من استعادة قريتين فقط.
Ama her “kurtulmuş” kimse “uyanmış” olmayabilir.ومع وجود نعت "معاق" لا ينتج أي فوز.
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.Documentos do asilo falam que as duas meninas foram "resgatada de uma casa muito miserável."
Heihachi kurtulmuştur.Mas Heihachi ainda está vivo.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Os seus pais pereceram no Holocausto.
1999 yılına gelindiğinde, çoğu ülke zaten krizden kurtulmuştu.Em aproximadamente um ano, o sul e a maior parte da economia do norte já haviam se recuperado da crise.
Savaş, büyük bir yenilgi ile sonuçlanmış, Adrianos esir düşmekten zor kurtulmuştur.A batalha terminou em uma derrota desastrosa, e Adriano por pouco não foi capturado.
Busby bu olaydan sağ kurtulmuş fakat tedavi gördüğünden dolayı bir süre görevinden uzak kalmıştır.Busby sobrevive, mas fica impossibilitado de exercer suas funções por um certo período.
General Zod hayalet bölgeden kurtulmuş ve dünyaya gelmiştir.Mas sua verdadeira intenção é libertar o General Zod da Zona Fantasma.
Uçaktaki 27 kişinin tamamı kurtulmuştur.Todos os dezessete empregados do estacionamento se salvaram.
Artık şehzadeler kapalı yerlerde de kalmaktan kurtulmuşlardı.Os soldados se mantinham em fileiras cerradas.
Böylece kuşlardan kurtulmuş olabiliriz.Logo, porcos podem voar.
Heihachi kurtulmuştur.Blijkbaar is Heihachi dood.
Kulübün kalecilerinden Danilo ise kazadan sağ olarak kurtulmuş, ertesi gün hastanede ölmüştür.Danilo was een van de zes overlevenden, maar overleed de volgende dag in het ziekenhuis.
Navy tedaviden sonra tamamen kanserden kurtulmuştu.Na behandeling is zij tot op heden vrij van kanker gebleven.
Ölüm ve bu katliam -sadece birkaç insan kurtulmuştur- onu bile şaşırtmıştır.De ontvoering, zwendel en – inmiddels meerdere - moorden hangen allemaal samen.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Jej rodzice byli ocalałymi z Holokaustu.
Bu bunalımdan ancak arkadaşlarının aldığı yeni bir tüfekle kurtulmuştur.Był widziany po raz ostatni, gdy ogniem zdobytego karabinu osłaniał ucieczkę kolegów.
Gemide bulunan 600 kişiden 60 kişi kurtulmuş geriye kalanları öldürülmüştür.Wszystkie z ponad 200 osób znajdujących się na pokładzie uratowano.
Artık şehzadeler kapalı yerlerde de kalmaktan kurtulmuşlardı.Mieszkańcy schronili się wówczas w schronach.
15 Şubat 1916 tarihinde Rus işgaline uğrayan yöre, 11 Mart 1918 tarihinde işgalden kurtulmuştur.1.1.1916 rusza na południu rosyjska ofensywa noworoczna, zatrzymana już 5.1.1916 z powodu dużych strat.
Almanya’daki mutsuz evliliğinden henüz kurtulmuş olan Ahmad, İranlı bir kadınla evlenmek istemektedir.Anwar förlorar oskulden med en gift ryska.
Uçaktaki 27 kişinin tamamı kurtulmuştur.Усі 27 людей на борту вижили.
9 kez paraşütle atlayıp kurtulmuştu.Сам був збитий 4 рази, рятувався на парашуті.
Son Kosova Savaşı süresinde yok edilmekten kurtulmuştur.Вона була припинена через війну в Косово.
Arabada bulunan kızı, Anna, çarpışmadan sağ kurtulmuştur.Режисер на своєму автомобілі врізався в неї, коли Анна проїжджала на велосипеді.
Artık şehzadeler kapalı yerlerde de kalmaktan kurtulmuşlardı.Мешканці прилеглих будинків були тимчасово евакуйовані в безпечні місця.
Abdurrahman ve Bedr karşı kıyıya yüzüp kurtulmuşlardı.Кей-Кубад I Ала-ад-дін Кей-Кубад I (араб. ‎перс.
Artık şehzadeler kapalı yerlerde de kalmaktan kurtulmuşlardı.Ti, kteří zůstali, se ukrývali v úkrytech (lochy).
Kulübün kalecilerinden Danilo ise kazadan sağ olarak kurtulmuş, ertesi gün hastanede ölmüştür.Brankář Danilo havárii přežil, ale později zemřel v nemocnici.
Bu sayede Avusturya, Fransa tehdidinden kurtulmuş oldu.Proto se snažila raději odejít z neklidné Francie.
Sauron'un düşüşünden sonra Kuyutorman, kötülüğün gölgesinden kurtulmuştur.Po Sauronově pádu odešel do stínů.
Sezon çok kötü geçmiş, ligden düşmekten zor kurtulmuşlardı.Vím, že to bude pro nás složité projít sezonou bez porážky.
9 tanesi daha kurtulmuş ama sadece sergilenebilmektedir.Je jí jenom devět, ale jakoby vám viděla až do duše...
Böylece diğerleri bir süre için kurtulmuş olur.Od té doby se podařilo zachránit několik dalších lidí.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Jeho matka přežila Holokaust.
Arabada bulunan kızı, Anna, çarpışmadan sağ kurtulmuştur.Alături de el se afla în mașină fiica lui, Anna, care a supraviețuit accidentului.
Polisten kurtulmuştur fakat eskiden iş yaptığı kişiler peşine düşmüştür bu sefer.Proiectul a fost oprit, iar oamenii care lucraseră la el au fost trimiși la viețile lor de dinainte.
Durum kurtulmuştu." şeklindedir.Îi place să se schimbe – aceasta este moda".
Bu sırrı bilenler her nesne ile her nesneden kurtulmuşlardır.Oricine renunță la prietenia cu ei poate scăpa de orice problemă.
Kaan Bane'in kurtulmuş olmasından endişelendi ama onun savaş konseyine katılmasına izin verdi.Látva, hogy Bane él, Kaan elbátortalanadott, de engedélyezte neki, hogy részt vegyen a haditanácsban.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Szüleik a holokauszt áldozatai lettek.
Kır kurdu böylece en büyük düşmanından kurtulmuştur.Kyyros oli kukistanut suurimman vihollisensa.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Hänen vanhempansa selvisivät holokaustista hengissä.
Böylece Mersiya Kilisesi Canterbury Başpiskoposluğu'nun esaretinden kurtulmuş oldu.Uskonnollisissa asioissa häntä opasti Canterburyn arkkipiispa.
Bomba patlamış fakat şans eseri Hitler yaralı olarak kurtulmuştur.Η βόμβα εκρήγνυται αλλά ο Χίτλερ, σαν από κάποιο θαύμα, γλυτώνει από αυτήν με ελαφρότατα τραύματα.
Böylece köyden sadece bu iki kişi sağ olarak kurtulmuş.Μόνο δύο άτομα που βρίσκονταν στην πόλη επέζησαν.
Kronos, Zeus doğana kadar pek çok çocuğundan bu şekilde kurtulmuştur.Ο Μελέκ χάρισε πολλές ελεημοσύνες μετά τη γέννηση της κόρης του.
Heihachi kurtulmuştur.Heihachi begyndte at blive udmattet.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Hans forældre døde i Holocaust.
13 Şubat 1918 tarihinde ise işgalden kurtulmuştur.13. november 1918 lykkedes det ham at undslippe.
Böylelikle Bella vampire dönüşmekten kurtulmuş olur.Til hans lettelse er Bella ikke blevet forvandlet til en vampyr.
Bu bunalımdan ancak arkadaşlarının aldığı yeni bir tüfekle kurtulmuştur.Han blev skudt ned af et maskingevær sammen med netop denne ven.
Bu suikast girişiminden yaralanarak kurtulmuştur.Han overlevede med held mordforsøget.
Arabada bulunan kızı, Anna, çarpışmadan sağ kurtulmuştur.Datteren Anna, som også satt i bilen, overlevde.
Ebeveynleri Holokost'tan kurtulmuştur.Hennes foreldre var begge overlevende etter Holocaust.
Bu olaydan 5 kişi kaçarak kurtulmuş, 34 kişi ölmüştür.Fem mennesker døde av bombingen og 34 ble skadet.
1903 yılında bir ve 1904 yılında iki suikast girişiminden kurtulmuştu.Plehve overlevde ett attentat i 1903 og to i 1904, inntil hans hell tok slutt.
Ama sadece üç kişi kurtulmuş diğerleri vahşice öldürülmüştür.Tre andre personer var i livsfare, men ble reddet.
Böylece kuşlardan kurtulmuş olabiliriz.Der kan noen av fuglene overvintre.
İlgili Sayfalar